Ekmek, Anadolu insanı için yalnızca bir gıda değil; alın terinin, helal kazancın ve sofradaki bereketin simgesi olarak kabul ediliyor. Yüzyıllardır sofraların baş tacı olan ekmek, fırından çıkmadan önce ustasının attığı küçük ama anlamı büyük bir dokunuşla şekilleniyor.
Fırıncı ustalarının hamuru yoğurduktan sonra fırına vermeden önce ekmeğin üzerine jiletle attığı tek çizgi, sadece pişme kolaylığı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda derin bir inanç ve kültür mirasını da yansıtıyor.
Tarihi anlatımlara göre, Orhan Gazi döneminde Hristiyan fırıncıların ekmek üzerine üç çizgi atmasının, “Teslis inancı”na gönderme yaptığı ifade ediliyor. Bu durum üzerine Orhan Gazi’nin, Müslüman fırıncıların Allah’ın birliğine işaret etmek amacıyla ekmeğe tek çizgi atmasını buyurduğu rivayet ediliyor.
Bu uygulama zamanla gelenek haline gelirken, ekmeğin üzerindeki tek çizgi; helal kazancı, emeği ve inancı temsil eden sembolik bir işaret olarak günümüze kadar ulaştı. Günümüzde pek çok kişi bu ayrıntının farkında olmasa da, her ekmekte bu kültürel miras sessizce yaşatılmaya devam ediyor.