CHP cephesinden bir açıklama daha

Çakır, İl Başkanı Şeyhoğlu'nun iddialarına karşılık verdi

CHP cephesinden bir açıklama daha

Kadına şiddet ve kadın katliamları konulu basın açıklamasına AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Münire Şeyhoğlu’ndan gelen eleştirilere CHP İl Kadın Kolları Başkanı Belgin Çakır, yeni bir yanıt verdi.


Çakır, Şeyhoğlu’nun eleştirilerine, ‘Nüfus sayımına bile dahi, dâhil edilmeyen Türk Kadının, 5 Aralık 1934' de seçme ve seçilme hakkının veriliş yıldönümünü kutlayacağımız şu günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk biz kadınlara bu hakkı vermemiş veya tanımamış olsaydı; bugün ne ben bu koltukta, nede Sayın Şeyhoğlu o koltukta, ne de kamu kurumlarında çalışan baş örtülü veya örtüsüz kadınlarımız olurdu’ karşılığını verdi.

Çakır, ‘Bu önemli ayrıntıyı lütfen unutmayınız’ diyerek seslendiği İl Başkanı Şeyhoğlu’na, ‘Bizim en büyük ideolojimiz veya hedefimiz asla bireysel çıkarlarımız olmamıştır. Bizim ideolojimizde, geleneğimizde saplantılar değil, Tüyü bitmemişin hakkını savunmak var. İşçinin, emekçinin haklarını savunmak var. Kadın ve çocuk haklarını savunmak var. Seksen milyon vatandaşımızın, özellikle ezilen ve mağdur edilen kadınların haklarını savunmak var.Bizim kulağımız var. Duyuyoruz bizim gözümüz var. Görüyoruz. Bizim dilimiz var. Hakikati söyler’ diye konuştu.

CHP İl Kadın Kolları Başkanı Çakır, basın açıklamasında, geçmiş dönemlerde yaşanan ve toplumda büyük tartışmalara yolaçan kimi gelişmelere dikkat çekerken ‘Vakıflarda tecavüze, tacize uğrayan çocuklar için birileri gibi sessiz kalmadık. Tecavüzcüsüyle veya tacizcisiyle evlenilebilir" yasası meclise geldiğinde biz sessiz kalmadık. Müftülüklere resmi nikâh kıyma yetkisine biz sessiz kalmadık. Yol ortasında, adliye veya kadın sığınma evleri önünde öldürülen kadınlarımıza sessiz kalmadık. Metrobüslerde, otobüslerde ağzı burnu kırılan, tekmelenen kadınlarımıza sessiz kalmadık. Kadında eğitim arttıkça, şiddet artıyor demedik. Hamile kadının dışarda gezmesi kadının gülmesi edepsizlik diyenlere sessiz kalmadık. Bunlara kalbimizi mühürlemedik’ örneğini vererek Şeyhoğlu’na yüklendi.

‘Gelelim bazı kadınlara hakaret ettiğimize dair iftiralara’ diyen Çakır, açıklamalarına şöyle devam etti:

‘Siyasi boyutta olsun, normal arkadaş ortamında olsun insanlarla özellikle de kadınlarımızla sürekli iç içeyiz. 

Hangi görüşten, hangi kesimden olursa olsun. 

Kimlerle mi?

Yanlış uygulanan politikalar yüzünden evladını toprağa vermiş şehit anneleri ile, 

Yaz boza  dönen eğitim sistemiyle ne yapacağını şaşıran annelerle

Bin bir güçlükle evlatlarını okutan, ama sonunda atanamayan işsizlikten bunalıma giren  gençlerin anneleri ile, 

Evlatlarını bir işe yerleştirebilmek için, siyasi tercihinde kendisine baskı uygulanan annelerle

Her akşam tencerede neyi kaynatacağını düşünen annelerle

Ekonomik nedenlerden dolayı aile içi şiddete maruz kalan kadınlarla

Maalesef ki: bu annelerin önemli bir bölümü 15  yıldır mevcut iktidara oyları ile destek vermiş ancak gelinen bu noktada iste şimdi; "biz bilemedik, bilmiyorduk. Veya çeşitli nedenlerden dolayı destek verdik. Ama artık gözümüz açıldı"(darısı açamayanlara) şeklinde ki görüşlerini, içlerinde tuttukları veryansınlarını dile getiren kadınlar ve annelerdir. 

Benim açıklamamda kesinlikle ve kesinlikle hakaret yoktur. Sadece her zaman yapıldığı gibi çarptırılma ve kendi görüş tarzlarına göre yorumlama yapılmıştır.

İlk açıklamamızda ortaya koyduğumuz ve hepsi devletin resmi kayıtlarından alınan ve ülkemizde kadının ve kadın haklarının 15 yıllık tek başına iktidarın sonunda gelmiş olduğu içler acısı durumu gösteren rakamlar ve gerçeklere: ya tatmin edici bir cevap verilmesini veya  bu utanç tablosundan dolayı halkımızdan özür dilenmesini beklerken, adet edindikleri üzere çarpıtma ve manipülasyon ile kamuoyunu yanıltmaya, kimsenin artık inanmadığı  sözde başarı masallarını tekrar etmeye devam ediliyor, yazık ve ayıptır. 

Hakaret bizlere özgü birşey asla olamaz. Bırakın kadını, erkeği ülkemizde yaşayan; dini, dili, ırkı, mezhebi, siyasi görüşü ne olursa olsun. 
Kimseye hakaret etmeyiz.
Sonuna kadar da haklarını, hukuklarını savunuruz. Haa kendinize çok güveniyorsanız buyurun kamuoyu önünde bu konuları bir açık oturumla tartışalım. 

Vicdanımız rahat bir şekilde halkın huzuruna da Allah'ın huzuruna da çıkmaya hazırız. 

Özürü hakedenler;

Birilerininin evlatları bedelli askerlik yaparken veya çürük raporları ile askerlikten kaçarken, 

Evlatlarını askere gönderen, şehit verdiği evladını toprağa veren temiz, masum ıyi niyetli gariban analardır.

Özür dilenecek tek konu: yeteri kadar insana henüz ulaşamadığımız ve onları yeterince aydınlatmayı henüz başaramadığımız için:, şehit analarını, yoksul mağdur, şiddete uğrayan veya kurban verilen kadınları, çocuklarının eğitimi geleceğinden endişe duyan anaları, bu ilkel ve istismarcı anlayışlardan siyasetten kurtaramadığımız içindir. Bunun için de değil özür, ben onların ellerinden, ayaklarını öperim. Ama çoğu gitti azı kaldı inşallah ilk seçimde millet sandıkta bunun hesabını sorumlularına kesecek ve özlediğimiz beklediğimiz ve hak ettiğimiz günlere bu ülke kavuşacaktır.

belgin tungul çakır münire şeyhoğlu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bitkilerin gücünü kullanan bilim fitoterapi
Bitkilerin gücünü kullanan bilim fitoterapi
Başkan Büyükbayraktardan taraftara çağrı
Başkan Büyükbayraktardan taraftara çağrı