Türkiye'nin parti devletine değil hukuk devletine ihtiyacı var

A.O Genel Başkanı Prof. Erkal'dan gündemi sarsacak açıklamalar

Türkiye'nin parti devletine değil hukuk devletine ihtiyacı var

Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, Gündoğumu’na önemli açıklamalarda bulundu.
Son dönemde ülke genelinde oluşturulmaya çalışılan ayrıştırıcı ve tartışmacı siyaset anlayışının ülkeyi bir bölünme ve uçuruma doğru götürdüğünü gözlemlendiklerini belirten Prof. Erkal, siyasetçilerin siyaset dilini kullanırken daha birleştirici bir yapıda hareket etmeleri gerektiğini söyledi.
Prof. Erkal, Kıbrıs örneğinden yola çıkarak ülkeyi yönetenlerin adada taviz vermeleri durumunda Türkiye’den de vazgeçirtilebileceğini öne sürdü.
Prof. Erkal açıklamalarının satırbaşlarında şunları kaydetti:

BİR MİLLETİ UYANDIRMAZSANIZ…
‘Türkiye’nin birlik ve beraberliği millet seviyesinde bir söz vardır ki bir milleti uyandırmazsanız dev ayağa kalkmaz şeklindedir. Çok önemli günlerde tarihlerde birliğimizi daha iyi hissediyoruz. Türk toplumunda önce bu birlik ve beraberliğin temelinde atacak demeyelim geliştirecek siyasetçilere ihtiyacı var. 


‘Bugünkü siyaset kadroları Türkiye’yi çok güzel kamplaştırdı, birbirine neredeyse düşürecek hale getirdi, bu bir yol değil dünyanın hiçbir yerinde siyasi iktidarlar Türkiye’de olduğu gibi kamplaşmayı daha çok artırmak için sandıktan çıkmaz. Türkiye’de maalesef bu gibi örnekler göründü herkese burada görev düşüyor özelikle siyasilerin konuşmalarında beyanlarında çok çok dikkatli olmak birleştirici kaynaştırıcı ve kendilerine rey vermemiş insanları dahi rencide etmeyecek incitmeyecek bir tarzda konuşması lazım bir kere bu şart:’

 

YAĞSIZ TUZSUZ SALÇASIZ YEMEK GİBİ
‘Eğitim ve öğretimde yapılacak işler çok. Bugün Eğitim Öğretim yağsız tuzsuz salçasız bir yemek gibidir. Türkiye’de herkes birbirini idare eder, özellikle yükseköğretimde herkes birbirini idare eder. Bundan uzaklaşmamız lazım, mutabakatları geliştirmemiş lazım.’


EN BÜYÜK EKSİKLİĞİMİZ
‘Türkiye’nin en büyük eksikliği muhakkak ayrıldığımız noktalar olacaktır, farklı kanaat, farklı STK olacaktır ama biz sürekli şu yanlışı yapıyoruz. Anlaşamadığımız yüzde yetmişi masaya getiriyoruz onun tartışmasını kavgasını veriyoruz halbuki anlaşabildiğimiz yüzde otuzbeşleri kırkların ne olduğunu birbirimize fark ettiremiyoruz. Yüzde otuzbeş Türkiye’nin değerler bütünüdür anlaşamadığımız noktalar var; Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı var hukuk düzenine ihtiyacı var Türkiye’nin parti devletine değil hukuk devletine ihtiyacı var. Hukukun üstünlüğü ve tarafsızlığının sürdürülmesi yönetenler yönetilenler, iktidar muhalefet herkesin ihtiyacı var buna..’

PROF. ERKAL’DAN ÇARPICI KIBRIS ÖRNEĞİ
‘Bundan yola çıkarsak örneğin çok önemli bir Kıbrıs konusu var, benim Başbakanım adanın birleştirilmesini ifade ediyorsa  bu noktaya nasıl geldik son müzakerelerden bu noktaya nasıl geldik düşünmek lazım Türkiye’nin önüne yeni yeni tuzaklar getiriliyor bu tuzaklar karşısında biz içerde lüzumsuz tartışmalarla vakit geçirmek yerine, zaman ayırmak yerine mutabık kalmamız gereken konularda ki milli davalar böyledir milli davalara biz sahip çıkacağız, milli davalar konusunda hassas olmamız lazım. Kıbrıs’ta taviz veren Anadolu’da hayli hayli taviz verir. KKTC’den vazgeçen Türkiye’den de vazgeçirilir. KKTC bir bağımız devlettir. Bu bağımsız devleti sürdürmek gerek KKTC devletine gerekse anlaşmalarda imzası olan garantör devlet olan Türkiye’ye düşmektedir. Bir dönem KKTC Türkiye’nin AB’ye girmesinin önünde engeldir denildi böyle bir şey değil. Aslında AB üyeliğinin önünde Türkiye’nin kendisi var, 1923 var onun için bir takım dış dolduruşlara gelmemek lazım, AB üyeliği Türkiye için bir hayaldir bunun olması için Türkiye Cumhuriyeti’nin Sevr şartlarına dönmesi gerekir bunu zaten söylüyorlar orayla da yüzde yüz bağı koparmadan daha kişilikli şahsiyetli bir tavır otaya koymamız gerekmektedir’

prof. dr. mustafa erkal aydınlar ocağı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gümüşhane GÜSİAD’tan ne isteyecek?
Gümüşhane GÜSİAD’tan ne isteyecek?
Eski Başbakan Davutoğlu'na zor sorular
Eski Başbakan Davutoğlu'na zor sorular