15 Temmuz Mesajları

15 Temmuz mesajları

15 Temmuz Mesajları
 
Sayın Valimizin 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü Mesajı
 
Vali Okay Memiş’in 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:
 
"Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)/Paralel Devlet Yapılanması’nın (PDY) Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yuvalanmış mensupları tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen silahlı darbe teşebbüsü, aziz milletimizin dünya tarihine geçen dik duruşuyla engellenmiştir.
 
40 yıldır dini ve milli duyguları istismar ederek devletin ve milletin içine sızmaya çalışan FETÖ’nün, 17-25 Aralık'ta yargı cübbesiyle sinsi bir şekilde meşru hükümeti yıkmaya çalışan mensupları, son olarak 15 Temmuz'da asker kılığına bürünerek hain bir teşebbüste bulundular, ancak milletimizin asil, vakur ve dirayetli tutumu karşısında hamdolsun bir kez daha hezimete uğradılar. Yaşanan süreçte ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi Gümüşhane’mizin de kurumları, siyasi partileri ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere tüm dinamikleriyle darbenin öğrenildiği ilk andan itibaren ortaya koyduğu irade, birlik ve beraberlik ruhunun bütün sorunların üzerinden gelmek için en önemli güç kaynağı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
 
15 Temmuz ve sonrasında tüm dünyanın gıpta ile izlediği muazzam bir sınav veren milletimiz, geleceğimiz olarak gördüğümüz çocuklarımıza, gururla hatırlayacakları ve bir daha yaşanmaması için de büyük dersler alacakları son derece kıymetli bir tecrübe bırakmıştır.
 
Geride kalan bir yıllık sürede, başta ben olmak üzere idari ve adli mercilerimiz hukuk içerisinde, anayasal sistem içerisinde kalmak suretiyle bu hain örgütü devletin bütün kademelerinden söküp atmak için ciddi bir mücadele verdik. Ancak biz bu mücadeleyi, FETÖ’cülerin daha önce yaptığı gibi yapmayıp, hiç kimse hakkında sahte delil üretmeden ve hiç kimseye haksızlık etmeden en ufak bir şüphe ve delilin de üstüne giderek verdik, vermeye de devam ediyoruz.
 
Kahraman milletimizin ikinci kurtuluş savaşı olarak gördüğümüz ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutladığımız bugün vesilesiyle, istiklali ve istikbali için, canı pahasına ülkesini darbecilere ve teröristlere teslim etmeyen; sokaklara ve meydanlara inerek namluların, tankların, uçakların karşısına dikilme cesareti gösteren 249 şehidimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, yakınlarına başsağlığı diliyor ve gazilerimize Allah’tan şifalar diliyorum."
     
 
 
“15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANMA, DEMOKRASİ VE BİRLİK GÜNÜ”  MESAJI
15 Temmuz 2016 gecesi memleketimizin bütün ufuklarını karartmaya azmetmiş, bir ihanet çetesi karşısındaki vakur, cesur ve alicenap tutumuyla tüm dünyaya örnek olan; vatanına, milletine, milli iradeye ve hukuk düzenine sahip çıkan aziz milletimizin onurlu duruşu her türlü takdirin üzerindedir. 
Dün, İstiklal Mücadelesi günlerinde olduğu gibi, bugün de milletimizin kendi izzet ve haysiyetlerine sahip çıkması ülkemizin birlik ve bütünlüğüne, milletimizin hürriyet, irade ve bekasına yönelik girişilen ihanet kalkışmasına karşı hiç tereddüt etmeden tankların önüne yatan, silahlara meydan okuyan, bedenlerini bu vatan için siper eden, canlarını din-ü devlet, mülk-ü millet, istiklal ve istikbalimiz için feda eden ve şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi anmak, gazilerimizi yâd etmek, bıraktıkları onurlu mirası gelecek nesillere aktarmak için Valiliğimiz öncülüğünde; sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte toplumsal bilince katkı sağlamaya yönelik bir dizi programlar planlanmıştır. 
“Ezanları Susturan Darbelerden Darbeleri Susturan Salalara” şiarıyla 15 Temmuz 2016 tarihinin sene-i devriyesinde tüm yurtta gerçekleştirilecek programların yerine getirilmesi; yapılacak olan tüm programlarda 15 Temmuz sürecinin milletimiz ve özellikle gelecek nesiller nezdinde ortak bir bilince dönüştürülmesi büyük önem arz etmektedir. Bilindiği üzere, 1960 yılında da Cuntacı zihniyetin yaptığı darbeyi bu Aziz Millete 20 yıl bayram diye kutlattılar. Allah ‘a çok Şükürler olsun ki 15 Temmuz da Büyük Türk Milleti bu Cuntayı bertaraf ederek, hain emeller peşinde koşanların emellerini bir kez daha kursağında bırakmıştır.
Ülkemiz karşıtı siyasal örgütlenmelere ve FETÖ, PKK ve DAEŞ gibi tüm terör odaklarına karşı en etkili mücadele, bu alanlarda milli birlik ve toplumsal çoğulculuk anlayışı ile hareket etmektir. 15 Temmuz gecesi halkımız bu dayanışmanın en bariz örneğini oluşturarak tüm dünyaya bu vatanın evlatlarının birliğinin bozulmayacağını göstermiştir.
98 yıl önce İstiklal Mücadelemizin seyrini değiştiren Kuva-i Milliye ruhunu 15 Temmuz’da da yaşatan, iç ve dış düşmanların hain emellerine karşı direnen, bağımsızlığımızı ve demokratik haklarımızı canı pahasına muhafaza eden ve 15 Temmuz Destanı’nı yazan her bir Türk Neferine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz gecesi ve devam eden günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın halkı meydanlara çağırmasıyla bütün illerimizde olduğu gibi kahraman Erzurum halkı da, coşku ve heyecanla üzerine düşen kutsal vatan görevini en güzel şekilde yerine getirmiştir. Menfur girişimi bertaraf ederek, tüm Türkiye’nin kaderini değiştiren ve demokrasiye karşı yapılan darbeye direnerek, bu uğurda Hakk’ın rahmetine kavuşan 249 şehidimizi rahmetle anıyor, 2500’ye yakın gazilerimize de sıhhat ve afiyet diliyorum. Bu 249 Şehidimizin içinde; Yakup Sürücü, Murat Ellik, Edip Zengin ve Oğuzhan Yaşar olmak üzere,  4 Erzurum’ lu Kahraman Şehidimizi de Rahmetle anıyorum. Vatanına, bayrağına ve milletin iradesine genç, yaşlı, kadın, erkek, çoluk çocuk demeden sahip çıkan ve en başta da günlerce Erzurum meydanlarını boş bırakmayan hemşerilerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 
Bu vesileyle, bu toprakları canlarıyla bize vatan kılan Aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anar,  gazi olan değerli kardeşlerimize de sağlıklı ve huzurlu bir ömür dilerken, milletimize muvaffakiyetler temenni eder, sevgi, saygı ve şükranlarımı sunarım.
                       
 
Seyfettin AZİZOĞLU / Erzurum Valisi
 
 
 
 
 
15 TEMMUZ BİR MİLLETİN ZAFERİDİR
 
DEMOKRASİ HERKESE LAZIM!
 
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıldönümünde, tüm dünyada, 15 Temmuz şehitlerini anacak ve milletin zaferini kutlayacak. Yurt içinde 86, yurt dışında 68 ülkede 181 noktada şube ve temsilciliği bulunan MÜSİAD, seçilmiş hükümetleri devirmeye yönelik darbelerin tarih boyunca birçok ülkeye zarar verdiğini, 15 Temmuz’da kazanılan millet zaferinin tüm dünyaya örnek olması gerektiğini vurguladı.

 

 
Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında en yaygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan MÜSİAD'ın Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 15 Temmuz’un yıldönümü ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi;
 
“Darbeler, tarihin kara lekeleridir ve bizler bunların canlı şahitleriyiz. Demokrasi tüm insanlığa gerekiyor, iktidarların asıl sahibi vesayetçi zihniyetleri değil milletlerdir. Dünya, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 gecesi yaşadıklarını yargılamaya değil anlamaya çalışmalı. Demokrasi isteyen herkesin, tarihinde birçok darbe yaşamış bir ülkenin vatandaşlarının kendi iradesini ortaya koyarak kazandığı zaferi alkışlaması ve saygı duyması gerekiyor.
 
“15 Temmuz Zaferi Dünyaya Örnek Olmalı”
Biz MÜSİAD olarak, yani Türkiye’nin en yaygın iş örgütü ve ülkesini seven işadamları olarak, milletimizin tarafındayız; demokrasimizi savunmaya devam edeceğiz. Demokrasimiz için hain terör örgütlerinin karşısında hayatını kaybeden hiçbir canımızı unutmayacağız. Sadece 15 Temmuz’da değil nefes aldığımız süre boyunca şehitlerimizi anmaya, onların önünde saygıyla eğilmeye devam edeceğiz. Dünya bilmelidir ki, 15 Temmuz; yaşlı, genç, çocuk demeden bir milletin kazandığı demokrasi zaferidir. Bu zafer dünyaya örnek olmalıdır.
 
Demokrasi sokaktaki birkaç kişiyle değil millet kendisi tarafından korunur ve taçlandırılır.
Darbe ve darbecileri sürekli besleyen siyasi ve toplumsal yapılar anlamalıdır ki bu millet 15 Temmuz’da meşru Cumhurbaşkanına ve hükümetine sahip çıkmıştır. Demokrasiyi, o gün yürüyüp gittikleri gibi bugün de aynı yolda ilerleyenler değil, üniforma giyen asker kılıklı teröristlerin, tankların ve uçakların karşısında dimdik duranlar ayakta tutmuştur.
 
Dahili ve harici düşmanları tarafından, siyasi ve ekonomik olarak kuşatılmak istenen bu topraklarda bir meşruiyet krizi yaratma çabalarına; demokrasisine sahip çıkan bu kahraman millet prim vermedi ve vermeyecektir.
 
İçeride çözümü mutlak var olan problemleri olan Türkiye ile ithal suni sorunlarla yaşamak zorunda kalan bu coğrafya, bir seçim arifesindedir. Ya bu kadim topraklarda milletin sözü egemen kılınacak ya da vesayetçi yapılar egemenlik kuracaktır. İşte 15 Temmuz’dan herkes için çıkan ancak bazı kesimlerce hala anlaşılamayan sonuç, bu milletin, yetkisini devrettiği meşru siyasi iradeye sahip çıkarak yönetime el koyduğudur.
 
15 Temmuz’un planlayıcı ve uygulayıcıları apaçık ortadayken; başarısız darbe girişiminin koruyucu ve kollayıcıları da bilinirken, sözde dost ve müttefiklerin takındıkları tavır ortada. 15 Temmuz’da milletin yazdığı destanı okumamak için ellerinden geleni yapanlar, destanın kahramanlarını görmezden gelenler; vatansız kalan mağlup teröristleri gözetip kollamaktadırlar. 15 Temmuz’da Türkiye’de oynanmak istenen oyunu da bu coğrafyanın farklı köşelerinde yeniden sahneleme densizliğindeler. Tarih boyunca bu kadim topraklarda var olan halklar, bu oyuna gelmeyeceklerdir ve şüphesiz burada en büyük rol de Türkiye’ye düşmekte. 15 Temmuz’da üzerine düşeni yapan Türk milleti ve kurumsallaşmış siyasi irade, bu tarihi vazifenin de şüphesiz bilincinde.
 
Hal böyleyken ve başta FETÖ denilen devşirme teröristler olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele sürerken, suyu bulandırma ve zihin karıştırma çabaları da devam etmekte. Ayrıca bir takım siyasi yapılar da bu çabalara çanak tutan tavır ve tutum takınmakta. 2016’nın 15 Temmuz’unda tüm terör örgütleri ve onların destekleyicilerine verilen yanıt, tam 1 yıl sonra yeniden hatırlatılacak. MÜSİAD olarak bizde, demokrasisine ve iradesine sahip çıkmanın verdiği gururla nöbete devam eden milletin yanında olacağız. Hem yurt içinde hem de yurt dışında 15 Temmuz etkinlikleri düzenleyeceğiz ve düzenlenen etkinliklere katılım sağlayacağız. Bunun yanı sıra yeni eğitim-öğretim yılı açılışında dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerimize zaferimizi anlatan “Kim Tutar Seni” isimli çocuk kitabını dağıtacağız.
 
“Üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz”
Yıl dönümüne yaklaştığımız 15 Temmuz hain darbe girişiminin verdiği ekonomik zarara detaylı bir şekilde baktığımızda, bizi yolumuzdan alıkoymak isteyenlerin vermeye çalıştığı zararın ne denli büyük olduğu, Türkiye'nin bu hamleye nasıl direndiği daha iyi anlaşılacaktır. Darbe girişimi öncesi 2,90 lira olan dolar, ilk gün yüzde 17 artışla 3,4 lira seviyesine yükseldi. Borsa'da haftalık kayıp yüzde 13,4 oldu. Bu süreçte borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri 78 milyar TL eridi. 2016 genelinde turizm sektöründe 9,4 milyar dolarlık kayıp gerçekleşti. Eğer hain darbe planı başarılı olsaydı, geçmişteki darbe dönemlerinde yapılan araştırmalardan yola çıktığımızda Türkiye ekonomisi yüzde 25 küçülmeye uğrayacaktı. Bu, Türkiye'nin 10 yıl geriye gitmesi, yani bu süreçte emek emek elde edilen bütün kazanımların kül olması anlamına geliyor. Hamdolsun ki hainler, darbe girişiminde de, Türkiye'yi zora sokma planlarında da başarısız oldu. Milletinin iradesini arkasına almış iş adamlarını kim tutabilir. Biz daha güçlü bir Türkiye için üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz.”
 
 
 
 
“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN 21. YÜZYILDA YAZMIŞ OLDUĞU DESTANDIR.”
 
“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Belediye Başkanımız Prof. Dr. Reşat Kasap, şu ifadeleri kullandı:
 
“15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümünde; cinsiyet, sınıf, din, dil, mezhep ve ideolojik farklılık gözetmeksizin, toplumun her kesiminden, farklı siyasi görüşlerden, farklı inançlardan, genci ve yaşlısıyla  “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” olarak, tek bir ortak paydada buluşan insanlar olarak, düşman güçlere karşı birlik, beraberlik ve kardeşlik tablosuyla yine meydanlardayız.
 
Bu tablo; tek vücut olan insanların, topyekûn devletine, namusuna, haysiyetine, iradesine sahip çıktığı bu toprakların, bu milletin destansı tablosudur. Devletin, sivil toplumun, bürokrasinin, seçilmişlerin ve kolluk kuvvetlerinin yan yana olduğu bu manzaralar var olduğu sürece bu vatan asla bölünemeyecektir.
 
Hiç şüphesiz, millet olarak varlığımızı güçlendiren, geleceğimizi aydınlatan, sorumlu, inançlı, duyarlı mücadeleci duruşları ile bize örnek olan kadınlarımız, erkeklerimiz, yaşlılarımız, gençlerimiz hep var olacak,  gelecekte de aynı bilinç ve kararlılıkla yüce milletimizin iradesine daima sahip çıkacaklardır.
 
Bizler İstiklal ve hürriyete âşık, kahraman bir ülkenin, kahraman bir şehrin evlatlarıyız. Söz konusu vatan ise her birimiz canımızı seve seve feda ederiz.
 
Türk milletinin 21. yüzyılda yazmış olduğu bu destan tarihe ”Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak altın harflerle yazılmıştır. Yüce adalet ile planları altüst olup, gerçek yüzünü gösteren, alçakça darbe düzenleyip masum halkı katleden terör örgütünü bugün bir kez daha lanetliyoruz. Demokrasi destanımızın kahramanları ve şehitlerimizi şehadetlerinin birinci yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlık, huzur dolu bir ömür diliyorum.”
 
 
 
Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş'in 15 Temmuz Mesajı
Şunu unutmayalım ki temmuzlar Türk toplumunda önemli bir yere sahiptir. Örnek vermek gerekirse 20 Temmuz’da Mehmetçiklerimiz Kıbrıs’ta düşman kuvvetlerine karşı vatanını müdafaa ediyordu. Kıbrıs’ın Türk Vatanı olarak kalması uğrunda şehit ve gazi oluyorlardı. Şair onları tasvir ederken diyordu ki ‘’Öyle bir iman öyle ihlas ki, Secde eder cümle canlı ve bitki, Bir temmuz akşamı Allah şahit ki, Şaha kalkmış vatan idi Mehmedim.’’ Evet, Mehmetçik 20 Temmuz’da şaha kalkmış vatan idi.
 
O şaha kalkan Mehmet’in torunları da 15 Temmuz’da bizim kutsalımız olan askeriyemizin içine sızmış, paçavradan adamların, çapulcuların, dışarıdan destek alan emperyal güçlerin ülkemizde ki uzantıları, hem paralel devlet yapılanması hem de paralel din yapılanmasının temsilcileri, FETÖ’nün uşaklarına ve onların tanklarına, toplarına tüfeklerine karşı göğüslerini siper ederek imanlarıyla durdular. Bu toprakların vatan olarak kalması yolunda milletimizin bölünmemesi adına canlarını seve seve bu aziz vatan için feda ettiler.
 
Birileri ne derse desin. Birileri nereden bakarsa baksın bütün Anadolu’da hepimiz bu alçakça girişimin olduğu geceyi yaşadık. Bayburt’tan 7 den 70’e bir olarak bu paçavradan adamlara, bu şerden beslenenlere, emperyal güçlere, bu milletin yükselmesinden ve hükümetimizin gücünden rahatsız olanlara Saat Kule Meydanı’ndan seslendik ve bir tokat vurduk. Dedik ki mademki biz Bayburtluyuz, bu paçavradan adamları, çapulcu sürülerini, şerden beslenenleri istemezük. Bu milleti böldürmezük.
 
Bu şanlı millet İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ‘’Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;  Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez‘’ dizelerinden hareketle Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara adeta sel gibi akmış, milyonlarca yürek bir olarak cuntacıların namlularının karşısına dikilmiştir. Milletimiz inşallah şanlı tarihinden ve din-i mübininden aldığı güçle Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde birlik ve beraberlik içinde daha güzel günlere yürüyecektir. Bu kutlu yolda Allah yar ve yardımcımız olsun.
 
 
 
 
Çimen: 15 Temmuz karanlık gecenin aydınlık sabahı
 
Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayınladı.
Başkan Çimen, 15 Temmuz 2016 günü ülkenin en kanlı darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığını belirterek, "Ülkemizde cuntalar marifetiyle meşru iktidara karşı yapılan ve yapılmaya çalışılan en kanlı darbe girişimini 15 Temmuz 2016 gecesi hep birlikte yaşadık. 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) bağlı bir kısım hainler, demokrasimize ve aziz milletimize karşı hain bir darbe girişiminde bulundu. O gece, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir grup hain üniformalı, milletimize karşı hedef gözetmeksizin terör saldırısı gerçekleştirdi. Asker elbisesi giymiş teröristler, milletimizin tanklarını, uçaklarını, helikopterlerini ve silahlarını yine milletimize çevirdiler. 249 kişiyi şehit ettiler, 2 bin 193 kişiyi de yaraladılar. Bunu gerçekleştirirken amaçlarına ulaşacaklarını sandılar" dedi. 
O gece Türk milletinin adeta destan yazarak, darbeye karşı çıktığını ifade eden Başkan Çimen, mesajında şunları kaydetti:
"Ancak milletimizin meydanlara çıkarak, demokrasisine, milli iradesine göğsünü siper edercesine sahip çıkacağını düşünmediler. Milletimiz o gece, Mehmet Akif’in ifade ettiği gibi ‘Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli’ çağrısına uyarak sokakları, meydanları doldurmuş, bu cennet vatana sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da tıpkı Çanakkale’de, İstiklal Harbimizde olduğu gibi tüm fertleriyle tek yürek, tek bilek olmuş, iradesini bir avuç darbeciye çiğnetmeyen büyük Türkiye vardı, Türk milleti vardı. Bu darbe girişiminde Milletimiz, tıpkı 717 yıl önce Söğüt’te, 563 yıl önce İstanbul’da olduğu gibi, Anadolu topraklarını hayat alanı olmanın ötesinde istikbali olarak gördüğünü tüm dünyaya haykırmıştır. Milletimiz, bu ülkeyi kendisine yar etmemek için saldıranlara karşı 100 yıl önce Çanakkale’de, Dumlupınar’da ne cevap vermişse, 15 Temmuz’da da aynı cevabı vermiştir. 15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır. Bu meydan okumayı sadece şu veya bu kesim değil, milletimizin tamamı yapmıştır. 15 Temmuz gecesi Türkiye tüm farklılıklarını, tüm renklerini, tüm meşreplerini geride bırakarak tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkeleri etrafında birleşmiştir. Türkiye’yi bu ihanet çetesi mensupları aracılığıyla, bu vatan hainleri vasıtasıyla tedip edeceklerini, devleti teslim alabileceklerini sanarak 15 Temmuz akşamı harekete geçenler, ertesi gün akşam olmadan milletimiz tarafından hüsrana uğratılmışlardır. Hamdolsun milletimizin güçlü duruşu sayesinde tanklarla, uçaklarla, helikopterlerle yapılan bu hain ve kanlı girişim engellendi. O gece Türk milleti sadece bir darbeyi önlemekle kalmayarak, ülkesini işgalden kurtardı. Milletimiz, inancı, bayrağı, ülkesi, geleceği için gerektiğinde ölümün üzerine koşarak gidebileceğini, en son 15 Temmuz’da tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Hainlere karşı destansı bir şekilde direnerek şehit olan 249 kardeşimize Allah’tan rahmet, gazi olan 2 bin 193 kardeşimize acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Şehitlerimizin bizlere bırakmış olduğu kutlu emanete sahip çıkmak, devlet ve millet olarak en önemli görevimizdir. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi bir daha böyle imtihana tabi tutmasın, darbelere, darbe girişimlerine, demokrasi dışı her türlü saldırıya karşı bizleri ve vatanımızı korusun."
 
 
 
 
15 Temmuz’un Birinci Yılında Ekonomik İstikrar Sürüyor
 
Tarihimizdeki en karanlık günlerden biri olan 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen FETÖ’nün kullanıldığı işgal girişimi oldu. Dünyanın en büyük 18. Ekonomisi ve dinamik genç nüfusuna sahip, stratejik ve jeopolitik konumu ile yükselen bir güç olan Türkiye’de kalkışılan bu işgal girişimi, ülkenin siyasi istikrarının yanı sıra kalkınma hedefleri ve ekonomik potansiyelini de hedef aldı. Hiçbir darbe ile kıyaslanmayacak bu girişim, Türk siyasi hayatının kırılma noktalarından biri olarak tarihe geçti. O karanlık gecede halkın üzerine ateş açıldı, tanklar masum insanları ezdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı. Gazi Meclis işgal dönemlerinde bile uğramadığı bir saldırıyla karşılaştı. İşgal Girişimine karşı ilk saatlerden itibaren sağlam bir duruş sergileyen TÜMSİAD, Semerkand Vakfı, Beşir Derneği, GENÇ-KON ve Mostar Gençlik Federasyonu 15 Temmuz’un 1. yıldönümünde birlik ve beraberlik mesajı vermek üzere bir araya geldi. TÜMSİAD genel merkezinde 12 Temmuz Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında; 15 Temmuz’un ülke ve toplum tarihi açısından bir milat olduğunun altı çizildi. Toplantıda, hedeflenenin aksine ekonomik istikrarın güçlenerek arttığını belirten TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; “toplumun temsil kabiliyeti olan hiçbir kesiminde meşruiyet bulmayan bu kara gece bizim ışığımız olacak” şeklinde konuştu.
 
TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında, Semerkand Vakfı Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Bahadıroğlu, Beşir Derneği Başkanı Cevdet Şanlı, GENÇ-KON Başkanı Ahmet Sözbilir ve Mostar Gençlik Federasyonu Başkanı M. Raşit Güngör 15 Temmuzun üzerinden geçen 1 yılın değerlendirmesini yaptılar.
 
15 Temmuz İşgal Girişiminin, geçmiş darbelerle karşılaştırıldığında “Emsali görülmemiş bir ihanet” olduğunu belirten TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan “15 Temmuz 2016’da yakın tarihimizin en büyük ihaneti olan darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ, milli egemenlik ve bağımsızlığımızı doğrudan hedef almıştır. Milli birlik ve beraberliğimizi parçalamayı; istikbal ve istiklalimizin teminatı olan gönüllü teşekküllerimizi yıpratmayı arzulamıştır. Milletimizin birbirine güvenini sarsmak, sahih İslam anlayışını ve irfan geleneğimizi bozmak için uğraşmıştır ” dedi.
 
Darbe Girişimi Krize Yol Açmadan Engellendi
15 Temmuz’da başaramadıkları Türkiye Cumhuriyeti’ni işgal etme teşebbüsünü, daha sonra ekonomi üzerinde, kur ve mali politikalarda da denemeye kalktıklarını dile getiren Doğan, ‘’Dünya beşten büyüktür’ sloganıyla adeta bütün mazlum milletlere özgüven aşılayan, bölgesinde ve yakın coğrafyasında söz sahibi olan ülkemiz, dünyada en büyük 18, Avrupa’da ise (Rusya dâhil) ilk 8 ekonomiden biridir. Bu büyümeyi hazmedemeyenlerin uzun yıllardan beri planladıkları ve geçen yıl tatbike çalıştıkları darbe kalkışması milletin güçlü iradesi karşısında yerle bir olunca bu sefer döviz kuru ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları eliyle ekonomik, sosyal ve diğer yolları deneyerek ülkemizi yıpratma girişiminde bulunmuşlardır, bulunmaya da devam etmektedirler’’ diye konuştu.
 
15 Temmuz Unutulmamalı
Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeş kuruluşlarımızla birlikte tüm varlığımızla 15 Temmuz ruhunun yaşatılması ve 15 Temmuz 2016’da yaşananların unutulmaması için çaba sarf ediyoruz. Bu konuda elimizden gelen her türlü gayreti bütün alanlarda göstermeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı azimle devam ettireceğimizi 15 Temmuz’un yıldönümü münasebetiyle bir kez daha belirtirken şehitlerimiz için Allah Teâlâ’dan rahmet diliyoruz. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. 15 Temmuz 2016’daki gayretleriyle ülkemizi ihanetten kurtaran cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza, devlet yetkililerimize, siyasetçilerimize, kanaat önderlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, fedakâr emniyet mensuplarımıza ve özel harekâtçılarımıza, milli istihbarat görevlilerimize, vatanına milletine sadık kahraman silahlı kuvvetlerimize, hain darbe girişimine kahramanca direnerek tarihi bir zafer kazanan aziz milletimize teşekkür ediyoruz.’’
 
 
 
 
Türkiye 15 Temmuz'da demokrasiye sahip çıktı
 
Son 1 yılda ihracatımızı arttırmak için önceki yıllara göre 3 katı seyahat ettik
 
Türkiye bir yıl önce 15 Temmuz akşamı kanlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. Ülkemiz tarihinin gördüğü en kanlı darbe girişiminde; 249 vatandaşımız Türkiye’de demokrasinin devamı adına şehit olurken, 2 binden fazla vatandaşımız ise yaralandı. Darbe girişimini, Devletin ve halkın ortak iradesi ile birkaç saat içerisinde bertaraf etmeyi başardık. Türkiye 15 Temmuz gecesi demokrasi adına yeni bir sayfa açtı. Öncelikli temennimiz ülkemiz ve halkımız adına açılan bu yeni demokrasi sayfasının gereklerinin tüm taraflarca yerine getirilerek bunun bir fırsata dönüştürülmesi yönünde.
 
Darbe girişimi sonrasında toplum olarak yaşanan travmanın etkilerinin ortadan kaldırılması için uygulamaya konulan, Olağanüstü Hal Uygulaması 1 yılı geride bırakıyor.
 
Her ne kadar günlük hayatı olumsuz etkilemiyor olsa da, Türkiye’nin hızla normalleşmesi ve Dünya genelindeki Türkiye algısının pozitif yönde değişmesine büyük katkı sağlamak için , Hükümetimizin OHAL kararını gözden geçirerek sonlandırmasını umuyoruz.
 
Türk ihracatçısı olarak son 1 yılın büyük bölümünü ihracatımızın düşmemesi için yurtdışında geçirdik. Türkiye’ye gelmekte çekinceleri olan, Türkiye’den ithalat yapma konusunda kafasında soru işaretleri olan müşterilerimizle ticaretimizi devam ettirmek adına önceki yıllara göre en az 3 kat seyahat ettik, tanıtım faaliyetlerimizi arttırdık.
 
Tüm müşterilerimize Türkiye’de seçimle iş başına gelmiş iktidarın görevi başında olduğunu ifade eden bir mektup kaleme alarak 8 bini aşan Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin tüm müşterileriyle paylaşmalarına aracılık ettik.
 
Bu çabalar sonucunda ihracatımız son 1 yılda düşmedi hatta artıda kapandı. Türkiye genelinde 147 milyar dolar ihracat gerçekleşirken, 2016 yılında Birliğimizden 11 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Zor bir süreç yaşadığımız hepimizin malumu.
 
Ülkemizde son yıllarda siyasi gündem, ekonomik gündemin önüne geçti. Türkiye 2015 yılında çifte genel seçim yaşadı, 2016 yılında 15 Temmuz darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. 2017 yılında ise Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet modelinin oylandığı referandumu sürecini yaşadı. Son 3-4 yılda Türkiye’de ekonomi sürekli ikinci planda kaldı. İş dünyası olarak beklentimiz, bundan sonraki süreçte ekonominin, ihracatın birinci gündem maddesi olması. Son 1 yıllık süreçte ihracatçılara Devlet Fiyat İstikrar Fonu kaynaklarının 1 milyar TL’den 3 milyar TL’ye çıkarılması çok yerinde olmuştur.
 
İhracatta katma değerli üretime büyük katkı sağlayacak bu destek artışının meyvelerinin toplanabilmesi ve inovasyon çalışmalarımızı geliştirecek ortamların gelişmesi adına ilerici adımların bir an önce atılması gerektiğine inanıyoruz. Alınan ekonomik tedbirleri memnuniyetle karşılamakla birlikte, genişletilerek devamını diliyoruz. Geleceğimiz için istikrar ve güven ortamının sağlanması ilk ve tek koşul olarak karşımıza çıkıyor.
 
Bu vesile ile Demokrasi ve Milli Birlik Günü anısına demokrasinin, barışın, huzurun ve sosyal refahın maksimum seviyede yaşandığı bir Türkiye diliyorum. Bizlere daha demokratik bir ülke bırakmak için şehit olan 249 vatandaşımıza ve Gazi olan 2 bini aşkın vatandaşımıza şükranlarımızı sunuyor, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu hedefte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğimizi paylaşıyorum.
 
Sabri ÜNLÜTÜRK
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı
 
 
 
 
 
TESK’DEN 15 TEMMUZ GENELGESİ
PALANDÖKEN, “DARBE GİRİŞİMİNİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINIYORUZ”
-“EN BÜYÜK GÜÇ MİLLİ İRADEDİR”
ANKARA- Ülke genelindeki 82 Birlik 13 mesleki Federasyona genelge gönderen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 15 Temmuz Darbe ve İşgal girişiminin yıldönümü sebebiyle tüm odo, birlik ve federasyon yöneticilerinin düzenlenecek törenlere iştirak etmesini istedi. 
15 Temmuz etkinlikleri kapsamında ortak basın açıklaması yapılacığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bu törenlere eksiksiz katılım sağlanacak ayrıca, tüm birlik binalarına hazırlanan demlokrasi ile ilgili özlü sözlerin yer aldığı pankartlar asılacak ve ortak bir basın metni açıklanacak” dedi. 
 
15 TEMMUZ’DA YAPILACAK ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
 
Değerli Basın Mensupları;
 
T.C. Devletinin birlik ve beraberliğini ve milletimizin serbest iradesi ile seçilmiş Cumhuriyet Hükümetimizi ve demokratik rejimimizi açıkça tehdit eden, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen Darbe ve Devletimizi İşgal Girişimini, 15 Temmuz’un yıldönümünde yeniden en kuvvetli bir biçimde bir defa daha KINIYORUZ.
Ahilik gelenek ve kültüründen gelen her zaman Devletinin ve Milletinin yanında yer alan, aileleri ve yanlarında çalışanlarla birlikte ülkemizin dörtte birini temsil eden esnaf ve sanatkârlarımız, nereden ve kimden gelirse gelsin, darbelere karşı dimdik ayakta olmuş ve ayakta olmaya devam edecektir.
Hiçbir zaman Cumhuriyet ve Rejim Düşmanlarına bu mukaddes topraklarda Devletimizi ele geçirme fırsat ve imkânı tanınmayacaktır. 
Dün olduğu gibi bugün ve her zaman Milletimiz; ülkesine ve Devletine canı pahasına sahip çıkacaktır.
Milletimizin asil iradesine dayanan demokrasimizi sahiplenme, yaşatma ve geliştirme noktasında; esnaf ve sanatkârlarımız, her zaman olduğu gibi tek vücut halinde ve sarsılmaz bir irade ile Devletimizin, Milletimizin ve meşru Cumhuriyet Hükümetimizin yanında yer alacaktır. 
15 Temmuz 2016’da yüce milletimize ve devletimize acımasızca saldıran kirli ve sapık eller kırılmış ve tüm dünyaya milli iradeye sahip çıkma azim ve kararlılığımız ülke olarak gösterilmiştir.
Darbe girişimini takiben ülkemiz büyük bir travma ve sarsıntı geçirmiştir.  Elbette ve tabiatıyla ekonomimiz de bu saldırıdan aynı şekilde olumsuz etkilenmiştir. Şükürler olsun ki, milletimizin azmi ve kararlılığı sayesinde kısa bir süre içerisinde bu olumsuzluklar ve badireler atlatılmıştır.
Hükümetimizce alınan önlem ve yapılan reform niteliğinde çalışmalar ile ülkemiz hızla toparlanmıştır. İstihdam, ihracat ve büyüme yönlerinden ekonomik hayatımız yerli yerine oturmaya başlamıştır.
FETÖ ve diğer Terör Örgütlerine fiilen destek olanlar, bu örgütlerin mensupları, örgütle ilişkisi, alakası ve iltisakı bulunanlar, bağımsız Türk Yargısı önünde bir bir hesap vermeye başlamışlardır. Daha güçlü bir Türkiye ve Devlet yapısı için, kamu kurum ve kuruluşlarımızdan bunların yandaşları temizlenmiştir. 
Dimdik ayakta durabilmek, milletimizi ve ülkemizi muasır medeniyet seviyesine çıkarabilmek için rehavete kapılmadan çalışmalıyız ve hedeflerimize ulaşmak için birlik ve beraberliğimizi muhafaza ederek gayret ve çaba göstermeliyiz.
Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gazi Meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın cesaretli ve kararlı duruşu ile altın harflerle şanlı tarihimize yazdığımız bu destanın yıldönümünde, kanlarını bu topraklara dökerek şehitlik mertebesine erişen 249 şehidimize Allahtan gani gani rahmet, 2.301 gazimize de yeniden acil şifalar ve iyilikler temenni ediyoruz.
Hiç şüphe yok ki Türkiye Cumhuriyeti, demokrasiye ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerine bağlı kalarak; TEK BAYRAK, TEK VATAN, TEK MİLLET VE TEK DEVLET ÜLKÜSÜ ETRAFINDA SIMSIKI KENETLENEREK SONSUZA KADAR VARLIĞINI SÜRDÜRECEKTİR.
Biz esnaf ve sanatkârlar teşkilatı olarak; ülkemizin geleceğine güveniyor, milletler camiası içerisinde ülkemizin hak ettiği en iyi yere, en kısa sürede ulaşacağına, en büyük gücün Yüce Milletimizin İradesi olduğuna inanıyoruz.
Başta milletimiz ve devletimiz olmak üzere Siz Değerli Basın Mensuplarımızı saygıyla selamlıyoruz.
 
 
 
 
 
 

YAVUZ EROĞLU: DARBEYE EN GÜZEL CEVABI İŞ DÜNYASI VERDİ

“Kenetlendik, daha da güçlendik, yıkamazsınız”

Darbe girişiminin sabahında çarklarını çevirmeye devam eden iş dünyası, birinci yılın ardından yatırım, üretim, istihdam ve ihracat seferberliğiyle büyümeyi sürdürerek, darbecilere net bir yanıt verdi. 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümüne ilişkin yayınladığı özel mesajında PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün darbe girişimine sahne olan Türkiye’nin geçen 1 yılın ardından yoluna güçlü şekilde devam ettiğini söyledi.

Ülkenin üzerine kâbus gibi çökmek isteyen darbecilerin sabah olmadan püskürtüldüğünü hatırlatan ve millet tarafından yazılan bu destanın tarihe altın harflerle kazındığını söyleyen Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu özel mesajında, “15 Temmuz darbe girişimini, cesaret ve hayranlık uyandıran gücüyle durdurmayı başaran aziz milletimiz, o gece tüm dünyaya bağımsızlık ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunu haykırdı. Milletimizle iftihar ederken; şehit ve gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz. Türkiye ekonomisinin üreten gücü olarak ülkemizin yarınlarına güveniyoruz” dedi.

Darbe girişiminin, Türkiye ekonomisi üzerinde yıkıcı bir etki oluşturacağına yönelik korkuların geride kalan bir yıl içinde boşa çıktığını vurgulayan Yavuz Eroğlu, “15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde geriye dönüp baktığımızda; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat seferberliğiyle büyümeyi sürdüren iş dünyamız, darbecilere gerekli yanıtı verdi” açıklamasında bulundu. Milletin geçit vermediği darbenin, iş dünyası ve STK’ların ekonomiyi yeniden ayağa kaldıracak hamleleriyle tarihe gömüldüğünü belirten Eroğlu, bu şekilde yeni darbe hayali kuranlara da sert bir mesaj yollandığının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın herhangi bir ülkesi, Türkiye’dekine benzer bir darbe girişimi yaşasa ekonomide yıkıcı etkiler oluşurdu. Oysa sağlam ve güçlü bir yapıya sahip olan Türkiye, darbe girişiminin yaşandığı gecenin sabahında hızla toparlama sürecine girdi. 16 Temmuz sabahı üretimin çarkları dönmeye devam etti. 18 Temmuz’da piyasalar açıldı, borsa işlem gördü. Ardından devam eden toparlanma sürecinde ekonomideki büyüme hızı yüzde 2,9’a gerilese de, alınan ekonomik tedbirlerle 2017 yılının ilk çeyreğinde büyüme hızı yeniden yüzde 5’e yükseldi. Türkiye, 2017 yılındaki büyüme hızıyla dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmayı başardı. Yakalanan bu olumlu ivme GSYH ve kişi başına düşen milli gelir düzeyinde de dolar bazında yüzde 2,5’luk artışı beraberinde getirdi. Sayın Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından hayata geçirilen tedbirlerle 1 milyonun üzerinde kişiye ek istihdam oluşturuldu. Darbe girişimiyle dalgalanan döviz fiyatları dengeye oturma eğilimi gösterirken, uluslararası derecelendirme kuruluşları TL’nin, dolar karşısında güçleneceğine işaret etti.”

Türkiye büyümeyi sürdürdü

Darbe girişiminin başarırız olmasına rağmen Türkiye ekonomisinin derinden etkileneceğine dair spekülasyonların boşa çıktığını vurgulayan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Cuma gecesi gerçekleşen darbe girişiminin ardından pazartesi günü piyasaların açılmayacağı, vatandaşların bankalara hücum edeceği, devalüasyonun yaşanacağı ve ekonominin derin krize sürükleneceği öne sürülüyordu. Ancak böyle olmadı. Ekonominin çarkları dönmeye devam etti. Hükümet; bankalar, sermaye piyasaları ve ekonominin tüm aktörleri ile koordineli çalışarak, likidite garantisi verdi. Kriz engellendi. Ardından üretim ve istihdamda seferberlik ilan edilerek ekonomide her şeye rağmen büyüme devam ettirildi. İç piyasada çarkların dönmeye devam etmesi, yabancı yatırımcıların da güvenini tazeledi” açıklamasını yaptı.

Yeni darbe girişimi olur mu?

TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanlığını da yürüten Yavuz Eroğlu, iş dünyası ile STK’ların, birlik ve beraberlik içinde üretime devam ederek bir anlamda darbecileri tarihe gömdüğünü söyledi. Eroğlu, “15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gecenin sabahında Türkiye yoluna devam etti. Darbenin üzerinden geçen bir yılda yatırım, üretim, istihdam ve ihracatımız artarak devam etti. İş dünyasının bu duruşu, darbecilere verilen en iyi yanıtlardan biri oldu” dedi. Tarihimize kara leke olarak geçen darbelerin geçmişten günümüze ülkeyi karanlığa sürüklediğini anımsatan Eroğlu, son olarak 15 Temmuz’da FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin öncekilerden çok farklı ve sert bir tepki aldığının altını çizerek şu şekilde sözlerini tamamladı: “1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi, 28 Şubat Post- Modern darbesi, 27 Nisan E- muhtırasından zarar gören Türkiye, 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün darbe girişimiyle karşılaştı. Ancak darbeciler bu kez millet tarafından daha önce hiç görülmemiş derecede sert tepkiyle karşılaştı. Geceye doğru başlayan darbe girişimi, sabah olmadan püskürtüldü. Darbe girişimi, millet ve güvenlik güçlerinin ortak mücadelesiyle bastırıldı. 16 Temmuz sabahı Türkiye’de uçak seferleri yeniden başladı, köprü ve yollarda trafik normale döndü, alışveriş merkezleri açıldı. Hayat kaldığı yerden devam ederken, ekonomide ciddi deprem yaşanmadan normalleşme yoluna girildi. Aradan geçen bir yılın ardından geriye dönüp baktığımızda üretim çarklarının dönmeye devam ettiğini görüyoruz. Türkiye’de yatırım, üretim, istihdam ve ihracatın artarak yoluna devam etmesi iş dünyasının, darbecilere verdiği en önemli cevap oldu. Milletin ortaya koyduğu mücadelenin devamı olarak nitelendirdiğimiz bu duruşumuz, darbecilere yanıt olurken, bundan sonra kimsenin yeni darbelere cüret edememesini de beraberinde getirecek.”

 

 

Göz kamaştırıcı İktisadi Zaferimizle Övünüyoruz!

Türkiye’nin son 15 yıldır ekonomik, sosyal ve siyasi atılımların yaşandığı bir döneme damga vurduğunu, sürdürdüğü istikrarlı performansla dünyada örnek bir ülke olarak gösterildiğini vurgulayan Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu Genel Başkanı Erkan Güral, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin birinci yıldönümüne ilişkin şu açıklamada bulundu:
“15 Temmuz hain darbe girişimiyle Türkiye Cumhuriyetinin geleceğine kast eden şer odakları, ülkemizin her alandaki muzaffer yürüyüşünün önünü kesmek istemiş ancak sonunda halkın milli egemenlikten ve demokrasiden yana direnişiyle bu karanlık emellerine erişememişlerdir.
Toplumumuzu oluşturan diğer tüm kesimler gibi Türk iş dünyası da bu mücadelede çok onurlu ve cesur bir duruş sergileyerek ülkenin ekonomik çöküşünü hedefleyen saldırıları önlemeyi başarmıştır. Bu camianın fertleri olarak kazanılan bu göz kamaştırıcı iktisadi zaferle ne kadar övünsek azdır.
Milli mücadele yıllarında olduğu gibi 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında da Türk girişimcileri ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasındaki büyük sorumluluğunun gereğini başarıyla yerine getirmenin haklı gururunu yaşamaktadır. Hiç şüphesiz; Türkiye geliştikçe, ekonomik anlamda dünyanın en önde gelen ülkeleri arasındaki yerini sağlamlaştırdıkça, yeni saldırı girişimlerine ve bu ilerlemeyi önleyici faaliyetlere maruz kalabilir. Ancak gönül rahatlığıyla ifade etmeliyim ki, 15 Temmuz sınavını başarıyla veren Türk iş insanları, tüm dünyaya sarsıcı bir mesaj vererek, Türkiye'nin bağımsızlığına yönelik her hareketi engelleyebilecek güçte olduğunu tartışmasız şekilde ispat etmiştir.
Yatırımlarımızın hızını kesmek yerine daha da hızlandırarak, istihdamı azaltmak yerine işgücü talebimizi gün geçtikçe arttırarak, üretimi düşürmek yerine sanayimizin bacalarını çok daha güçlü tüttürerek, 15 Temmuz'daki halk zaferini taçlandıracağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu her zaman olduğu gibi bundan sonra da bu ülkünün peşinde koşacak ve hükümetimizin ekonomik mücadelesine koşulsuz destek sunmaya devam edecektir.
Türkiye, bugün ekonomik, sosyal ve siyasi atılımların yaşanacağı bir dönemi yaşamaktadır. 8 federasyon ve onlara bağlı 72 Genç İşadamı Derneği ve 10 bine yakın üyesiyle 500 sektör ve meslekte 300 bin kişiye yakın istihdam sağlayarak gerçek anlamda büyük bir ekonomik güç haline gelen bir konfederasyonun 4 dönemdir genel başkanlığını yürüten bir kişi olarak,2017 ve sonrasını ekonomide yeni atılımların başlayacağı bir yıl olarak görüyorum. Bu yıl için beklenen büyümenin, birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle daha fazla gerçekleşeceğini düşünüyorum. Türkiye darbecilere, bölücülere inat istikrarlı büyümesini sürdürecektir
Bu vesile ile, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde, şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, geride kalan aileleri ve sevdiklerine sabırlar diliyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Aziz vatanımız için kahramanca can veren şehitlerimiz ve vatanı uğruna canı pahasına direnen gazilerimiz ülkemizin kutsal topraklarında ebedi uykularında yatarken, bizler TÜGİK olarak ülkemizin en ileri seviyelere taşınması için çalışmalarımızı aralılksız sürdüreceğiz.”

 

 

Başkan Vergili: “15 Temmuz Önemli Bir Destandır”
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
 
15 Temmuz önemli bir destandır diyen Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “Türk milletinin cesareti ile 15 Temmuz günü hainlerin tuzakları yerle bir olmuştur. 2016 yılının 15 Temmuz akşamında yapılan hain darbe girişiminin ülkemizde temeli sağlam olan ekonomik tedbirler sonucu büyük zararlara uğramadan kısa sürede atlatıldı. Şimdi birlik, bütünlük ve beraber olma günüdür. Bizlere düşen görev ise şehitlerimizin miraslarına sahip çıkmak ve bundan sonraki nesillere emanetlerini aktarmaktır. Demokrasi tarihimize vurulmak istenen darbe, milletin üstün iradesiyle demokrasi zaferine dönüşmüştür. 15 Temmuz gecesi tarihimizin kırılma noktalarından biridir. O gece, demokrasiyle cuntanın, bağımsızlıkla sömürü düzeninin, millet ile küresel teröristlerin göğüs göğüse çarpıştığı gecedir. Nitekim bu mücadeleden demokrasi, bağımsızlık ve millet galip çıkmıştır. Şüphesiz 15 Temmuz gecesi milletin zaferidir. Şundan eminiz ki, tarih kaynakları o gece gözünü kırpmadan ölüme yürüyen 248 şehidimizi, 2.196 gazimizi ve aziz milletimizi nesilden nesile aktaracak, 15 Temmuz’un kahramanları asla unutulmayacaktır.


Bu duygu ve düşüncelerimle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan müdafaasında şahadet şerbeti içen tüm şehitlerimize, 15 Temmuz kalkışmasında hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine, tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi yineliyor, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri her türlü bela ve düşmanca muamelelerden korusun. Kardeşliğimiz, milli ruh ve dayanışmamız daim olsun” dedi.
 

15 Temmuz’un Ardından: “Bu vatan, darbecilere ‘dur’ demek için sokaklara dökülen herkese minnettardır”
 

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, 15 Temmuz demokrasi zaferinin yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. “Konu demokrasi olduğunda kendisini dünyaya ders verecek bir konumda gören Batı Avrupa ülkeleri; söz konusu Türkiye’deki darbe girişimi olduğunda Türk halkının direnişini saygıyla karşılamak yerine ‘bekle ve gör’ politikası izlemeyi tercih etmiştir. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, anavatanlarının temel demokratik düzeni hakkında kaygıyla sokağa çıkmalarının ardından bu ülkelerde oluşan ikiyüzlü söylem kabul edilemez.” diyen Yeneroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
 

“Kuruluşundan bu yana pek çok kez askerî darbelere maruz kalan demokrasimiz 15 Temmuz 2016 gecesi çok ağır bir sınavdan geçti. Yıllardan bu yana ordudan yargıya, özel sektöründen kamu kurumlarına kadar her alana sinsice konuşlanan FETÖ/PDY, seçilmiş iktidarı devirmek için düğmeye bastı. Bu gözü dönmüş oluşum, gece saatler 02.32’yi gösterdiğinde F-16 savaş uçakları ile demokrasimizi kalbinden vurdu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladı.

Bu hain girişim karşısında gözünü bile kırpmadan sokaklara ve meydanlara dökülen milletimiz; ülkesine, yönetimine ve demokrasisine sahip çıktı. O gece ülkesi için kendisini siper eden 250 şehidimizi ebediyete uğurladık. 2 bin 194 gazi başta olmak üzere tüm milletimiz 15 Temmuz’un izlerini hâlâ yüreklerinde taşıyorlar.

Bir yılın ardından yaşananlara geri dönüp baktığımızda 15 Temmuz’un, ülkemiz için bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Hiçbir ayrım gözetmeksizin milletimizin tamamını hedef alan darbecilere en güzel yanıtı, yine milletimiz, hiçbir ayrım gözetmeden omuz omuza direnerek vermiştir. Darbe girişiminin ardından milyonlarca insanın katıldığı demokrasi nöbetleri ise bir devrim niteliğindedir.

Öte yandan bu zorlu süreçte uluslararası kamuoyunun darbe girişimi karşısında ikiyüzlü tutumu endişe vericidir. Konu ‘demokrasi’ olunca dünyaya ders verme kibri içerisine giren Batı Avrupa ülkeleri, söz konusu Türkiye’de darbe girişimi olduğunda karşı durmak yerine ‘bekle ve gör’ politikası izlemeyi tercih etmiştir. Darbenin püskürtülmesiyle ağız değiştiren çoğu Batılı siyasi, darbe girişiminden daha çok, darbecilerin devlet kurumlarından tasfiye edilmelerini eleştirmiştir.

Türk milletinin yaşadığı korkunç travmayı anlayamayan Batılı müttefiklerimiz, yalnızca iki ülke arasındaki dostluk ilişkisine kalıcı bir zarar vermekle kalmamış, aynı zamanda yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik de akıl almaz bir söylem içerisine girmişlerdir.

Almanya’da devletin zirvesinden darbeye gelen ilk tepkiler, ancak hükûmetimize yönelik haksız eleştirilerle birlikte çekimser bir şekilde ortaya konulabilmiştir. Hollanda’da darbe girişimini protesto eden vatandaşlarımızın “ülkelerine dönmeleri gerektiği” gibi akla ziyan açıklamalar yapılmıştır. Belçika’da darbe girişimini protesto eden yaklaşık 60 kişi polis tarafından ‘halkı kışkırttıkları’ gerekçesi ile ifade vermeye çağırılmıştır. Avusturya’da Başbakan ve Dışişleri Bakanı 15 Temmuz’un ardından başlatılan tutuklamalar karşısında Türkiye ile Avrupa Birliği müzakerelerinin sonlandırılmasını talep etmiştir.

Bütün bu örnekler, anavatanlarının maruz kaldığı büyük tehdit karşısında Avrupa’daki yurttaşlarımızın bu haklı endişelerinin anlaşılmak bir yana, tehdit olarak algılandığını ve birçok Avrupa ülkesinin 15 Temmuz sınavından sınıfta kaldığını göstermektedir. Önümüzdeki süreçte Türkiye ile Batı Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkinin müttefiklere yarışır bir şekilde sürdürebilmesinin, Batı Avrupa’da 15 Temmuz’un doğru anlaşılmasıyla yakından ilintili olduğu ortadadır.

Karanlık bir geceden aydınlığa çıktığımız 15 Temmuz’un yıl dönümünde, demokrasimiz için gözünü kırpmadan canını vermiş tüm şehitlerimizi minnetle anıyorum. Bu vatan; o gece sokaklara dökülerek darbecilere ‘dur’ diyen herkese minnettardır. Eli silahlı darbeciler karşısında vatan sevgisini ve cesaretini ortaya koyan milletimizin yazdığı bu destan hiçbir zaman unutulmayacaktır.”

 

 

 

15 TEMMUZ BİR MİLLETİN ZAFERİDİR
MİLLİ İRADE HERKESE LAZIMDIR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Başkanı Taner Bayır, MÜSİAD’ın 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıldönümünde, tüm dünyada, 15 Temmuz şehitlerini anacak ve milletin zaferini kutlayacağını bildirdi. Bayır, MÜSİAD’ın Yurt içinde 86, yurt dışında 68 ülkede olmak üzere toplam 181 noktada şube ve temsilciliği bulunduğunu hatırlatarak; seçilmiş hükümetleri devirmeye yönelik darbelerin tarih boyunca birçok ülkeye zarar verdiğini, 15 Temmuz’da kazanılan millet zaferinin tüm dünyaya örnek olması gerektiğinin altını çizdi.
“Darbeler, tarihin kara lekeleridir ve bizler bunların canlı şahitleriyiz. Milli İrade tüm insanlık için gereklidir, iktidarların asıl sahibi vesayetçi zihniyetleri değil milletlerdir.” diyen MÜSİAD Başkanı Taner Bayır, “Dünya, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 gecesi yaşadıklarını yargılamaya değil anlamaya çalışmalı. Adil bir sistem isteyen herkesin, tarihinde birçok darbe yaşamış bir ülkenin vatandaşlarının kendi iradesini ortaya koyarak kazandığı zaferi alkışlaması ve saygı duyması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“15 Temmuz Zaferi Dünyaya Örnek Olmalı”
Başkan Bayır, 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamasına şöyle devam etti: : 
“Biz MÜSİAD olarak, yani Türkiye’nin en yaygın iş örgütü ve ülkesini seven işadamları olarak, milletimizin tarafındayız; demokrasimizi savunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz için hain terör örgütlerinin karşısında hayatını kaybeden hiçbir canımızı unutmayacağız. Sadece 15 Temmuz’da değil nefes aldığımız süre boyunca şehitlerimizi anmaya, onların önünde saygıyla eğilmeye devam edeceğiz. Dünya bilmelidir ki, 15 Temmuz; yaşlı, genç, çocuk demeden bir milletin kazandığı Milli İrade zaferidir. Bu zafer dünyaya örnek olmalıdır. Darbe ve darbecileri sürekli besleyen siyasi ve toplumsal yapılar anlamalıdır ki,  bu millet 15 Temmuz’da meşru Cumhurbaşkanına ve hükümetine sahip çıkmıştır. Milli İradenin tecellisini, o gün yürüyüp gittikleri gibi bugün de aynı yolda ilerleyenler değil, üniforma giyen asker kılıklı teröristlerin, tankların ve uçakların karşısında dimdik duranlar ayakta tutmuştur. 
Dahili ve harici düşmanları tarafından, siyasi ve ekonomik olarak kuşatılmak istenen bu topraklarda bir meşruiyet krizi yaratma çabalarına; Milli iradeye sahip çıkan bu kahraman millet prim vermedi ve vermeyecektir. 
İçeride çözümü mutlak var olan problemleri olan Türkiye ile ithal suni sorunlarla yaşamak zorunda kalan bu coğrafya, bir seçim arifesindedir. Ya bu kadim topraklarda milletin sözü egemen kılınacak ya da vesayetçi yapılar egemenlik kuracaktır. İşte 15 Temmuz’dan herkes için çıkan ancak bazı kesimlerce hala anlaşılamayan sonuç, bu milletin, yetkisini devrettiği meşru siyasi iradeye sahip çıkarak yönetime el koyduğudur. 
15 Temmuz’un planlayıcı ve uygulayıcıları apaçık ortadayken; başarısız darbe girişiminin koruyucu ve kollayıcıları da bilinirken, sözde dost ve müttefiklerin takındıkları tavır ortada. 15 Temmuz’da milletin yazdığı destanı okumamak için ellerinden geleni yapanlar, destanın kahramanlarını görmezden gelenler; vatansız kalan mağlup teröristleri gözetip kollamaktadırlar. 15 Temmuz’da Türkiye’de oynanmak istenen oyunu da bu coğrafyanın farklı köşelerinde yeniden sahneleme densizliğindeler. Tarih boyunca bu kadim topraklarda var olan halklar, bu oyuna gelmeyeceklerdir ve şüphesiz burada en büyük rol de Türkiye’ye düşmekte. 15 Temmuz’da üzerine düşeni yapan Türk milleti ve kurumsallaşmış siyasi irade, bu tarihi vazifenin de şüphesiz bilincinde.
Hal böyleyken ve başta FETÖ denilen devşirme teröristler olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele sürerken, suyu bulandırma ve zihin karıştırma çabaları da devam etmekte. Ayrıca bir takım siyasi yapılar da bu çabalara çanak tutan tavır ve tutum takınmakta. 2016’nın 15 Temmuz’unda tüm terör örgütleri ve onların destekleyicilerine verilen yanıt, tam 1 yıl sonra yeniden hatırlatılacak. MÜSİAD olarak bizde, demokrasisine ve iradesine sahip çıkmanın verdiği gururla nöbete devam eden milletin yanında olacağız. Hem yurt içinde hem de yurt dışında 15 Temmuz etkinlikleri düzenleyeceğiz ve düzenlenen etkinliklere katılım sağlayacağız. Bunun yanı sıra yeni eğitim-öğretim yılı açılışında dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerimize zaferimizi anlatan “Kim Tutar Seni” isimli çocuk kitabını dağıtacağız.
 

“Üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz”
Yıl dönümünde 15 Temmuz hain darbe girişiminin verdiği ekonomik zarara detaylı bir şekilde baktığımızda, bizi yolumuzdan alıkoymak isteyenlerin vermeye çalıştığı zararın ne denli büyük olduğu, Türkiye'nin bu hamleye nasıl direndiği daha iyi anlaşılacaktır. Darbe girişimi öncesi 2,90 lira olan dolar, ilk gün yüzde 17 artışla 3,4 lira seviyesine yükseldi. Borsa'da haftalık kayıp yüzde 13,4 oldu. Bu süreçte borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri 78 milyar TL eridi. 2016 genelinde turizm sektöründe 9,4 milyar dolarlık kayıp gerçekleşti. Eğer hain darbe planı başarılı olsaydı, geçmişteki darbe dönemlerinde yapılan araştırmalardan yola çıktığımızda Türkiye ekonomisi yüzde 25 küçülmeye uğrayacaktı. Bu, Türkiye'nin 10 yıl geriye gitmesi, yani bu süreçte emek emek elde edilen bütün kazanımların kül olması anlamına geliyor. Hamdolsun ki hainler, darbe girişiminde de, Türkiye'yi zora sokma planlarında da başarısız oldu. Milletinin iradesini arkasına almış iş adamlarını kim tutabilir. Biz daha güçlü bir Türkiye için üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz.”

 

 

 

 
15 temmuz mesajları
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sünnetin faydaları
Sünnetin faydaları
Prof. Dr. Sinan Canan
Prof. Dr. Sinan Canan