Advert

Türkiye Kamu Sen İstanbul Şubeleri Andımızı okudu

Türkiye Kamu Sen İstanbul Şubeleri Andımızı okudu

Danıştay 8. Dairesi tarafından yeniden okullarda okutulması istenen Andımızla ilgili olarak Türkiye Kamu Sen İstanbul Şubeleri Adına İl Temsilcisi Remzi Özmen, basın açıklamasında bulundu.

Basın Açıklaması şöyle:


  
Bugün burada; hukukun üstünlüğünü haykırmak ve Milli Eğitim Bakanlığını hukukun kararlarına saygı göstermeye davet için toplanmış bulunmaktayız.

Bugün burada hukukun vesayet altına alınmaması, tehdit edilmemesi, itibarsızlaştırılmaması için toplanmış bulunmaktayız.

Türk kimliğini yok etme gayreti içinde, her türlü fitneye başvuranlara inat, biz işte buradayız. Bugün burada  umhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkmak için toplanmış bulunuyoruz.

Bugün burada Danıştayın andımızla ilgili aldığı kararın hayata geçirilme talebimizi haykırıyoruz.

Bugün burada çözüm ve çözülme süreci taşeronlarının sesi değil Yüce Türk Milletinin feda ruhlu neferlerinin sesi olmak için buradayız.

Üç gün sonra 95. kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız Cumhuriyetimiz ve milli devlet yapımız büyük saldırılarla karşı karşıyadır.  

Ağır bedeller ödeyerek kurduğumuz ve bugünlere taşıdığımız Devletimizin bu coğrafyadaki varlığı, millet olma özelliğimiz, etrafında kenetlendiğimiz değerlerimizin korunmasıyla mümkündür.
 

Nitekim daha birkaç yıl önce, adına “Çözüm Süreci” denilen, gerçekte ise çözülüm süreci olan birtakım uygulamalarla milli kimliğimiz yok edilmek istenmiş, bu topraklardan Türk adı silinmeye çalışılmıştır.    
 

Hatırlanacağı üzere o tarihlerde gerek bireysel gerekse Türk Eğitim - Sen olarak açtığımız davalarla, sözde Çözüm Sürecinin bir parçası olan Andımızın kaldırılmasını, Danıştay nezdinde yargıya taşımıştık.

Nitekim Danıştay 8. Dairesi de 24. 04. 2018 tarihli kararıyla Öğrenci Andını kaldıran işlemi hukuka aykırı bularak, 1933 yılından 2013 yılına dek 80 yıl boyunca okullarımızda okutulan Andımızın yeniden okutulmasının önünü açtı.
Ama ne hikmetse bir anda ülkemizde kıyamet koptu; ne kadar Şeyh Sait Sevici, Mustafa Sabri sevici, ne kadar çözülümcü varsa meydanlara fırlayıp, Andımız üzerinden yeniden Türk milli kimliğine karşı saldırıya geçti.  

Bu kesim, içinde yaşattığı Devletin kurucu değerleriyle hesaplaşma arzusunu, Öğrenci Andının ırkçı söylemler içerdiği safsatası ile gizleme çabası içine girdi.

Halbuki, Danıştay kararında aynen şu ifa Doğrudur Türk’üm demekle Türk olunmaz, ancak bilmiyorlar ki, Türk’üm demeyi yasaklamakla asla Türk olunmaz.

Demokrasi adına, bu topraklardan Türk kimliğini kazımaya çalışanların, bir milliyeti olmayan ABD’de, 1892 yılından beri okullarda okutulan bağlılık yemininden haberleri yok mudur?


O yeminde, bölünmez vatana, tek millete, bayrağa ve devlete bağlılık yer almaktadır.  


Anayasamızın 66. maddesi, “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” der. 
Öyle ise Türklük, bu ülkede yaşayanların üst kimliği, birliğinin adı ve anahtarıdır.


Almanya’da yaşayana Alman, Fransa’da yaşayana Fransız, İtalya’da yaşayana İtalyan deniyorsa, herkes bilsin ve kabul etsin ki, bu topraklarda yaşayana da Türk denir. Türk denecektir!

Son yıllarda herkesin diline pelesenk olmuş; “Tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek millet” diyorlar.

Biz de soruyoruz, o tek milletin adı yok mu? Neden adını koymuyorsunuz? Kimden çekiniyor,
neden gocunuyorsunuz?

Ne yazık ki, Türklüğün etnik bir unsur olduğunu iddia edenler, Öğrenci Andı ile Milli Marşımızı karşı karşıya getirerek tehlikeli bir ayrımcılığa girişmektedir.


Bilinsin ki Mete Han da bizim, Oğuz Kağan da bizim; Alparslan da bizim, Kılınçarslan da bizim; Abdülhamit de bizim, Atatürk de bizim; Hira Dağı da bizim, Tanrı Dağı da bizim; Milli Marş da bizim, Andımız da bizimdir.
Bizi bizle sınamaya, bizi bizle çatıştırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.  


Bilinsin ki biz, milliyetinden gocunmayan, Türk olmaktan gurur duyan, Türkoğlu Türkleriz. Gerekirse her sabah önce şehadet getirir, sonra çocuklarımıza Andımızı biz okuturuz.


Siz ise çocuklarımız Türk’üm, doğruyum, çalışkanım demesin diye eylem yapan sendika olarak tarihe geçeceksiniz.
Bir milletin geleceği, o milletin kökleri ile şekillenir.


Mazisinden, milli ve manevi değerlerinden koparılmış milletler yok olmaya mahkûmdur.Bugün milletimizi köklerinden kopararak tarihini, atasını unutmuş, dostunu düşmanını bilmeyen, geleceği göremeyen bir toplum yaratma arzusu, bir anda yeniden hortlamıştır.  


Ne olursa olsun bu girişimler Türk milletinin; Tek Vatan, Tek Devlet, Tek Millet, Tek Dil, Tek Bayrak ülküsü karşısında yok olmaya mahkûmdur.


İnanıyorum ki Türk memuru, içinden çıkan ve kendisine cephe alan bu mankurtlaşmış  sendikaları da bertaraf edecektir.


Ruhunu İslâm’dan, mücadele gücünü damarlarındaki asil kandan alarak, milli ve manevi değerlerimizden bir an olsun kopmadan, Türklük şuurundan en ufak bir sapma göstermeyen Türk milletinin hafızasından, andımızı söküp çıkaramayacaksınız.     


Ve bugün burada hep birden haykırıyoruz; 


Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun! Ne mutlu Türk’üm diyene!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Erol Güler     2018-10-27 Varlığım Türk Varlığına Armağan olsun. Zafer bey çok teşekkür ederim
Supertotobet Giriş - Bahis Siteleri - Tipobet
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İktidarın hesabı başka
İktidarın hesabı başka
Almanya'dan Türkiye'ye Bakmak!
Almanya'dan Türkiye'ye Bakmak!