Sadece Günü Kurtarıyoruz
Hamit YILDIZ

Sadece Günü Kurtarıyoruz

Advert
Bugünlerde basına yansıyan haberler inanılır gibi değil…   Geçen ay yürürlüğe giren “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a göre;  Hükümete ve Bakanlar Kuruluna çözüm süreci kapsamında ve silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirlerin alınması gibi hususlarda tam yetki verildi. Bu düzenleme ile ileride atılacak adımlara istinaden açılabilecek davaların dahi önü alınarak; “....görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz....”hükmü de yasal düzenlemeye enjekte edildi.   Tam da bu yasa çalışmasının ardından hangi adımlar atılacak diye düşünürken,  Başbakan Yardımcısı Sn. Beşir ATALAY’ın “Yol haritamız daha somut ve zamanlamanın kesin olması için, bu işlerle ilgili ekibimiz Ramazan ayında bile sahurlara kadar aralıksız çalıştı.”, “Biz bu yasanın şemsiyesi altında bir yol haritası çalışıyoruz.”açıklamalarında bulundu.   Bu açıklamaların hemen ardından basına yansıya haberlerde  akıl almaz iddialar yer alıyor…   Bu iddialara göre; PKK'yı dağdan indirmek için yapılan çalışmalarda, suça bulaşmayan örgüt mensuplarına 'iş kredisi ve TOKİ'den ev' verilecekmiş.   Hem de bu haberlerin yapılış zamanı da oldukça düşündürücü... PKK’nın Ceylanpınar saldırısı sonucu 3 askerimizi Şehit etmesinin hemen ardından, onların anılarına saygısız bir şekilde haberler basına yansıdı. Hem de onların acılı ailelerini görmezden gelen ve hiçe sayan bir anlayışla…    Hatta öyle bir şey ki, saldırıyı PKK’nın açıklama yaparak üstlenmesi ve Genelkurmay Başkanlığının da bu durumu doğrulamasına rağmen,  Sn. Başbakan’ın medya mensuplarına yaptığı konuşmada, bu saldırıyı PKK değil, PYD gerçekleştirdi demesine de anlam verebilmek mümkün değil.    *  *  *     Sn. Başbakanımız her fırsatta dağa kaçırılan ve kandırılan "Çocukları getirmezlerse B planımız, C planımız var" derken, siyasi uzantı BDP'nin Eşbaşkanı Selehattin DEMİRTAŞ’ın cevaben "A planı dışında başka planınız olmasın. Zaten onun B planı gidip Öcalan’a yalvarmak, C planı da ikinci kez gidip Öcalan’a yalvarmak” demesine ne demeli?   Bir de iş kredisi ile TOKİ’den ev vermeyi düşündükleri, suça karışmayan terör örgütü elemanlarını nasıl tespit edecekler acaba? Nereden ve nasıl bileceksiniz suça karışmayanları?   Yahu elikanlı elebaşı imralı canisi öcalan’a sorsanız, o bile benim hiçbir suçum yok diyerek yemin etmiyor mu?    “Elime silah almadım” demiyor mu?   Verdiği talimatları somut olarak ispat edilemezse, elikanlı elebaşı apo için de suça karışmadı mı diyeceksiniz?    Bunun yanında eli kanlı örgüt elemanlarının silah bıraktıkları gerekçesi ile affedilerek iş ve ev sahibi yapılmalarına yönelik adımlar toplum vicdanını ve adalet duygusunu zedelemez mi?   Bu tür söylemlerin iş ve ev fırsatını duyan güneydoğunun fakir ve saf gençlerinin, hiç alakaları dahi yokken, bir ümitle terör örgütüne katılımını hızlandıracağını, hiç kimse akıllarına getirmiyor mu? Amaç dağdan indirmek ve silah bırakmakken, tam tersi terör örgütüne katılımı arttıracak bu tür çalışmaların ters etki yapacağını öngörebilen hiç kimse yok mu Allah aşkına?   *  *  *     Bütün bunlar olurken bir yandan da PKK’nın Kandil elebaşılarının asla silah bırakmayız naralarını da asıl duyması gerekenler bir türlü duymuyorlar ya da duymak istemiyorlar. Deve kuşu gibi kafamızı kuma gömmüş bir mucizenin gerçekleşmesini mi bekliyoruz?   Bir yandan Amerika da boş durmuyor ve bebek katili PKK’yı terör örgütü listesinden çıkarmaya hazırlanıyor. Terör örgütü listesinden çıkacak PKK böylelikle büyük mali güce sahip olacak ve terör finansmanına el konulamayacak. Dünya'da akan kanların hemen hepsinde vebali olan cani Amerika'dan başka bir adım da zaten beklenmezdi. Ancak asıl merak ettiğim, Amerika böyle bir adıma atarsa Türkiye'nin tepkisi ne olacak? Bunu da hep beraber bekleyip göreceğiz...   Amerika terör listesinden çıkarmaya hazırlanırken, Türkiye’de atı alan zaten Üsküdar’ı geçmiş...   PKK eylem yapıyor, yol kesiyor, kimlik sorguluyor, adam kaçırıyor, oy vermeleri için vatandaşı kaçırarak tehdit ediyor, hatta vatandaşa elektrik faturalarını ödemezseniz iyi olur bile diyebiliyor.    Hainliğin her türlü çeşidini yapmaktan imtina etmeyen elikanlı örgüte kayda değer adli ya da idari hiçbir yaptırım uygulanmıyor!       *  *  *       Çözüm sürecinden ve silah bırakmaktan bahsedilirken, Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Tekeli Ana Üs Bölgesinde bir PKK'lı, pilini değiştirmek istediği uzaktan kumandalı patlayıcının elinde infilak etmesi sonucu ölüyor. Bu olay da basında çok küçük yer kaplayarak, ne gören ne de duyan oluyor... Haber tarihin tozlu raflarına kaldırılıyor… Bir Allah'ın kulu da demiyor ki, hani çözüm süreci vardı? Hani silah bırakmışlardı? Elini kolunu sallaya sallaya dağ bayır gezen hainlerin tuzak kurmalarına neden seyirci kalınıyor?   Ve yeni katılımlarla sürekli güçlenen, çözüm sürecinin verdiği güvenle tarihinin en güçlü konumuna ulaşan bir örgütten, silah bırakacağını ve artık hainlik yapmayacaklarını bekleyen bir polyannacı anlayışla nereye kadar? Bilinmelidir ki bugün sadece günü kurtarıyoruz…   Nereye kadar böyle gider bilinmez ama, en son geçen ay basına yansıyan bir habere göre; Türkiye'nin değişik üniversitelerinde eğitim gören 21 kişi, yaptıkları basın açıklamasıyla elikanlı örgüt PKK'ya katıldıklarını açıkladılar.   Bütün bu olanlardan sonra görmeyen gözler, duymayan kulaklar, şartlanmış zihinlerin gerçeği görmesi ve tehlikenin farkına varması için daha fazla ne gerekli acaba?    
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
Oturtmuyorlar İnsanı
Oturtmuyorlar İnsanı