Advert
DUT AĞACI
Veli YILMAZ

DUT AĞACI

Gelin kızların bileklerindeki altın gibidir dut ağaçları.

Şıngır şıngır sallanırlar

Rüzgar bile bazen kıskanır ..

Nazlı nazlı sallanışını.

Tek tek her tanesi değerlidir.

Gram, gram tartılır.

Her tanesindeki bir başka lezzet tadılır.

 

Gümüşhane’yi getirir yanıbaşımıza

Herkes bilir, tadını kimse unutmaz.

Dut kokusu bir başkadır,

Gölgesinde koşan çocuklardık biz

Betonlar koca duvarlı blokların esir almadığı günlerin çocukları…

*

Harşit Çayı kenarlarındaki dizisi daha mı güzeldi ne?

Yaprakları daha mı yeşil?

Gölgesi daha mı koyu…

Dili olsa söylese, ağzı olsa konuşsa.

*

O acımasızca söküp attığımız köklerinin ahı, yıllarca çıkmayacak üzerimizden.

En son hatırladığımda kesilmiş bir dut ağacının gövdesine yaslamıştım başımı

Köy koktu,

Toz yuttuğum yolda ayağımın takıldığı taşı hatırladım,

Dizimi çarptığım dut kütüğüne baktıkça acı acı gülerim.

Bitmez tükenmek bilmeyen sohbetlerin ruhu canlandı gözümde

Dut ağacı unutmamış

Gülümsedi sadece..

*

Türkü yazmışlar üstüne

Türküler söylemişler.

Neydi o unutmadığın sözler?

‘Dut dibine yaslanırlar,

Çişe vurup ıslanırlar’

Her biri dut ağacının öyküsü gibi

Birer birer işlendi zihnimize

Ben dut ağaçlarını çok sevdim,

Beşikten mezara kadar sevgisi üstümüzde..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Nurettin Topçu ve Eğitim Felsefesi”
“Nurettin Topçu ve Eğitim Felsefesi”
Dördüncü aday Canlı mı?
Dördüncü aday Canlı mı?