Advert

Kıbrıs’da “Türk Toplumu”ndan “KKTC”ye…

Prof. Dr. Mustafa E. Erkal

Kıbrıs’da “Türk Toplumu”ndan “KKTC”ye…

20. Temmuz 1974 tarihi, Kıbrıs’ta Türklerin yok edilmesinin engellendiği, insan haklarının en önemlisi olan bir toplumun yaşama hakkının elde edildiği gurur ve şeref günüdür.
Zaferin 44.üncü Yıldönümü’nde, Türk toplumu ifadesini çoktan aşan KKTC’yi korumak ve ona sahip çıkmak kendini Türk olarak hisseden herkesin görevidir. Kıbrıs Barış Harekâtı milletlerarası anlaşmalara uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Yıllardır Türklere yönelen baskı, etnik temizlik ve katliamlar artık geride kalmıştır. Ancak toplu mezarlar hâlâ göz önündedir. Rum tarafı Kıbrıs’ın yakın tarihini 20 Temmuz ile başlatsa da; geçmişe Türklere yapılan saldırılar ve katliamlar göz ardı edilemez. Rum tarafının ve onun fanatik ırkçı, ilkel ve bazı dini gerekçelerle destekçilerinin oyunları 20. Temmuz Barış Harekâtı ile bozulmuştur.
Bütün bunlar ve Türkleri yok etme, yok sayma çabaları bugün de sürmektedir. Rum ve Yunanistan ideallerinden vazgeçmiş değildir. “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” sloganıyla KKTC’deki Türkleri devşirmeye çalışanlar, “Kıbrıslılık” kimliğini öne sürenler, “birleşmiş Kıbrıs” tezi ile Türkleri ikinci sınıf vatandaş ve uşak yapmak isteyenler, mallarına ve mülklerine göz dikenler, onları Adadan kovmak peşinde olanlar, Enosis yani Yunanistan’a bağlanma peşindekiler, bazı Türklere çeşitli menfaatler sağlama gayretinde olup AB vatandaşlığı oyununu oynayanlar, dün aslında lehlerine olan Annan Planına, daha doğrusu Annan tuzağına bile hayır demişlerdi. Maalesef Türkiye’den giden millî davayı içlerine sindirememiş bazı siyasiler ve bazı iktidar mensuplarımız bile Referandum öncesi Rum tezleri lehinde olan bu planın propagandasını yapmışlardı. Bu ayıp unutulamaz. 
20. Temmuz rahmetli Ecevit’in de belirttiği gibi, sadece Türklere değil, Rumlara da faydalar sağlamıştır. Harekât, Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı olan darbeyi ve Kıbrıs’ta kamu düzeninin bozulmasını önlemiştir. 
Masa başı tavizler almaya alışık olan küstah Rum tarafı ve onların ekonomik çıkar ortağı bazı Batılı çevreler ve ülkeler, hiçbir zaman niyetlerinden caymış değillerdir. Utanmadan ve sıkılmadan her milletlerarası sorunun çözümünde önümüze Kıbrıs’ta taviz talebini koymuşlardır.
Bizim Türkiye ve KKTC olarak yaptığımız yanlış; düşmanlıkları kolay unutmak, Rumlar gibi kin gütmemek olmuştur. Genç nesillere tarihi gerçekleri, Kıbrıs’ta olup bitenleri yeterince aktaramamış olmamız, genç nesilleri boşlukta bırakmış, arayışa itmiş ve bazılarını pembe hayallere itmiştir. Bu sorumsuzluk affedilir gibi değildir. 
20. Temmuz Barış Harekâtı’nın 44.üncü Yıldönümü’nde, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı, Türklüğün gurur kaynağı, değerli devlet adamı Rauf Denktaş’ı, Fazıl Küçük’ü, Barış Harekâtı’nda görev yapan komutan ve askerlerimizi, aziz şehitlerimizi, Kıbrıs Türkünün yiğit mücahitlerini (TMT) saygı ve rahmetle anarız. Hayatta olanlara sağlıklı ve hayırlı ömürler dileriz. 
Kıbrıs’ta Türklerin egemenlik ve yaşama haklarına saygı, aynı zamanda demokrasiye ve insan haklarına saygıdır.
Ne Mutlu Türküm Diyene!

 

prof. dr. musta e. erkal
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Supertotobet Giriş - Bahis Siteleri - Tipobet
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Genco Erkal duygulandırdı
Genco Erkal duygulandırdı
 Muharrem İnce
Muharrem İnce