Mazlumun Duası
Hamit YILDIZ

Mazlumun Duası

Advert
Bir ülke düşünün, halkın din, dil ve ırk gözetilmeksinizin her ferdine eşit bir yönetim sergilensin ve herkes aynı yasal haklara sahip olsun, ancak birileri çıksın ve olmayan bir sorunu varmış gibi 74 milyon insana yutturmaya kalksın…  Bir ülke düşünün, halkın ödediği vergilerle maaşını alan Milletvekili; askerine, polisine, kundaktaki bebeğe namlu doğrultan ve öldürülen vatan hainleri için “Öldürülen PKK'lılar da benim çocuğum” diyebilsin! Adama sormazlar mı; O hainler senin çocuğunsa, Vatan için Şehit olan asker ve polisimiz ile hayatını kaybeden vatandaşlarımız senin neyin oluyor? Bir Devlet büyüğümüz de çıkıp; “17 yaşındaki bir genç kızken Diyarbakır Cezaevi’nde o kadar ahlaksızca işkenceye maruz kalmış ki o kadar kendisini zorlamışlar ki ben de aklıma gelse dağa çıkardım” diyebiliyor… Bu ülkede hiçbir sebep Vatan hainliğine gerekçe gösterilemez, hiçbir sebep bebek katili olmayı masumlaştıramaz, hiçbir sebep gencecik Vatan evlatlarını Şehit eden bir anlayışa haklılık payı oluşturamaz! Ülkemiz “hukuk devleti”dir. Bir haksızlığa uğrayan hukuk kuralları çerçevesinde hakkını aramalıdır. Hukuksuzca bir davranışı doğal bir şeymiş gibi göstermeye neden olabilecek bu konuşma ne anlama geliyor? Hatta binlerce Vatan evladını Şehit vermemize, veya sakat kalıp Gazi olmalarına neden olan bölücü başı Öcalan’ın adı “İmralı” olsun ve “Nelson Mandela” ile aynı kefeye konulmaya çalışılsın... Bu arada hatırlatmak gerekli, bölücübaşı apo “İmralı” oldu, terörist karayılan “kandil” oldu… Yani görüşmeler sanki apo ile değil, İmralı adası ile yapılıyor… Aynı kefeye kanulmaya çalışıldığı Mandela ömrü hayatında asla eli kanlı Apo gibi kan dökmemiş olup, yönetiminde de herhangi bir terör örgütünün olmadığını belirtmek gerekiyor. Yargılanma nedeni ise; izinsiz yurt dışına çıkmak ve halkı Devlet aleyhine kışkırtmaktı. Ve bunun üzerine 27 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. Ancak kan dökmemiş olmakla birlikte, o dönemin Güney Afrikası’nda nüfusun %80’ini oluşturan zencilerin doğru düzgün hiçbir haklarının olmadığını ve insan yerine konulmadıklarını ayrıca belirtmek gerekiyor. Bugün Kürt vatandaşlarımıza etnik ayrımcılık uygulandığını söyleyen art niyetli vatan hainlerine bu ülkede Kürt vatandaşlarının Cumhurbaşkanı bile olabildiklerini hatırlatmakta fayda var…  Terörle mücadelede Dünyadan bir örnek vermek gerekirse, İngiltere’nin İRA sorununu aşması hadisesine değinebiliriz. Dünyanın en kanlı terör örgütlerinden birisi nasıl mı alaşağı ediliverdi? İngilizler aman süreci baltalamayalım diyerek cani terör örgütü İRA’yı asla masumlaştırmadılar. Asla onurlarından taviz vermediler. Bütün basın ve medya kuruluşları daha önce öldürülen masum İngiliz vatandaşlarının resimlerini ve haberlerini ana manşetlerinde vermekten geri durmadılar. İRA’nın bitişi bundan önceki “Amerika ile görüşün” köşe yazımda belirttiğim gibi, Amerika’nın düğmeye basması ile gerçekleşti. 11 Eylül saldırıları sonrasında terör örgütlerine cephe alan Amerika, terörle mücadelede İngiltere’yi yanında görebilmek için İRA’ya olan bütün finans desteğini çekti. İpi çekilen İRA finansal desteğini kaybedince eylemlerine son verdi. 2008 yılında terör örgütü İRA kendisini fesh etmek zorunda kaldı. Bu silah bırakma sürecinde asla terör örgütü İRA ile ilgili bir masumlaştırma politikası yapılmadı ve mevcut yasalar çerçevesinde hukuki süreç işletilmeye devam edildi. İngilizler siyasetçisiyle ve görsel/yazılı medyasıyla, asla teröristlerce öldürülen binlerce masum insanın anısına saygıda kusur etmediler ve İRA böyle bir ortamda son buldu… Son zamanlarda açılım stratejisinde hata yapıldığı anlaşılmış olacak ki, basında yer alan haberlere göre bir Devlet büyüğümüz “Şu anda sürecin içerisinde hükümetimiz yok. Çünkü böyle bir sürecin bir şekilde başlaması şüphesiz Türkiye şartları içerisinde bir yol haritasına bağlı. Biz doğrudan karşımıza muhatap alarak, hükümet olarak, başbakan olarak, bakan olarak 'gel bakalım Öcalan seninle oturalım, pazarlık yapalım' diyemeyiz. Bunu dersekmillet bizi affetmez, böyle bir şey olmaz. Bu süreçte biz istihbarat teşkilatımızı kullandık"” diyerek İmralı ile biz görüşmüyoruz mesajı verilmek isteniyor. Ancak Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Başbakanlığa bağlı olduğu gerçeğini göz ardı eden bir açıklama bu… Ancak belirtmek gerekir ki, yanlışın neresinden dönülürse dönülsün kardır. Bu hususta hataya devam etmek ve ısrarcı olmak daha yanlış olandı, neyse ki bu yapılmadı… Velhasıl güneş balçıkla sıvanmaz. Terör örgütünü masumlaştırma politikası ve “ver kurtul” zihniyeti terör örgütünü bitirmekten çok, cesaretlendirir… Örgüte yeni katılımları arttırır. 2012 yılında ağır darbe alan terör örgütünün yeniden toparlanarak eylemlerine devam edeceği bir ortam sağlar. Bugün Türkiye’de etnik ayrımcılık bulunmamaktadır. “Kürt” asıllı olup Bakan olarak görev yapan Milletvekillerimizin yanında, bütün Devlet görevlerine alınmada da, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin eşit bir yaklaşım bulunmaktadır. Sorun zaten “Kürt sorunu” değildir. Sorun“rant sorunu” dur.  Terörle mücadelede operasyonların tüm hızı ile devam etmesinin yanında, arkasındaki güç odağı Amerika gibi ülkeler ile PKK’ı bitirme noktasında görüşmeler gerçekleştirilmelidir. “Düşünce özgürlüğü” nün de milli hassasiyetler ve onurlu duruşumuz için bir sınırı olmalı, “Vatana ihanet yasası” yeniden yürürlüğe girerek “düşünce özgürlüğü” adı altında vatan hainliğine çanak tutanlar derhal yargılanmalı ve hak ettikleri cezayı almalıdır. Şehit aileleri ve Gazilerin, her gün basında yer alan küstahça ve haddini bilmeyen konuşmalardan ötürü yürekleri bir kez daha yanmakta, açılım adı altında yürütülen çalışmada neredeyse görmezden gelinerek, acıları ile baş başa bırakılmaktadırlar. Vatana ve millete ihanet edenleri, eline silah alıp asker, polis ve vatandaş demeden Şehit edenleri masumlaştırmaya dönük söylemlere derhal son verilerek, bu tür açıklama yapanlar Şehit aileleri ve Gazilerden derhal özür dilemelidirler. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Hadis’i Şerifinde;  “Mazlumun bedduasından sakının! Çünkü o, göğe kıvılcım gibi yükselir.”  buyurduğu gibi, Mazlum konumunda olan Şehit analarının, Gazilerin ve Şehit yetimlerinin bedduasını alırsınız ki, Âlemlerin Rabbinin yanında en çok kabul edilen dualardan biri de unutmamalıdır ki mazlumun duasıdır.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
Oturtmuyorlar İnsanı
Oturtmuyorlar İnsanı