Duygusal Zeka
Deniz BEKTAŞ ÇELİK

Duygusal Zeka

Advert

Bir okuyucu olarak kitabı inceldiğiniz de  ‘Duygusal zekâ odaklanma’ isimli eserin analizi elden geldiği ölçüde, aşağıdaki biçimi ile özetlemeye çalıştık.


Kanaatimiz kitabın anlatımında zihnin odaklanabilmesi için hangi durumda olması gerektiği hususu yeterince vurgulanıyor.


Ancak; 


Siz de okuduğunuzda net ifadeler bırakması adına zihinsel berraklığın nasıl elde edileceği üzerine yapılan çalışmanın, gerektiği kadar aydınlatıcı olmadığı kanaatindeyim. 


Şöyle ki; 


İçinde bulunduğumuz çağ da zihin berraklığı sağlayabilmek için en değerli metodun meditasyon veya gevşeme teknikleri olduğu, bu konuyla yakından ilgilenen çevrelerce ağırlıklı olarak ifade ediliyor. 
Bu mevzu ile bağlantılı olarak şunu belirtmek isteriz ki, her ne kadar nefes egzersizi üzerinde durulduysa da, bu bilgilendirmenin yeterli zenginlikte olmadığı düşünüyoruz. 

Zira odaklanma hususu bilindiği üzere kesin olarak zihin berraklığı ile ilgilidir. 

Öte yandan çalışanın yeterliliği yüksek bir motivasyon sağlandığı takdirde, doruklara ulaşabilmiş bir verimden bahsedilebilir. 

 

Dolayısıyla;

Bu gerçeğin yadsınmaması gerektiği düşünülesi çatı fikirdir. 

 

NASIL YORUMLARIZ?
Bu kitaba bir katkı sunma noktasında gevşeme tekniği üzerinde de daha fazla durulması gerektiği fikrini önemsiyoruz.

Bir ayrıntıyı daha eklersek;
Devamlı bir yoğunluktan bahsedilmekte, lakin çalışanın motivasyonunu Uluslararası Çalışma Saati esasları doğrultusunda çerçevesinin çizilmesi gerektiği vurgulanmış. Zira Uluslararası Çalışma normlarının üzerindeki çalışmalara vurgu yapıldığı görülmektedir. 

 

24 SAAT ESASI
24 Saat üzerinden yapılacak çalışmalar, genel bir gösterge olmayıp; bu tür çalışmalar bazı çalışma sınıflar için geçerlidir. 

Bize göre konu edilmesi gereken ve üzerinde durulması gereken 8 saat esasına dayalı çalışma tarzıdır.

 

KONSANTRASYONUMUZU ENGELLEYEN ETMENLERİN NELER OLDUĞUNU GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKİR

Bir konuya konsantre olabilmek, zihinsel bütünlüğü bir alanda toplayabilmek, başarı elde edebilmenin kuşkusuz en değerli yoludur. Bu konuda başarılı olabilmek için öncelikli olarak, konsantrasyonumuzu engelleyen etmenlerin neler olduğunun gözden geçirilmesi gerekir. 

Bu çerçevede öncelikli olarak, durum tespitinin yapılması konunun mecrasına uygun en doğru seçenek olacaktır. Bunu belirledikten sonra odaklanmayı önleyen unsurları kontrol altında tutmak çok daha mümkün hale dönüşecektir. Odaklanabilmek için bazı dışsal enstrümanları hayatımıza dâhil edebiliriz. 

NE YAPABİLİRİZ
Örneğin telefonumuzda ki planlayıcıyı kullanabilir, günün hangi saatinde hangi işleri yapmamız gerektiğini konusunda gerekli konsantrasyonu veyahut odaklanmayı zamansal olarak planlayabiliriz. Aynı şekilde takvimlendirme çalışmasında, bu amaç doğrultusunda odaklanmanıza yardımcı olacak bir araç olarak kullanabiliriz. İşlerin daha iyi yürümesi aksamaması ve gerekli verimi alabilmek için çalışanların işe odaklanmaları, yönetici açısından hassasiyet içeren temel argümanların önde gelenidir.

 

BUNLARI DÜŞÜNÜN

Bu bağlamda empati kavramını geliştirebilir ve bilişsel empatiyi odaklanma hususunun, temel taşı biçimine dönüştürebiliriz. Kendi zihnimiz ile çalışanın kalbi arasında gerekli koordinasyonu kurup ve bunun kalpten kalbe bir davranış bütünlüğü olduğu hissiyatını çalışan da domino ettiğimiz takdirde, bireyin konuya çok daha iyi odaklandığını göreceğiz. Çünkü çalışan kişi kendisinin anladığını düşünecek ve devamında artık siz "ondan birisiniz, onunla birsiniz" söylemiş olduğumuz zihinden kalbe yapılan bağlantının ve kalpten kalbe kurulan köprünün Ortaya çıkartmış olduğu gerçeğinin pozitif dışavurumu olarak bu realiteyi görebileceksiniz

BURASI ÇOK ÖNEMLİ
Çalışanlarımızdan etkin verim almak istiyorsak, özellikle kilit konumdaki bireylerin mutlaka en az bir yediğinin olması gerekir. Zira hassas nokta olarak tabir ettiğimiz bu kişinin iş değiştirmesi veya herhangi bir nedenden dolayı işlerin aksaması durumunda, işletme ya da şirket son derece zor bir sürece girecektir. Bu yönetici açısından handikap doğuracak olgu olmakla birlikte, yönetilen açısından girecek olduğu tükenmişlik sendromu, nitelikli verim alınmasının da önüne geçecektir. Gün içinde tam konsantrasyon sağlamak için meditasyon uygulamalarının yada gevşeme tekniklerinin enstrümanları kullanılabilir. Bu konu ile ilgili olarak BİLYAY VAKFI'ndan Reşat Güner in Gevşeme teknikleri isimli dokümanları faydalanabilinir. Gün içinde özellikle Sabah kalktıktan sonra 2 ya da 3 dakika nefes egzersizi yapmak, odaklanma konusunda bize mükemmel bir netice tarafınıza sunacaktır. 


BUNU YAPABİLİRSİNİZ
Burnumuzdan yavaşça ciğerlerimize çekilen nefesin ağzımızdan zorlanmaksızın bırakılması ve bu nefes dengesini takip ile sadece nefes alıp vermeye odaklanmak, bizi dingin kılacak ve çok daha verimli hale dönüştürecektir. Bir teknik üzerinde durmak isterim. Işıkları söndürmek suretiyle karanlık ve rahat edeceğiniz biçimde yatarak veya oturarak bu egzersiz yapabiliriz. Nefes egzersizine önce yoğunlaşacağız daha sonra zihin gücümüzü sağ kolumuza ağırlaşıyorum, ağırlaşıyorum biçiminde düşünceyi göndererek, bu olguyu zihinde biçimlendirme biliriz. Devamında vücudumuzun diğer bölgeleri için aynı "matra'yı" kullanarak gevşemeyi sağlamış oluruz. Bu yöntemi alışkanlık haline dönüştürmek, tükenmişlik hissi dahil olmak kaydıyla, birçok olumsuz dağınıklığı ortadan kaldıracaktır. Ayrıca içsel sesinize nitelik kazandıracak ve bunun bir sonucu olarak içsel ses, size doğru önermelerde bulunacaktır. Diğer yandan tam bir konsantrasyon zihnin yorulmasını sağlayacağından günün geri kalan kısmında odaklanmanız gereken ve planlayıcınızdan gelen işlere etkin biçimde egemen olamayabilirsiniz. Bu durumda şu akla gelebilir “odaklanmalı mıyım?.! odaklanmamalıyım" burada temel nüans planlanan işleri maksimum verimle yapabilmektir. Öyleyse işlerin bir kısmını odaklanıp sonuç almak, diğer işleri ise zaman olmasına karşın yeterince odaklanamama durumu söz konusu olması durumunda, zamanı doğru kullanmış olmayız.

 

MATRA YÖNTEMLERİ

Zaman zaman Odak kurgusunun dışına çıkılabilir ve çıkıldığı zaman aralıklarında ise, mutlaka pozitif etkin düşünme yöntemleri kullanılmalıdır. Yukarıda ifade etmeye çalıştığımız "matra" yöntemleri düşsel dünyamızda yer almalıdır. Pozitif düşünce aralıklarında, sahilde gezdiğimiz sahile vuran dalgaların sesi, kulağımızdaki yankılanması, denizin kokusu, dalgaların geri çekilme sırasında çıkardığı ses, ayaklarınıza vuran dalgalanın serinliği, bu düşünsel yapının sizde oluşturmuş olduğu olumlu etkiler hayâl edilebilir. Diğer yandan kendinizi bir taş evin verandasında düşleyebilir, bahçede bulunan gül, limon, portakal, Oya ve nar ağacının benzersiz görüntüsü içerisinde düşleyebilir ve bu ağaçlardan gelen enfes kokuyu zihninizin en ücra köşelerinde hissedebilirsiniz. Sonuç olarak bu biçimli pozitif düşünceler tahmin ettiğinizden çok daha fazla dingin hale dönüşmesi sağlayacaktır. Bu durumsal farkındalık, yeniden odaklanmanızı çok daha kolay ve bu odaklanmadan özgün verim almanızı sağlayacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Renk cümbüşü
Renk cümbüşü
Psikoloji Sokağı Sergisi Açıldı
Psikoloji Sokağı Sergisi Açıldı