Köşe Yazıları

Komik

17 Aralık’ta Türkiye’de kıyamet koptu!
Sayın Başbakan olayın henüz farkında değildi..
Birer ikişer toplanmaya başlandığında bakanlar, kendine yakın isimler
Vehamet ortaya çıktı..
Kimi istifa kimi bırakmakla şimdilik kurtuldu..
Sayın Erdoğan,
12 Eylül referandumuyla dizayn edilen HSYK’nın gün gelir bu hükümetin başına güm diye ineceği nereden bilinirdi ki;
İş döndü dolaştı, Sayın Başbakan ve veliahtına kadar uzandı..
Zaten kendileri,
_Onların amacı bana gelmek’ demedi mi?
Bi baktı ki sayın Başbakan iş gerçekten ciddi,
Önce ne var ne yok temizledi,
İzmir, İstanbul, 81 vilayet,
Derken kabine..
Sanki bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali,
Her tarafı sürklase etti.
Ama bu sürklasenin içinden az da olsa elini vicdanına koyan savcıları, hakimler, hukukçularıı unuttu..
Biri çıktı, düğmeye bastı.
Takke düştü, kel göründü..
O gün bugündür iktidar her şeyi bıraktı,
Şimdi, yaka paça HSYK’yı indirmek istiyor.
(Biz bu satırları karalarken kimbilir kaç madde daha geçmiştir)
İşte gördünüz Adalet Komisyonuna gelen muhalefet partilerine ve değerli bir hukukçuya saldırıldı..
O ismi biliyorsunuz,
Ne acı..
Sonra nereden geldiyse sayın Cumhurbaşkanı Muhalefet partilerini Çankaya’ya bu konuyu görüşmek için çağırdı,
Başbakanla da görüşecekti
Yani,
-Yasa çıkarsa imzalamam demedi,
-Bak sizi de dinlememezlik etmiyorum diye görüntü çizdi,
Sayın Baykal’ın Gül ile yaptığı görüşmeden daha önce elde edemediği olumlu gelişmeleri (ki sayın Baykal, Sayın Bahçeli ve Sayın Kılıçdaroğlu’ndan bu tür konularda daha tecrübelidir)
Cumhurbaşkanı acaba muhalefeti ikna ederim ya da edebilirmiyim düşüncesi içerisine mi girdi..
Devletteki yaşanan krize Anayasanın ilgili maddesi gereğince el koyması gereken Sayın Gül’ün, ‘Ne yapabilirim ki!’ yanıtından sonra yaptığı bu atak sadece gaz almaktan başka bir şey değilse nedir?

Ben komik diye ekleyip çıkıyorum işin içinden…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı