Manşet

Hocalı’da Soykırımın 28. Yılı

Anadolu Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu 21 Şubat Cuma günü olağan aylık toplantısını gerçekleştirdi.


Toplantı da Karabağ’ın işgali ve Hocalı soykırımı için anma programı düzenledi. Başkan Prof. Dr. İbrahim Öztek, ‘Karabağ’ın Ermeniler tarafından işgali ve Hocalı olayları Türk tarihindeki Türk’e soykırım sayfalarından biridir. Bu Kıbrıs Türk’üne yapılan soykırım girişiminden sonraki son soykırım hareketidir’ dedi.
Öztek; şöyle devam etti:
‘Ermeniler, 412 gün kuşatma altında tuttukları Hocalı kasabasına, 25 / 26 Şubat 1992 günü sabaha karşı 366. Rus zırhlı alayı desteğinde 2000 kişilik kuvvetle saldırarak, tarihin en vahşi katliamlarından birini yaptılar. Ermeniler, bebek, çocuk, kadın, yaşlı demeden yalnız o gün 613 insanımızı vahşice katlettiler. Ölenlerin sayısı bin üçyüze ulaştı; Binden fazla soydaşımızın ise akıbeti meçhul oldu. Bu vahşet, Birleşmiş Milletler hukuku çerçevesinde de soykırım olarak ilan edildi. Bu vahşet çerçevesinde yalnız üç örnek vermek istiyorum; hamile kadınların karınları süngülerle yarılarak çocuğun cinsiyeti üzerine kumar oynandı. Yüzlerce insan diri diri yakıldı. 13 yaşında bir kız çocuğu cama çivilenerek diri diri hem de bir doktor tarafından derisi yüzüldü. Bu canavarlığı akşam vakti üç ayrı çocuğa daha uyguladı.
Hocalı soykırımının 28. Yılı arifesinde Sayın Aliyev ve Ermenistan başbakanı Paşinyan 14 Şubat günü Münih’te başlayan 56. Münih güvenlik konferansında ekranların karşısında ilk defa bir araya geldiler. Dünyanın gözleri önünde Azerbaycan toprağı Karabağ’ın mülkiyeti ve tarihi konusunda Paşinyan yalan üstüne yalan söyleyerek, hatta bir ara Karabağ Azerbaycan topağıdır diyerek, Sayın Aliyev’i güldürdü ve gördün mü, gerçeği dile getirdin’ dedi.
Öztek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
‘Karabağ en az altı bin yıldır Türk yurdudur. Azerbaycan’ın öz toprağıdır. Ermenilerin de isim olarak kullandığı Karabağ veya bölgenin başkenti Hankenti öz be öz Türkçe isimlerdir. Bunların Ermenice isimleri bile yoktur. Bugün Ermenistan’ın başkenti Erivan’da kadim Türk şehri Revan’dır. Bu gerçeği hiç kimse saptıramaz. Ermeniler, geleceklerini düşünüyorlarsa Azerbaycan ve Türkiye ile iyi geçinmek zorundadır. Gasp ettiği topraklardan çıkmak zorundadır. Yoksa akıbetleri kötü olacaktır. Dört yıl evvel Azerbaycan’la olan sınır sürtüşmesinde Azerbaycan’ın modern ordusunun ve üstün silah gücünün herhalde farkına varmışlardır. Yarın çok geç olmadan Ermeniler, bir an evvel Karabağ’da Azerbaycanlıların ve Ermenilerin birlikte huzur içinde yaşayacakları ortamı sağlamalıdırlar’.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı