BAĞIMSIZLIK HEDEFLERİNE GİDEN YOLDA YENİ TAVİZİN ADI; “ÖZERKLİK”
Hamit YILDIZ

BAĞIMSIZLIK HEDEFLERİNE GİDEN YOLDA YENİ TAVİZİN ADI; “ÖZERKLİK”

Advert
Hep söyledik, belki dilimizde tüy bitti ifade ederken… Bölücü örgütle müzakere edilmez, mücadele edilir. 30 yıldır uğruna Şehit ve Gazi olduğumuz değerlerden taviz vermeyin, geri dönüşü olmayan bir yola girmeyin demedik mi? Bugün konu döndü dolaştı şimdi de “özerklik” tartışmalarına geldi… Bölücü başı İmralı’dan müzakere taslağı hazırlıyor, HDP heyeti Kandil’e giderek bu taslağı terör örgütü elebaşılarına sunuyor, onlar da “tam karar birliği” ile kabul ettiklerini dünyaya duyuruyorlar. Taslak içeriğinde ne mi var? Kimse bilmiyor!     SIR GİBİ SAKLANAN MÜZAKERE TASLAĞI İLE İLGİLİ İPUÇLARINI SIRRI AÇIKLADI;   HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder denen kişi, bir röportajında sır gibi sakladıkları taslak içeriği ile ilgili bilgi verirken, “Özerklik” hususunun da taslakta yer aldığını çekinmeden belirtiyor. Konu ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması ve tepkilerin artarak devam etmesi üzerine NTV’de yayımlanan “Yakın Plan” programına canlı bağlantı ile katılarak bir açıklama ile durumu toparlamaya çalışıyor ama özrü kabahatinden büyük cinsten bu açıklamada da açık olarak özerkliğin neden gerekli olduğunu ya da korkulacak bir şey olmadığını belirten ifadelerde bulunuyor. Bahse konu şahsın özerklik hususunda alenen yaptığı açıklama aynen şu şekilde; “Özerkliğin hep bir bölünme projesi gibi yansıtılma çabası, başından beri. Oysa özerklik, bu tartışma odağında bir yere oturtmak gerekirse, yerinin kendisi hakkında, kendisinin karar verebilmesi, bunun da alanları bellidir. Sınırları bellidir. Dünyadaki örnekleri bellidir.Bundan bir bölünme değil ancak bir bütünleşme çıkar. Bu bir, ikincisi bu bizim zaten parti olarak programımızda var. Yeni anayasa komisyonunda anayasal teklifimizin içerisinde var. ”  dedi.     TASLAK İÇERİĞİ NE ZAMAN AÇIKLANACAK?   Sırrı Süreyya Önder taslağın ne zaman açıklanacağı sorusu üzerine “Taraflar (!) uygun gördükleri zaman açıklayacaklar. Gizli saklı bir şey de değil.” diyor. İçeriği belli olmayan taslak için, şimdiden kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre, bebek katili örgütün en başta gelen talepleri içerisinde yer alan demokratik özerkliğin taslak içerisinde olduğu varsayımında rahatlıkla bulunabiliyoruz. Düşünün İmralı canisi bir müzakere taslağı hazırlıyor, bunu HDP’li milletvekilleri Kandil’e götürerek elebaşıların onayını alıyorlar. Sonrasında yapılan açıklamalarda içerisinde özerklik de var deniliyor… Ve “taraflar uygun gördükleri zaman açıklayacaklar” denilerek taslaktan her iki tarafın da bilgisi olduğu mesajı verilmek isteniyor… Konu hakkında Devlet yetkililerinden ise halen ses seda yok… Terör örgütü adım adım bağımsızlığa doğru yol alıyor. Özerklikten sonra tam bağımsız bir kürt devleti nihai hedefinden de vazgeçmiş değil. Göz göre göre 30 yıldır mücadelesini verdiğimiz değerlerden taviz veriliyor. Şehit aileleri ve Gaziler haklı olarak kendi kendilerine soruyorlar… “Madem istediklerini ellerine verecektiniz benim oğlum neden Şehit oldu?” ya da“Neden Gazi oldum.” diyorlar.     TERÖR ÖRGÜTLERİ TAŞERONDUR, BİRİNE EYVALLAH DERSENİZ YENİSİ KARŞINIZA DİKİLİR!   Eline her silah alıp dağa çıkan terör örgütünün istediklerini eline verince sorunu çözebileceğini sananlar yanılıyorlar. Başta bölücü örgüt PKK olmak üzere bütün terör örgütleri belirli güç odaklarınca maşa olarak kullanılan taşeron örgütlerdir. Bugün siz özerk kürdistan’ı kabul etseniz ve yarın bağımsızlıklarını ilan etseler bile, güç odakları bu ülkenin başına yeni bir terör örgütü musallat etmekten asla imtina etmeyecektir. PKK biter ardından başka bir terör örgütünü devreye koyarlar. Her karşınıza çıkan örgüte gel masaya oturalım, analar ağlamasın, ne istiyorsan verelim denilerek çözüm değil çözülmeden başka bir şey üretemezsiniz.   KİŞİSEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TERÖR ÖRGÜTÜ DAYATMASI İLE DEĞİL, DEVLET OLMANIN BİR GEREĞİ OLARAK ARTTIRILMALIDIR;   Özgürlüklerin arttırılması bağlamında atılacak adımlar, terör örgütü ile masaya oturarak ya da onların dayatmalarını kabul ederek değil, zaten Devlet olmanın bir gereği olarak yapılmalıdır. Örneğin Kürtçe televizyon kanalı açılması oldukça iyi bir gelişmedir. Güneydoğunun en ücra köyünde bile televizyon kanalı vasıtası ile işin doğrusunu anlatabilecek, halkta uyanışa vesile olabilecek bir televizyon kanalından asla zarar gelmez, bilakis çok ciddi faydalı geri dönüşümleri olacaktır. Ancak bakıyoruz ki, çok geç kalınan bu TV Kanalı örneğinde bile, terör örgütü kendi propagandasını yapmak için araç olarak kullanmakta, bak yıllardır yaptığımız mücadeleler meyvesini vermeye başladı, Devlet kanal bile açtı diyebilmektedirler.   Bu kapsamda, halkın özgürlüklerinin arttırılması adına yapılacak çalışmalar için, herhangi bir örgüt ile masaya oturmaya gerek yoktur. Sosyal ve Demokratik devlet anlayışının bir gereği olarak yapılması gereken ne varsa zaten yapılmalıdır. Bu konuda kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Bu çalışmaları yapmak için kimseden icazet almak zorunda da değilsiniz. Ancak terör örgütü ile masaya oturarak, İmralı canisini barış elçisi gibi göstererek, bu zamana kadar verdiğimiz binlerce Şehidin ruhlarını sızlattığınız gibi, çözüme katkı sağlamak yerine çözümsüzlüğün ve ayrılmanın tohumlarını da ekmiş olursunuz…     KOBANİ EYLEMLERİ SONRASI GEREKEN CEVAP VERİLMELİYDİ!   Kısaca belirtmek gerekirse, şu an terör örgütünden gelen talepler, özgürlüklerin arttırılmasından çok, bağımsızlığa giden yolda, yeni tavizler koparabilmekten başka bir şey değildir. Kobani eylemlerinden sonra sözde peşmergelerin (!) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinden geçerek, Kobani’ye yardıma gittikleri gibi, terör örgütüne eylemleri karşısında hak ettiği cevabı vermek yerine, halen bu süreçten barış çıkacağını bekleyerek taviz vermek ve bu şekilde çözüm olacağını düşünmek hayalcilikten öte bir şey değildir.                                                                                           
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
Oturtmuyorlar İnsanı
Oturtmuyorlar İnsanı