DSP’den Ecevit yanıtı

Genel Başkan Yardımcısı Türk’ün Açıklaması

DSP’den Ecevit yanıtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün ve bu gün yaptığı konuşmalarda eski Başbakan Bülent Ecevit’in Ocak 2002’deki ABD ziyareti sırasında  Başkan Bill Clinton’la Beyaz Saray’daki görüşmesi sırasında çekilmiş fotoğrafta “el pençe divan durduğunu”, “bu dönemin geride kaldığını” söylemesi üzerine o dönemde Adalet Bakanı olan  Demokratik Sol Parti Genel Başkan Yardımcısı  Prof. Dr. Hikmet Sami Türk şu açıklamayı yaptı:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı kimliğiyle yaptığı anlaşılan son konuşmalarında 11 yıl önce kaybettiğimiz büyük devlet adamı Başbakan Bülent Ecevit  hakkında ortaya attığı asılsız iddia, geçmişe kara çalarak güncel politika yapmanın çarpıcı bir örneğidir. Başbakan Ecevit ile Başkan Clinton arasında samimî bir sohbeti belgeleyen söz konusu fotoğrafta Ecevit  ayakta, iki elinin parmakları kavuşmuş olarak konuşuyor; Clinton bir kanepenin arkalığına ilişmiş, yarı ayakta ve aynı biçimde iki elinin parmakları kavuşmuş olarak dinliyor. Bu fotoğrafın neresinde ‘el pençe divan duruşu’ vardır? 
Aslında Bülent Ecevit’i Başbakan olarak ülkemize yaptığı unutulmaz hizmetler ve uyguladığı bağımsız dış politika ile  anmak gerekir. Hizmetleri arasında Temmuz ve Ağustos 1974 aylarında iki aşamada gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtının özel bir yeri vardır. Kıbrıs’ta Enosis (Yunanistan’la birleşme) amaçlı hükümet darbesi üzerine Başbakan Ecevit’in başkanlığındaki CHP-MSP Koalisyon Hükümeti, 1959’da Zürih’te Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında imzalanmış olan ve altında dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in de imzası bulunan Garanti Antlaşması’nın verdiği yetkiyi kullanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve bütünlüğünü  korumak üzere  müdahale etmiştir. Daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması da, Ecevit Hükümetinin gerçekleştirdiği  Barış Harekâtını  izleyen gelişmelerin sonucudur.
Bir karşılaştırma yapmak için bugüne bakalım. Hâlen Ege sahillerimizde 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 12 ve 16. maddeleri ve 1933’te Anadolu sahilleri ile Meis adası arasındaki ada ve adacıkların ve Bodrum körfezi karşısındaki adanın aidiyeti hakkında İtalyan Hükümeti ile Ankara’da imzalanan İtilâfname ile Türkiye’nin egemenliği altında kalacakları tescil edilmiş olan 18 ada, bugün Yunanistan’ın işgali altına girmiş durumdadır. 15 yıldan beri iktidarda bulunan AKP Hükümetleri, Erdoğan Hükümetleri dahil, bu gelişmeye seyirci kalmışlardır. Oysa Aralık 1995-Ocak 1996 aylarında Ege denizinde küçük bir kayalık ada olan Kardak dolayısıyla ortaya çıkan krizde Başbakan Prof. Dr. Tansu Çiller’in başkanlığındaki DYP-CHP Koalisyon Hükümetinin kararlı tutumu sonucunda SAT komandoları adaya çıkmış ve Türk Bayrağını dikmişlerdi. 
Son olarak bir fotoğraf karşılaştırması yapalım. Afganistan’da Sovyetler Birliği işgaline karşı direnen İslâmî gruplardan biri olan Hizb-i İslâmî lideri Gulbeddin Hikmetyar, 1985 yılında bir kahraman olarak  Türkiye’ye davet edilmişti. 29 Kasım 1985 günü İstanbul’da çekilen bir fotoğrafta ortada Hikmetyar bir koltukta oturmuş, sağ yanında Tunus İslâmcı Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi, sol yanında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı  Recep Tayyip Erdoğan yere diz çökmüş olarak görülüyor.  Ecevit – Clinton fotoğrafıyla karşılaştırıldığında son derece ilginç bir görüntü!”.       

 

dsp hikmet sami türk ecevit
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gümüşhane eğitime önem veren bir il
Gümüşhane eğitime önem veren bir il
Kale Koçkaya İlkokulu’na misafir oldular
Kale Koçkaya İlkokulu’na misafir oldular