Ermenilerin Türk'e ihanetleri

Prof.Dr. İbrahim Öztek Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

 Ermenilerin Türk'e ihanetleri

24 Nisan, bin yıl kardeşçe yaşadığımız Ermeniler, Türk’e soykırım uyguladığı için Osmanlının bir bölgesinden diğer bir bölgesine mecburi göç uygulandığı gündür.


1. Dünya savaşı sona erdiğinde 15 cephede birden savaşan Osmanlı İmparatorluğu, Sarıkamış hariç bu cephelerin çoğunda  ve özellikle Çanakkale’de Dünyanın hakim güçleri olan yedi düvelin belini kırmıştı. 
Müttefiklerimiz yenildi. Tarih 30 Ekim 1918’i gösterirken binlerce yılın Dünya Türk hakimiyeti  ve Osmanlı hakimiyeti de artık sona eriyordu. 


Ülke işgal edildi. Aklı başında, vatanını seven, cephede düşmana soluk aldırmayan komutanlar, subaylar, yöneticiler ve memurlar işgal kuvvetleri ve işbirlikçileri tarafından birer birer tevkif edildiler. 
Acz içine düşürülen Padişah, Damat Ferit hükümeti ve Nemrut Mustafa Paşa divanı harbisi idam kararlarını imzaya başladılar. 


145 Türk devlet adamı, asker, idareci ve aydın 1919 mart ayından itibaren ve 1920 yılı içinde tutuklanarak Malta’ya sürgün edildiler. Bunların arasında Çanakkale deniz savaşlarının kahramanı Cevat Çobanlı Paşa da vardı. Savaş suçlusu muamelesi görürken, bir yandan da Ermeni tehciri ve Ermenilere eziyetten sorumlu tutularak yargılandılar. Özellikle de Ermeni konusunda hiçbir delil ve suçlu bulunmadı.  Tutuklananların tümü 1922 yılında serbest bırakıldı. 


1800’lü yılların başından günümüze, Rus, İngiliz ve Fransız’la birleşen Ermeniler, çeteler ve silahlı güçler halinde sürekli ekmeğini yediği Türk’ü sırtından hançerlediler.  Kendileri askerlik yapmadıkları için, erkeği askerde olan Anadolu’nun gerçek evlatları olan Müslüman Türk ve Kürt’ leri katlettiler, binlercesini ahırlara, samanlıklara doldurup yaktılar. Bakü’den Erzurum’a, Van’dan Kahraman Maraş’a 2 milyon insanımızı yok ettiler. Azerbaycan’da  Türk’e 1905, 1907, 1908, 1992 yıllarında soykırım uyguladılar. 1915 birinci Dünya savaşı günlerinde yalnız Van eyalet ve çevresinde 180 000’e yakın Müslüman Türk ve Kürt halkına gerçek soykırım uyguladılar. 31 Mart 1918 günü yalnız Bakü’de 17 000 insanımızı şehit ettiler. Akdamar adasına götürdükleri yüzlerce masum kızımız namusları uğruna bu canilerin elinde canlarına kıydılar. Yalnız 1. Dünya savaşı günlerinde ismen kayıtlı 521 000 insanımızın canını aldılar.


1905 yılında İstanbul’un göbeğinde Padişah Abdülhamit’e suikast düzenlediler. Osmanlı bankasını işgal ettiler. 1903  yılında Maraş Zeytun’da  camiden çıkan Müslüman halkın tamamını katlettiler. Yardıma gelen ordu birliklerini tuzağa düşürerek gafil avladılar. Bu olay o günün Paris gazetesi Le Petit Jurnal’da resimleri ile yayınlandı.
Amerikan Başkanı Reagan’ın hukuk danışmanı Bruce Fein; ben Amerikan arşivlerinde Ermenilerin 2 milyon Türk’ü yok ettiğinin belgelerini gördüm diyor. Anadolu’da Ermenilere Devlet kurma sevdasında olan Amerikan komiseri  Orgeneral James Guthrie Harbord raporunda, “Ermenilerin Müslüman halka yaptıklarını gördükten sonra onlardan yana olamazdım” diyor. 


Ermeni Patriği Narses Varabedyan 1876 yılı vatandaşlık meclisi şurasında  her şeylerini, dillerini, dinlerini, özgürce yaşam süreçlerini Türklere borçlu olduklarını belirtmiş, fakat Osmanlı devleti savaşta yenilince, 1778 de Rus himayesini isteyen de o olmuştur. 


1915 Osmanlı Genelkurmay Başkan vekili Orgeneral Paul Bronsart Von Schellendorf  “Türklerin hiçbir zaman Ermenilere zulüm yapmadığını, fakat buna mukabil Ermenilerin soykırım girişiminde bulunduğunun sayısız delilleri olduğunu” rapor etmektedir. Günümüz pek çok batılı araştırmacı ve yazarları da aynı görüştedirler. 
Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan Ermeni nüfusu 1914 sayımına göre bir  milyon iki yüz bini kadardı. Lozan’da Osmanlı’nın Ermeni Paşası Bogos Nubar, “Savaş, hastalık ve açlıkla üç yüz bin insan kaybettik” demesine rağmen, ölüleri zaman içinde mezarlarında çoğalarak beş yüz bin, bir milyon ve sonra da bir buçuk milyona ulaşmıştır.   


1923 Bükreş Taşnak kongresinde genişçe bir rapor sunan Ermenistan’ın ilk başbakanı Yohannes Kaçaznuni “Rus, İngiliz ve Fransızlar tarafından aldatıldık. Denizden denize devlet edinme hayaline kapıldık. Savaşı biz çıkardık. Tehcir usulüne uygundu. Bütün suç bizde. Başka suçlu aramayalım” diyor. Bu rapor pek çok dilde yayınlanmış ve kongrede konuştuğu şekli ile kitapçılarda bulunmaktadır.  


Ermenilerin, kendilerine Türk’ler tarafından yapıldığını ileri sürdükleri  eziyetlerin tamamı yalandır. Hiçbir delilleri yoktur. Ermenilerin Türk düşmanlığı, Ermenistan dışında hayatta kalmalarının, asimile olmamalarının tek dayanağıdır. Ermeniler, Türk düşmanlığı ile daima emperyalistlerin  ekmeklerine yağ sürmüşlerdir. Diaspora Ermenileri Türkiye’de yaşayan Ermeni cemaatinin bir kısmını da azdırmaktadır. Öldürülen bir gazetecinin anma günü, anma gününden çıkmış 1915’ten 2015’e soykırım sürüyor edebiyatı ile düşmanlık ve kin törenlerine dönüşmüştür. Bu yürüyüş ve toplantılara bir takım işbirlikçiler, sözde aydın geçinenler, profesör ünvanı almış hainler ve siyasiler de alkış tutmaktadırlar. 


2005 yılında Kalifornia Los Angeles Üniversitesinde düzenlenen bir Türk düşmanlığı konferans afişinde Ermeni’ler Atatürk’ün ayakları dibine 2. Dünya savaşı günleri kamplarda ölen bir insanı monte edip, Atatürk’e de dil uzatarak, sahtekarlıklarına devam etmektedirler. İşleri güçleri yalan ve dolandır. 


Bu yıl 102. Ermeni yalan dolan yılıdır. Her  24 nisanda olduğu gibi bugün  de Ermeniler, bazı üniversitelerimizde, Taksim meydanında, otellerde ve Haydarpaşa garında sergiler, konferanslar, açık oturumlar düzenleyecekler,  demokrasi ve insan hakları adına ecdadımıza küfür edecekler,  gerçek  ırkçı, faşist, soykırımcı emellerini tatmin edecekler.  Sonra ellerini kollarını sallaya sallaya çekip gideceklerdir. Yöneticilerimiz bu hainlere müsaade etmemelidir. Bunların hava alanlarından ülkemize girmeleri engellenmeli, geri çevrilmelidir. Avrupa parlamentosu üst üste Türkiye aleyhine uydurma soykırım konulu kararlar alıyor. Bu kararları Avrupa ülkelerine gönderiyorlar. Biz ise ne yapıyoruz, kuru gürültüye papuç bırakmayız diyoruz. Bunların yaptıklarının bir benzerini  Erivan’da yapabilirmisiniz ? 20 yıl önceki Hocalı soykırımının kanı halen kurumamıştır.


Biz kardeşçe yaşamaktan yanayız. Bu belalar, Türkiye’nin kalkınmasını engellemek için başımıza sarılmaktadır. Ermeni’ler için hayat Türkiye ve Azerbaycan’dadır. Bu gerçeği görmek zorundadırlar. Ermenistan’da bugün bile Türk bayrakları yakılırken, İlkokul çocuklarına çiğnettirilirken, kardeşim ve ben Türk’e vuruyoruz diye şarkılar bestelenirken, Ermeni çocukları Türk düşmanı yetiştirilirken, Türkiye’de kaçak işçi olarak çalışan Ermeni hanımlar  Türk çocuklarına dadılık etmektedir. Kazandıkları para ile de Ermenistan ekonomisine büyük katkı sağlamaktadırlar. Bu gerçek de göz ardı edilmemelidir.

prof. dr. ibrahim öztek ermenilerin türke ihanetleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bir bilene sorduk
Bir bilene sorduk
Önce Göz Doktoruna Sonra Okula
Önce Göz Doktoruna Sonra Okula