Sivil Gazi
Hamit YILDIZ

Sivil Gazi

Advert
Bugün rutin bir şekilde her zaman olduğu gibi, yeni bir gelişme var mı umudu ile TBMM, Resmi Gazete ve Bakanlığın resmi internet sayfalarına göz atarken yine oldukça garip bir haberle karşılaştım…   Bu haber Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı resmi internet sitesinde yer alıyor ve haber başlığı aynen şu şekilde; “Bakan Şahin En Genç Gazi’yi Ziyaret Etti” Bir an içimi bir sevinç aldı, aylardır Şehit aileleri ve Gazilere yönelik Bakanlık internet sayfasından buna benzer hiçbir haber görmemiş ve kolay kolay da göremeyeceğimi düşündüğüm ruh hali ile haberi tereddütle açtım ve gördüğüm tablo gerçekten yine beni yanıltmadı…     PKK tarafından Siirt'te gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanan kardeşimiz Sn. Nuran EVİN’in “terör mağduru” olduğu aşikar olmakla birlikte, zorlama bir şekilde "Sivil Gazi" ibaresini kullanarak, Şehitlik ve Gazilik gibi ulvi makamların kapsamını, kavramların manasını da aşarak yeniden belirlemeye çalışmanın amacı nedir?    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yasa çalışmasından önce basında çıkan “Sivil Şehitlik” ve “Sivil Gazilik” ile ilgili haberlerden dolayı yapmış olduğu basın duyurusunda; “ Son günlerde kamuoyu gündeminde tartışılan ve Şehit yakınları ile Gazilerin özlük haklarının iyileştirilmesini amaçlayan yasa tasarısı taslağına ilişkin olarak, düzenlemede Şehit ve Gazilik ile ilgili bir statü tanımlamasının söz konusu olmadığı, yapılan çalışmanın Şehit yakınları ve Gazilerimizin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik olduğu, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, isminden de anlaşılacağı üzere; terör sebebi ile veya terörle mücadele sebebi ile zarara uğrama kriterini esas aldığı, Yeni yasa taslağında bu Kanuna eklenecek bir düzenleme ile tazminata hak kazanan/hak kazanacak hayatını kaybetmiş ve malul olmuş vatandaşlarımıza maaş bağlanarak süreklilik arz eden mağduriyetlerin giderilmesinin hedeflendiği hususu, kamuoyuna saygı ile duyurulur.” denilmişti. Peki bu yapılan haberde “En genç sivil Gazi” denilmek sureti ile yapılan bu basın açıklamasına tamamen zıt ve kendi ile çelişen bir tavır takınılmış olmuyor mu?   Ayrıca “En genç terör Gazisi” neden ziyaret edilmiyor? Bakanlık kendi görev alanına giren Şehit aileleri ve Gazilere neden aynı hassasiyeti göstermiyor?  Sn. Bakan terör mağduru kardeşimiz Sn. Nuran EVİN’in yeniden yürümesini sağlayacak cihazın getirtilmesi, daha sonra da diplomasını alarak okulunu tamamlamasını sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını belirtirken, askerde kazan dairesinde görevli olduğu sırada, buhar kazanının patlaması sonucu vücudunun %70’i yanan ve saç protezini dahi cebinden almak zorunda olduğu için alamayan Kenan kardeşimiz için de bir şeyler yapmayı düşünüyor mu?    Şehit ailelerine tanınan 2. iş hakkına ilişkin olarak halen problem devam etmekte ve yüzlerce Şehit yetimi iş hakkının kullanımında sorun yaşamaktadır. Bu sorunu çözümleyecek bir “feragat hakkı” düzenlemesi ya da yasal çalışma yapılacak mı?   Terörle mücadele Gazilerinin yapılan yasa çalışmasında sorunlarını çözümleyecek talepleri görmezden gelinerek çeşitli gerekçelerle yasalaşmadı. Bu konuda bir yasa çalışması yapılacak mı? Er Gazilerin maaşlarının asgari “Sözleşmeli Er” maaşına endekslenmesi sağlanacak mı?   Şehit ailelerine bağlanan maaşlarda iyileştirme yapılacak mı?   Sn. Bakanın, Afyon patlaması ile kamuoyunun gündemine gelen Terörle mücadele kapsamına girmeyen Şehit yetimlerine de iş hakkı verilmesi konusunda bir çalışması var mı? Ayrıca aynı şekilde terörle mücadele kanunu kapsamı dışındaki görevleri nedeni ile sakat kalarak emekliye ayrılan ordu vazife malullerine de iş hakkı tanıyacak mı? Faizsiz konut kredisi hakkı onlara da verilecek mi?   Vücudunda kurşunla yaşayan, ayağının birisi kısa olan, ayakta uzun süre bekleyememesine rağmen sabırla ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan, ancak maluliyet oranı emekli olmasına yetmeyen ve hiçbir haktan yararlanamayan malul sayılmayan Gaziler için Sn. Bakan nasıl bir çalışma yapmaktadır?   144 “Sosyal Yardım Hattı” ve 183 “Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Danışma Hattı” gibi bilgilendirme hatlarının yanında Şehit aileleri ve Gaziler için bir “Şehit Gazi Bilgi Hattı” kurulması planlanıyor mu?   Yasa çalışmasında bütünü ile unutulan Kore ve Kıbrıs Gazilerinin maaşlarının iyileştirilmesi için bir çalışma planlanıyor mu?   Kanunen verilen hakların kullanımında yaşanılan bir çok soruna burada değinmiyorum bile…   Geçen gün, ücretsiz seyahat kartlarının kapsamında genişletilme yapılmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Fatma ŞAHİN’in, Sn. Başbakan’a bir sunum yapması ve önerinin kabul edilmesi ile müjdesi verilen ve sanki bütün Şehit aileleri ve Gazilere yeni bir hak veriliyormuş gibi basına lanse ettirilen düzenleme, aslında temmuz 2012’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı yasada yapılan düzenlemede var olan eksikliğin giderilmesi ve unutulan Kore ve Kıbrıs Gazileri ile Vazife Malullerinin de yasaya dahil edilmesinden ibarettir.    Ayrıca Sn. Bakan’a Sivil Toplum Örgütleri tarafından dosyalarla iletilen ve genel olarak aynı sorunlara parmak basılan birçok problem masada beklerken, sadece ücretsiz seyahat kartlarının kapsamında genişleme yapılmasına ilişkin sunum yapılması ne derece doğrudur?    Gazilerimiz artık Mecliste soluğu almakta ve basın açıklamaları yapmaktadırlar. Ancak ne duyan var, ne de gören… Görsel ve yazılı basın maalesef bu açıklamalara haber bültenlerinde yer vermemektedir.    Peki Şehit aileleri, Gaziler ile Harp ve Vazife Malulleri, seslerini nasıl duyuracaklar? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görmezden gelirse, Sivil Toplum Örgütleri çeşitli kaygılarla dile getirmezlerse, görsel ve yazılı basın bu konuda haber yaparak kamuoyu oluşturmazsa, Şehit aileleri, Gaziler ile Harp ve Vazife Malulleri seslerini nasıl duyuracaklar? Bugün BDP ile ilgili en ufak olayı bile haber olarak gündeme taşıyan basına buradan seslenmek istiyorum. Yaptığınız görevin kutsiyetine ve önemine inanıyorsanız, yayınlarınızın temel işlevi; "gerçekleri bozmadan, abartmadan, sansürlemeden, hiçbir baskı veya çıkar grubunun etkisi altında kalmadan, objektif bir biçimde kamuoyuna iletmek" ise lütfen bu camianın da sesi olun…    Bugün halı altına saklanan problemler sebebiyle Şehit aileleri, Gaziler ile harp ve vazife malullerinin yaşadığı sorunların devam etmesine, görsel ve yazılı medya kuruluşlarının haber yapmayarak kayıtsızlık kalınmasının da eğer etkisi oluyorsa, hesap gününde bu işin de bir vebalinin olduğunu ve basın meslek ilkelerine aykırı bu tavrınız dolayısı ile vicdani, ahlaki, sosyal ve dini anlamda sorumlu olduğunuzu da ayrıca belirtmek istiyorum.       Bu vesile ile, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının “Sivil Şehit” ve “Sivil Gazi” gibi dünyada eşi görülmemiş bir kavram furyasına yeniden yelken açmamasını, Şehit aileleri, Gaziler ile Harp ve Vazife malullerinin sorunlarını çözebilmek için harekete geçmesini gönülden arzu ediyorum. Bugün sorumluluğunu aldığınız bu camia için yaptığınız ya da yap-a-madığınız her türlü çalışmanın hesap gününde sorulacağını unutmamalısınız.    Burada oldukça manidar olması açısından yazımı “Oy Kaygısı ve Kaçınılmaz Gerçek” isimli köşe yazımdan alıntıladığım bir paragrafla bitirmek istiyorum;   “Protezini kendi parası ile almak zorunda olan ve alamayan Ordu Vazife Malulünün sorunu çözümlenirse kazanılacak oy ile kadınlarla ilgili bir çalışmaya imza atılsa kazanılacak oyun karşılaştırması yapıldığında, elbette sorumluluk bilincinden arınan bir rasyonel tercih, kadınların sorunlarını çözümleyecek ve hizmet ağırlığını da o yöne sevk edecektir. Yalnızca “oy” ve “siyasi popülarite” beklentileri ile icraatlara yön verilmesi sonucunda hizmet ağırlığı her zaman sayıca çok olan tarafa kayacak, bir nevi kısa vadede siyaset anlamında başarı yakalanmış olacaktır. Ancak Yüce Allahın hesap gününde, yapılan bu hizmetleri “Adalet” ve “hakkaniyet” bağlamında hesaba çekeceğini akıllarına bile getirmeyen bu kişiler, ne bu dünyada, ne de ahirette gerçek mutluluğu bulamayacaklardır. Şehit yetimlerinin göz yaşlarında boğulmak istemiyorsanız ve çözüm sizlerin elinde ise gelin bir yasal düzenleme ile bu sorunları çözümleyin. Unutmayın bu ülke için Şehit olan kahramanların yetimlerine iş sağlanmasının maddi külfeti, Suriye’den ülkemize gelen isyancılara ayrılan kaynaktan hiçbir zaman fazla olmayacaktır…“  
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
Oturtmuyorlar İnsanı
Oturtmuyorlar İnsanı