Advert
Biraz da gülelim
Mehmet ÖZATA

Biraz da gülelim

Ülke olarak çok zor günler yaşıyoruz. 
Herkesin morali çok bozuk. Bir filozof “Coğrafya kaderdir.” demiş. 
Doğru söylemiş, bu garip coğrafyada, bu komşularla yaşamak kolay değil. 
Dünyanın zalim Jandarması ABD ile takışmak ülkemiz ekonomisini altüst etti. 
“Allah sonumuzu hayır etsin” diyerek, kurban bayramı öncesi fıkralarla yaşamın 
bir de gülen yüzü olduğunu hatırlatmak istiyorum.
1—Eski bir matematik öğretmenine sormuşlar. “Hayat neye benzer üstat?
Öğretmen cevap vermiş. “Matematiksel işlemlere benzer.” Soranlar bir şey anlamayınca, şöyle açıklamış. “Evlilik toplama, ölüm çıkarma, aşk çarpma, 
veraset de bölmedir. 
” Hayatta bu dört işlemden başka bir şey görüyorsanız siz söyleyin!”
2—Bayanlarla şansım iyi gitmiyor. Birinci eşim kaçtı, ikincisi ise kaçmıyor.
3—İngiltere kralı memleket içinde seyahat ederken bir köy otelinde kalmış. Ertesi 
gün  hesap gelince yumurtaların fiyatını fazla bulmuş ve “Sizin köyde yumurtalar bu kadar nadir midir ki, çok pahalıdır?” 
Köylü “Hayır efendim yumurta boldur, fakat Kral nadirdir!” 
4—Beyefendi etrafta bekçi, ya da polis var mı? “Hayır evladım.” 
Öyle ise cüzdanınızı ve saatinizi bana verin.
5—Ünlü filozof Einstain bir gruba meşhur izafiyet teorisini izah ediyormuş. 
Bu teori göreceli (şartlara göre değişen) soyut bir teoridir. Orada bulunanlardan biri 
“Benim aklım mantığım bu teoriyi kabul etmiyor” demiş. Einstain, “Olabilir” diye karşılık vermiş. 
“Sen de aklını mantığını ortaya koy da, var mı, yok mu anlayalım” demiş. 
6—Hitler bir falcıya gitmiş ve “Hangi gün öleceğim?” diye sormuş. Falcı Hitler’in Yahudilerin bir bayram gününde öleceğini söyledi. Hitler kızarak, “Bunu nasıl bu kadar emin olarak söyleyebiliyorsunuz?” dedi. Falcı, “Hangi gün ölürseniz ölün, o gün Yahudiler sizin için bayram yapacaklarını söylüyorlar da.
7—Sultan 2. Mahmut Bektaşileri hiç sevmezmiş. Hiçbir Bektaşinin gözüne görünmesini istemiyormuş. Çok sıkıntılı bir günde dolaşırken bir anda Bektaşilerin olduğu bir sokağa sapmış. Onu gören Bektaşiler çil yavrusu gibi dağılmış. Padişah bir Bektaşi babasına yaklaşarak sormuş, “Baba canlar nerede?” 
Bektaşi babası istifini bozmadan, “Seni görende can mı kalır a Sultanım?” der. 
8—Aptallığı ile ün yapmış bir mirasyedi eşi ile gittiği bir lokantada garsona ” Bana beyin getirin” dedi. Eşi siparişini verip garsonun gitmesini bekledi ve alaylı bir sesle kocasına çıkıştı. “Neyi kimden isteyeceğini ne zaman öğreneceksin? 
Allah’tan isteyeceğin şeyi garsondan istemenin ne anlamı var?
9—Temel’in ineği hastalanmıştır. Oğlunu çağırır. “Aç ineğin ağzına da bak” Sonra kendisi arkaya geçer, ineğin kuyruğunu kaldırır ve bağırır. “Uşağım beni cöreyir misun? “Yok baba cöremeyrum! 
“Öyleyse uşağum, ineğin bağursakları  düğümlenmüşdür.”
10—Almanya’da çalışan Temel biraz Türkçe bilen Hans’la sohbet eder. “Gece, mehtap” derken “ay” kelimesini söyler. Hans anlamaz. Temel sıkı bir tarif yapar. Güneş’ in arkadaşıdur da, hani gece vardiyasında çalışanı…”
5-12 Ağustos arası bir hafta Osmancık’ta kaldıktan sonra Yalıkavak’a geldim. 
Bütün okurlarımın Kurban Bayramını kutlar, selam, sevgi ve saygılar sunarım. 
Şimdi hale ahvale uyan bir dörtlükle hayatın bir başka gülen yüzünü hatırlatayım. 
Yolu sevdadan geçen müzikle handan olur,
Aşkla, meşkle mestolur bülbüle canan olur,
Bezm-i meyde teselli arayan gönüllere,
Nağmeler şifa verir dertlere derman olur… 
 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Umut Oran’dan İş Bankası yorumu
Umut Oran’dan İş Bankası yorumu
Önce kurumsallaşma sonra şampiyonluk
Önce kurumsallaşma sonra şampiyonluk