Kocaeli’nin Kandıra açıklarında Rusya’ya seyreden iki petrol tankerinde art arda yaşanan patlamalar, Karadeniz’de olası petrol sızıntısı riskini yeniden gündeme taşıdı. Kefken’in 28 mil açıklarında meydana gelen olayda ‘KAIROS’ ve kısa süre sonra Gambiya bayraklı ‘VIRAT’ tankerlerinde patlama yaşandı. Gemilerdeki mürettebat kurtarılırken, tankerlerden birinin petrol yüklü olması endişeleri artırdı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yaptığı açıklamada, patlamaların insansız deniz araçlarının saldırısı sonucu meydana geldiğini duyurdu. Bu tankerlerin Rusya’nın yaptırımları aşmak için oluşturduğu “Gölge Filo” kapsamında olduğu bilgisi paylaşıldı.
Sızıntı Yok, Ancak Olası Tehlike Ciddi
Herhangi bir petrol sızıntısına yönelik resmi açıklama yapılmamış olsa da uzmanlara göre Karadeniz’de yaşanabilecek bir sızıntı ciddi çevresel ve ekonomik sonuçlara yol açabilir.
KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Telli Karakoç, olası bir sızıntıda uygulanacak yöntemlerin uluslararası kurallarla belirlendiğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Petrol temizleme çalışmaları oldukça zor ve maliyetlidir. En başarılı müdahalede bile dökülen petrolün sadece yüzde 20’si temizlenebilir. Açık denizde döküntü mümkün olduğunca kendi haline bırakılmalı; akıntı, güneş ve bakteriyel parçalanma kimyasal müdahaleden daha doğru bir yöntemdir.”
Karakoç, petrolün su kolonunda dağılmasının yok olduğu anlamına gelmediğini belirterek kıyılara yönelmesi durumunda ek stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Petrolün Gideceği Yön Tahmin Edilebiliyor
Aynı fakülteden Prof. Dr. Coşkun Erüz, akıntı sistemleri sayesinde petrolün hangi kıyıları tehdit edeceğinin önceden hesaplanabileceğini söyledi. Erüz, petrolün av bölgelerine ulaşması durumunda balıkçılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceğini vurguladı.
“Petrol üst yüzeyde olacağı için bariyerlerle taşınımı engellenebilir. Ancak balıkçılık bölgelerine ulaşırsa avcılığı ciddi şekilde etkiler” dedi.
Uzmanlar, şu anki bilgiler ışığında tankerlerde büyük bir hasar olmadığı için ekolojik riskin düşük göründüğünü ancak yangındaki hava kirliliğinin daha etkili olabileceğini ifade etti.



