Manşet

Kıbrıs Milli Bir Davadır

Feyzioğlu: Kapalı Maraş KKTC egemenliğinde sivil yerleşime açılmalıdır

Kapalı Maraş eski sahipleri ve onların mirasçılarıyla canlanacak

Hedef KKTC’nin bir Singapur olması

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Kapalı Maraş’ın KKTC egemenliğinde sivil yerleşime açılımı Kıbrıs Türküne emsalsiz bir refah ortamı sağlayacaktır” dedi.

TBB’den yapılan açıklamada, cumartesi günü Kapalı Maraş’ta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ın da katılacağı “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri İle Kapalı Maraş Açılımı” başlıklı bir toplantı düzenleneceği belirtildi. Feyzioğlu’nun da bu toplantıya şu değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi:

KIBRIS MİLLİ BİR DAVADIR: “Kıbrıs hem Türkiye hem KKTC için milli bir davadır. Her iki devletin de yaklaşımı hükümetler üstüdür. Geçtiğimiz aylarda Ankara’da Türkiye Barolar Birliği olarak bugüne kadar dünyada Kıbrıs konusunda toplanmış en kapsamlı uluslararası sempozyumu gerçekleştirmiştik. Bu sempozyumun sonuç bildirgesinde alanında uzman, çoğunluğu İngiliz uluslararası hukukçu ve siyaset bilimcilerinin de ittifakıyla pek çok önemli tesbit yapıldı. Bunların ışığında, şu hususların altını önemle çizmek gerekiyor.

İZOLASYON VE AMBARGO KIRILACAK: Kıbrıs’ta 1974 Barış Harekatı’na kadar Türkler etnik temizlik tehlikesi ile karşı karşıyaydı. 1974’ten bu yana Ada’da Türkiye’nin garantörlüğü ve Kıbrıslı Türklerin kendi devletlerini kurmuş olmaları sayesinde kan dökülmemektedir. Türkler ve Rumlar güven içinde yaşamaktadır. Rum kesimi Kıbrıs Türklerine dünya çapında bir izolasyon ve ambargo uygulatmaktadır. Bu, kitlesel boyutta bir insan hakkı ihlalidir. Şimdi el birliği ile bu izolasyonu ve ambargoyu kırma zamanıdır.

BİRLEŞME RUMLAR YÜZÜNDEN ANLAMSIZ HALE GELDİ: Kıbrıs Türklerinin yüzde 65 evet diyerek Annan Planı’nı kabul ettikleri, karşılığındaysa Rumların yüzde 76 ile bu planı reddettikleri andan itibaren Kıbrıs’ta tüm parametreler değişmiştir. Rumların Kıbrıs Türkleri ile eşit, iki toplumlu iki federe devletli bir birleşme niyetinde olmadıkları ortaya bir kez daha çıkmıştır. Rum yönetiminin amacının Kıbrıs Türkünü bir azınlık statüsünde kendilerine bağlamak olduğu anlaşılmıştır. Şu hâlde birleşme müzakereleri Rumlar yüzünden anlamsız hale gelmiştir.

YEPYENİ BİR YOL HARİTASI: Dünyanın bu gerçeği görmeye farklı sebeplerle direniyor olması gerçeği değiştirmez. Güneş balçıkla sıvanmaz. Kapalı Maraş’ın açılımı bu süreç içerisinde değerlendirilmelidir. Birleşmeyi reddeden, Kıbrıs Türkünü azınlık haline getirmek isteyen Rum yönetimi birleşme müzakerelerinin uzamasını arzu etmektedir. Çünkü belirsizlik, Rumlar tarafından izole edilmiş Kıbrıs Türkünü ve özellikle Kıbrıs Türk gençliğini umutsuzluk duygusuna sevk etmektedir. Öyleyse, bu umutsuzluk duygusunun, güvenlik kadar Kıbrıs Türkünün refahını da esas alan yepyeni bir yol haritayla sökülüp atılması lazımdır.

RUM PLANINI BOZACAĞIZ: Maraş açılımı, yaptığımız uluslararası sempozyumun devamı niteliğinde bir toplantıdır. Madem ki Rum yönetimi kendilerini Kıbrıs Türkünden üstün görmektedir ve eşit koşullarla birleşmeyi reddetmektedir, birleşme müzakerelerinde zaman zaman gündeme gelmiş olan Maraş’ın anlaşma olur ise devri konusu artık anlamını kanaatimizce yitirmiştir. Elbette takdir yalnızca ve yalnızca Kıbrıs Türklerinindir. Kıbrıs Türklerinin geleceğine sadece Kıbrıs Türkleri karar verebilir. Türkiye’nin görevi Kıbrıs Türkünün önünü açmaktır. Rum yönetiminin Kıbrıs Türkünü sevk etmesini önlemektir. Kıbrıs Türkü’nün refahının önündeki engelleri kaldırmaktır. AB pasaportu vaadiyle Kıbrıs Türk gençliğini ikinci sınıf vatandaşlığa ve en sonunda da asimilasyona ikna etmeye çalışan Rum planını bozmaktır.

KAPALI MARAŞ KKTC EGEMENLİĞİNDE YERLEŞİME AÇILACAK: Bu noktada kapalı Maraş’ın KKTC egemenliğinde sivil yerleşime açılımı Kıbrıs Türküne emsalsiz bir refah ortamı sağlamaya elverişlidir. Kapalı Maraş’la ilgili bazı bilgi yanlışlarını da gidermek lazımdır. Kapalı Maraş Birleşmiş Milletler’in elinde değildir. KKTC egemenliğindedir. Hali hazırda bir askeri güvenlik bölgesi statüsündedir.

BM KARARI VAR: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 550 sayılı kararında KKTC’nin hiçbir şekilde tanınmaması tebliğ olunduktan sonra, Kapalı Maraş’la ilgili olarak bu bölgenin eski sakinlerinin yerleşimine açılması gerektiğinden söz edilmektedir. Kıbrıs Türkü’nün bağımsız ve egemen devletini tanımayan güvenlik konseyi kararını, Türkiye’nin, KKTC’nin veya tek bir Kıbrıs Türkünün tanıması söz konusu bile değildir.

ESKİ SAHİPLERİ VE MİRASÇILARIYLA MARAŞ CANLANACAK: Ancak bu kararda bile kapalı Maraş’ın 1974 öncesi sakinlerinin yerleşimine açılmasından söz edilmesi önemlidir. Nitekim TBB olarak gerçekleştirdiğimiz uluslararası sempozyumda Maraş’ın 74 öncesindeki sakinlerinin terk ettikleri otellere, evlere davet edilmelerinin şartları ve yolları konuşulmuştur. KKTC’nin ve Türkiye’nin niyeti Maraş’taki binalara ve o binaların arsalarına dışarıdan üçüncü kişileri yerleştirmek değildir. Maraş’ı eski sakinleri veya onların mirasçılarıyla canlandırmak, Kıbrıs Türklerine yepyeni istihdam ve ticaret alanları açmak, KKTC’nin ekonomisini böylece şahlandırmaktır.

HEDEF KKTC’NİN BİR SİNGAPUR OLMASI: KKTC; insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti alanında dünyanın en ileri devletlerindendir. Ekonomik alanda da hedefimiz KKTC’nin bir Singapur olmasıdır. TBB tarafından gerçekleştirilecek Kapalı Maraş’ın hukuki, siyasi ve ekonomik yönleriyle açılımı konulu çalıştayı düzenleme görevi, yaptığımız uluslararası sempozyumda ortaya çıkmıştı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve KKTC Başbakanlığı tarafından da bu toplantının bir devam toplantısı olarak organize edilmesi görevi bize verilmiştir.

GÖREVİMİZ KIBRIS TÜRKÜNÜN ÖNÜNÜ AÇMAK: Kıbrıs Türkü’nün refahı ve parlak geleceği için tarihsel bir sürecin parçası olmak bizim için en büyük onurdur. Her türlü yanlış anlamayı gidermek için şunu bir defa daha tekrar ediyorum. Toplantının günlük siyasetle alakası yoktur. Çünkü Kıbrıs, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC için günlük siyasetin üzerinde bir davadır. Kıbrıs’ın geleceği hakkında son söz, Kıbrıs Türklerinindir. Bizim görevimiz Kıbrıs Türkünün önünü açmak, kalkınmasının önündeki engelleri tek tek kaldırmaktır.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı