Allah Akıl Versin!
Hamit YILDIZ

Allah Akıl Versin!

Advert
Güney Afrika’da var olan etnik ayrımcılık ve sonrasında yaşananları incelediğinizde, Bebek Katili Öcalan’ın adeta Mandelalaştırılmasına dönük çalışmaların, hangi amaca hizmet ettiğini anlamak hiç de zor değil… Türkiye’de var olan terör sorununun çözümü için, Güney Afrika modelinden ilham almaya çalışanların, olmayan bir etnik ayrımcılığı sanki varmış gibi lanse ettirmesi ile bu ülkeye en büyük kötülüğü yaptıklarının farkında olmadıklarını düşünüyorum.   Güney Afrika’da yıllarca beyaz ırkın siyah ırka üstünlüğü savunuldu. Öyle bir noktaya geldi ki, insanlar beyazlık derecesine göre kamu haklarından yararlanabiliyorlardı. Nüfusunun %10’u beyaz ırk olan Güney Afrika’da zenginliğin %80’i halen bu beyaz ırkın elinde toplanıyor. Yıllarca gerçek bir etnik ayrımcılığın olduğu yerdir Güney Afrika… Türkiye’yi Güney Afrika ile kıyaslayanlar lütfen ellerini vicdanlarına koyarak düşünsünler.  Bir ülkede Cumhurbaşkanı bile olabilen Kürt’lere etnik ayrımcılık yapıldığını nasıl söyleyebilirsiniz? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin eşit haklara sahip olduğu ve bu hakların anayasal olarak güvence altına alındığı bir hukuk devletinde, halen olmayan bir etnik ayrımcılığı dayatmanızın nedeni nedir? Soruların arkası kesilmez ama, 27 yıllık hapis cezasının son 3 yılı ev hapsi cezasına çevrilen Mandela örneğine sığınarak,İmralı canisinin de ev hapsine konulabileceğine ilişkin söylemlere alt yapı oluşturmak isteniyorsa, boşuna uğraşıyorlar. Böyle bir ihtimal yoktur ve bunun en büyük teminatı  da Şehit aileleri ve Gaziler olacaktır… Bebek katiline ev hapsi ya da serbest bırakılması gibi bir ihtimalin asla olamayacağını bilen eli kanlı karayılan da, örgütün silah bırakması için açıkladığı 4 şarttan birisini “bölücü başının serbest bırakılması” olarak ifade etmek sureti ile asla silah bırakmayacaklarının bir nevi sinyallerini vermektedir. Yine aynı şekilde, Pkk’ya karşı etkin bir mücadeleyi sağlayan Özel Kuvvetlerimizin çekilmesi talebi de, aslında silah bırakmayı değil de, ileride yapmayı planladıkları saldırılarda önlerindeki en büyük engeli aşmaya dönük bir çalışma içinde olduklarını açıkça gözler önüne sermektedir. Diyarbakır’da nevruz kutlamalarında elinde silah teröristler hiçbir müdahale olmaksızın elini kolunu sallayarak şehre inip, bildiri okuyup geri dağa dönebiliyor… Buna karşın Balıkesir’de eylem için değil, akil insanları dinlemeye giden Şehit annesi Fikriye Evranos’a gaz bombası ile müdahale ediliyor… Diğer yandan, bir anda hız verilen ve nedeni sır gibi saklanan bir “çözüm süreci” çalışmasında, “analar ağlamasın” söylemi ile akil insanlar il il geziyorlar. Kimi “40.000 can telef oldu” diyerek, o 40.000 kişi içinde aziz Şehitlerimizin de olduğunu ve “telef” in Türk Dil Kurumu resmi internet sitesinden yapılan sorgulamasında anlamının; “Hayvanı yok etme, öldürme” olduğunu bilerek ya da bilmeyerek (!) aziz Şehitlerimize hakaret ediyor, kimi de pervasızca “Şahsi fikrim öcalan'ın serbest kalması ve halkın içinde olmasından yanayım" diyebiliyor. AKİL İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Sözcüsü Cemal Uşşak’ın sözleri de yenilir yutulur cinsten değil… Bazı söylemlerin sürece zarar verdiğinden yola çıkanUşşak, İmralı canisine Bebek katili denilmemesi gerektiğini ileri sürebiliyor. Bunlara ALLAH SİZE AKIL FİKİR VERSİN(!) demekten başka bir şey de elden gelmiyor…    Devam edecek...
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yazar İnci Aral'ı Ağırladı
Oturtmuyorlar İnsanı
Oturtmuyorlar İnsanı