ManşetRöportaj

Pazar Söyleşileri

Zafer ÇOBAN – GÜNDOĞUMU Gazetesi – İSTANBUL

Yılın söyleşisi Gündoğumu Gazetesinde. Gümüşhane’nin en saygın sivil toplum kuruluşu olan Gümüşhane Sanayi ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yalçın, Pazar Söyleşilerinin konuğu oldu. Sadece Gündoğumu Gazetesinin yöneltebileceği cesur sorulara eğip bükmeden ve samimi bir şekilde yanıtlar veren Yalçın, satır aralarına önemli tespitler bıraktı, gelecek günlere değin önemli mesajlar verdi. Yalçın, söyleşi sonunda mesajını, ‘Çok çalışalım çok üretelim’ şeklinde iletti.
İşte, günlerce konuşulacak söyleşinin satırbaşları…

1) Gümüşhane’nin en saygın ve köklü sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi olan Gümüşhane Sanayici ve İşadamları Derneği’nden (GÜSİAD) söz eder misiniz?

Güsiad, 1994 yılında Kurucu Onursal Başkanımız sayın Aydın Doğan ve 40 kurucu üyenin girişimiyle kurulmuştur, esas amacı; Gümüşhaneli sanayici ve iş insanlarının birbirleriyle güçlü iletişimi ile oluşturulacak sinerji sayesinde, Gümüşhane ve Gümüşhane’li hemşerilerimize ekonomik, sosyo – kültürel ve eğitim alanlarında gerçekleştirilecek faaliyetlerle yerele, bölgeye ve ulusal anlamda topluma değer üretmek olmuştur. Genel Merkezi İstanbul olan derneğimizin, Gümüşhane’de şube başkanlığı Sayın Murat Akçay ile, ayrıca İzmir Murat Koç, Bursa Fatih Köse, Kocaeli Volkan Şenel, Konya Hasan Kulaksız, Trabzon’da Gökhan Kömürcüoğlu olmak üzere il bazında temsilciliklerimiz bulunmaktadır.

2) GÜSİAD’ın organizasyon yapısından biraz söz edebilirmisiniz?

Öncelikle çalışma ve etki alanımızı genişletmek için iş dünyasının eko sisteminin tamamlayıcı alanlarını genişlettik. Şöyle ki, kurucu üyelerimiz içinde mühendis – mimarlar vardı. 2005 yılında kurucu başkanı olduğum Türkiye’nin sayıları 750’yi bulan, yerel de en büyük mühendis ve mimarlar grubu olan Gümüşhaneli Mühendisler Platformu -GÜMÜP’ü resmi olarak GÜSİAD bünyesine aldık. Ana amacı mühendislik deneyim ve yeteneklerinin gelişimi ve proje üretimi olan o dönem başkanı Yüksel Hamzaoğlu şimdilerde Hasan Pezük olan GÜMÜP, bu girişimle GÜSİAD bünyesinde çok güzel etkinlikler gerçekleştirdi.

Yine, Güsiad kurucularından ve halen bünyemizde hukukçu üyelerimiz vardı. Onlarca çalışanı olan hukuk ofislerimiz var. Bu özgün işletmeler aynı zamanda iş dünyasına hizmet ediyorlar, bu gözlemden hareketle Av. Süleyman Aydın başkanlığında Gümüşhaneli Hukukçular Platformunu kurduk. Bugün sayıları 150’yi geçen üye sayısı ile hem birbirleriyle iletişim kuruyor, hem de hemşeri iş insanlarımızın çalışma alanlarında hukuk konusunda destek oluyorlar. Bunun yanında hukukta okuyan öğrencilerimize staj desteği sağlıyor, koçluk yapıyorlar, iş imkânları sağlıyorlar.
Kurucu üyelerimiz içinde hekimler vardı. Tıp Merkezi ve klinik boyutunda iş alanları olan doktor ve diş hekimlerimiz vardı. Bu boyutuyla hekimler de iş dünyamızın ana unsurlarından biriydi. Bu sebeple Gümüşhaneli Hekimler Platformunu Prof. Dr. Özkan Ateş hocamızın başkanlığında kurduk. Bugün sayıları 140 civarında Türkiye’nin dört bir yanında Gümüşhaneli Hekimlerimiz bu oluşumla birbirleriyle iletişim kuruyor, Gümüşhane’li olup tıp fakültesinde okuyan öğrencilerimize destek oluyor, ülkemizin sağlık konularında politikalarına dönük toplum düzeyinde kamuoyuna dönük etkinlikler yapıyorlar.
Öte yandan, işletmelerimizin daha güçlü şekilde yol almalarını sağlayacak bilim desteğine ihtiyacımız vardı. Yine kurucularımız içinde akademisyen olmaları sebebiyle Gümüşhaneli Akademisyenler Platformu – GAP’ı Güsiad bünyesinde resmileştirdik. 2007 de GÜMÜP sonrası muhtelif toplantılarla bir araya getirdiğimiz bu yapı, Ankara merkezli kıymetli hocalarımızla oluşan ağımızı genişleterek yine Türkiye’nin dört bir yanında doktora, doçent ve profesör olmak üzere sayıları 170 i bulan hemşeri akademisyenlerimizi 24 Kasım öğretmeler gününde Prof. Dr. Cemal Işık hocamızın başkanlığında kurduk.

Güsiad’ın kuruluşundan bu yana emek vermiş, üye işletmelerimizde ikinci nesil olan Genç Güsiad’ımızı kurduk. Yener Beyaz başkanlığında kurduğumuz Genç Güsiad aynı zamanda gelecekte Güsiad yönetimlerimizde ve kurullarımızda görev almak suretiyle kurumsal sürdürülebilirliğimizi güçlendirecek önemli bir oluşum gerçekleştirdik.

Son olarak, mezun olduklarında her biri iş dünyasına çalışma alanına geçen, yarınlarımızın sahipleri gençlerimiz üniversitelerde okuyan öğrencilerimize kucak açtık. Gümüşhaneli Üniversite Öğrenciler Platformu olan GÜNÖP ü oluşturduk. Güsiad’ın kapılarını açtık. Bu gençlerimiz, kendi aralarında iletişim kuruyor, birbirlerine yardımcı oluyor, ortak projelerde çalışıyorlar ve hakikaten parmakla gösterilecek çabalar ortaya koyuyorlar.

Aslında her biri kendi içinde bir oluşturduğu ağ yapısı ile iş dünyasının entelektüel sermayesi olan nitelikli insan kaynaklarımızı bir araya getirdik. Her birinin Güsiad’a sayamayacağımız yüzlerce katkısı olmuştur. Organizasyonların en değerli varlığı insandır. Kalpleri doğduğu yer için atan, Gümüşhane’nin gelişimi ile bölgenin gelişimi, bölgelerin gelişimi ise ülkenin gelişimidir gözüyle bakan anlayışımızla yerelin gelişimini önemseyen anlayışımızla böyle çalışan dinamik bir ağ yapısı aslında ülkemiz için değer üreten büyük bir yapıya dönüşmüştür. Bu yöneyle baktığımızda, bu uygulama güçlü bir yerel gelişim modelidir. Bu oluşumlarla Güsiad, kuruluş misyonuna direk ve dolaylı hizmet eden büyük yapıya ev sahipliği yapmaktadır.

3) Görev tarafınıza tevdii edildiği günden bugüne neler yaptınız? Güsiad’ın hedefleri nelerdir?
Yukarıda adı geçen organizasyon yapısındaki gelişimi yapılandırarak, Güsiad’ın etki alanını genişlettik. Bununla birlikte, üniversite Sanayi işbirliğini önemsedik. Gümüşhane Üniversitesi ile ortak faaliyetler ürettik. İstanbul’da, Ankara’da 4-5 kez bir araya geldik. Üniversite Sanayi İşbirliği programları yaptık. Gümüşhane Üniversitesi Vakfı kurulması sürecine iş dünyasının organize gücüyle önemli katkılar sağladık, vakfın kurucu mütevelli üyeleriyiz. Bu süreçte Rektör Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek hocamıza ve kıymetli ekibine çabalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bir teşekkürü de başkanlık görevini kendisinden aldığımız, en az 25 yılını Güsiad’a hizmetle geçirmiş bugün de, Gümüşhane Üniversitesi Kalkındırma Vakfımızın başkanlığını yürüten, aynı zamanda onursal başkanlığımızı yürüten Prof. Dr. Kenan Aydın hocamıza yapmak isteriz.
Güsiad’ın kuruluşundan beri iş dünyasına, kuruluş amaçları ile örtüşen çok değerli hizmetleri olmuştur. Bunların en büyüğü bugün 250 yatak kapasiteli ve 4 yıldızlı otel konforunda Üniversite Öğrenci yurdu olmuştur. Bunun dışında iş dünyasında fırsat alanlara dönük rutin toplantılarımız, üye ziyaretlerimiz, ürün hizmet alanındaki yatırım programları koordinasyon toplantıları, başta enerji olmak üzere birçok başlıkta çalışmalarımız, araştırmalarımız, iş alanı ile yatırımcı buluşturma programlarımız, üniversitelerimizde eğitim programları, iş dünyasını ilgilendiren yasal yönetmeliklerdeki değişimler ve yeni uygulamalara ilişkin bilgilendirmeler, akademisyenlerin araştırmalarına, öğrencilerimize burs desteklerimiz ana hizmet alanlarımız olmuştur.
Güsiad’ın ana hedeflerinde, iş dünyasının diğer dernek ve birlikleri, meslek odaları ve iş kümeleri ile bilimsel destekli iş programları ile kuruluş amaçlarına katkı sağlayan, değer üreten etkili bir sivil toplum kuruluş olmak vardır. Bu doğrultuda, iş dünyası büyük çevriminde, gurbette yaşayanların da bulundukları yerlerdeki iş imkânları konularında aydınlatıcı ve destekleyici çabaları artırmaya çalışıyoruz. Ama en önemlisi, girişimcileri motive ederek, onlara destek sağlayarak, Gümüşhane’nin gelişimine dönük iş alanlarındaki çalışmaları desteklemek, katkı sağlamak ve güç vermektir. Nitekim Güsiad’ın bu konuda kalıcı çok güçlü eserleri bulunmaktadır. Başta kurucu başkanımız Aydın Doğan beyin, Gümüşhane’de Çağrı Merkezi, Spor Salonları, Öğrenci Yurdu, Okul, Sema Doğan Parkı, Kelkit’te Meslek Yüksek Okulu, Organik Tarım, merkez ve muhtelif ilçelerimizde okullar başta olmak üzere onlarca yatırımı bulunmaktadır. Yine, Güsiad üyelerimizden Şiran’da MYO, Hastane, Öğretmenevi, yurt, lojman, meslek liseleri, Köse’de MYO, yine kurucu üyelerimiz iş adamlarımızdan Torul ve Kürtün’de MYO ve diğer okullara dönük binalar başta olmak üzere yatırımları olmuştur. Bu çabalarımız yine kesintisiz devam edecektir.

Bunun yanında, her yıl öğrencilerimize devam eden burs programlarımız var. Her yıl ortalama 150 – 200 öğrencimize burs desteği sağlıyoruz. Ramazan yardımlarımız, diğer zamanlarda muhtelif okullarımıza yaptığımız yardım ve desteklerimiz ekonomik gücümüz ölçeğinde devam etmektedir.
Güsiad olarak, yine başta enerji alanları olmak üzere sağlık, hukuk, farklı başlıklarda onlarca panel ve seminerlerimiz olmuştur.

4) Sayın Başkan Gümüşhane’de size göre öncelikli olarak çözümlenmesi gerekli sorunlar nelerdir?

Gümüşhane, yerel ve coğrafi şartları itibarı ile daha çok kültür turizm, tarım ve tarıma bağlı, yerel ürünlerin üretim alanlarının genişletilmesi ve üniversitesiyle eğitim şehri olması bakımından bu alanlara dönük çalışmalar yapmak gerekiyor.

Gümüşhane’nin en büyük sorunlarından bir tanesi kentin yerleşim sorunudur. Bu durum biraz coğrafi şartlardan kaynaklansa da, Kelkit – Köse – Şiran gibi arazi düz yerlere doğru şehri kaydırmak gerekir diye düşünüyorum. Zira kent biliminde fiziksel alanların kişi başı metrekare, kişi başı yeşil alan gibi bilimsel ölçütler var. Gümüşhane merkez bu sayıları aşmış, buna bağlı olarak kent içi trafik sorun olmaya başlamıştır. Dolayısı ile kentin geleceğini önümüzdeki 25 – 50 yılları planlayarak yapmak gerekiyor. Ayrıca havaalanının Köse’ye yapılmasıyla o bölgenin gelişimini de desteklemek gerekiyor. Bunun yanında girişimcilik okulları ya da mevcut okullarda bu konuda çalışmalar katkı sağlayacaktır.
Turizm alanında ise, Süleymaniye Kayak ve Turizm Merkezi bence en önemli konuların başında gelmektedir. Bu konuda valimiz son aşamada projeyi güzel bir noktaya getirdiler. Belediyemizin de katkısı ile Süleymaniye Mahallesinin Ankara Beypazarı, Eskişehir Odun Pazarı, Safranbolu örneklerinde olduğu gibi, burayı da ihya edecek girişimler yapılmalıdır. Güsiad bu konuda üretilecek her türlü çalışmayı desteklemekte ve bizzat gayret etmektedir. Öte yandan, Artabel Gölleri başta olmak üzere dağ turizmi potansiyellerimizin gelişimine odaklanmalıyız diye düşünüyorum. Pestil Köme gibi en az yüzyıllık yerel ürünümüz olan bu altın bileziğimizi, ürün çeşitliliği ile güçlendirip, başta ihracat olmak üzere çok büyük pazarları olan endüstriyel tesis projelerini değerlendirebiliriz.

Bunun yanı sıra, Zigana; Torul’un, Kadırga Yaylası Özkürtün’ün ilçe sınırlarında bulunuyor. Bu mevkiiler Türkiye’de turizmde marka konumdadırlar. Bu bölgeler için yayla turizmini yapısal geliştirmelerle destekleyip, Limni Gölü projesi gibi potansiyeli olan yerleri de çoğaltmalıyız. Bu arada 2. Limni Gölü yine Torul sınırlarında olup, burasını da bir an önce ihya etmeliyiz.

5) Göç sorununa nasıl bakıyorsunuz?

Göç, Gümüşhane’nin doğal kaderidir. Göçü önleyemeyiz. Hatta önlemeye de gerek olmadığını düşünüyorum. Zira Gümüşhane’nin yerelde tüm ilçeleriyle nüfusu 140 bin civarında. Buna karşılık ülke genelinde bu nüfusun iki katından daha fazla dışarıda var. Böyle bir nüfusun üçte birini dahi kaldırabilecek şehir merkezi ve ilçelerde bırakın alt yapıyı fiziksel alan dahi yok. Bu yüzden, geriye göç yerine Gümüşhane’ye beyin gücümüzün desteği çok daha önemli. Bugün dünyanın dört bir yanında ilimizden çıkmış bilim insanı, iş adamı girişimciler var. Nasa’da bilim insanımız var. Neva Çiftçioğlu. Silikon Vadisi’nde yazılım mühendislerimiz var. Almanya da sanayicilerimiz var. Fransa’da yatırımcılarımız var. O ülkelere göçmüşlerin bilgi, finans ve iş zekası gücünü kullanmaya hızlandırmalı ve planlamalıyız. Bunu da karşılıklı motivasyonla, sosyal programlarla çözebiliriz.

6) Yıllardır tartışılan demiryolu konusunda Gümüşhane’de yeteri kadar birliktelik gösterebildi mi? Sesini duyurabildik mi?

Doğrusu bu bir devlet projesidir. Devletin bu tip yatırımlarında Gümüşhane yereline yapılabilecek alanlar, Gümüşhane’den seçilmiş milletvekillerimiz yerel yöneticilerimiz üstlenir. Bizler bu desteğin sesli temsilciğini STK’lar olarak yapmaya çalışıyoruz. Nitekim, demiryolu konusunda hem şahsen hem de kurumsal olarak çok kez çabalar gösterdik. Harşıt Demiryolu Platformu kurdum, TV programları yaptım. Bizim rolümüz, toplumsal bilinçlendirme ve farkındalık yaratma olur ki, ziyadesiyle yapmışızdır, hala da yapmaya devam ediyoruz. Gümüşhane’liler, demiryolu projesini en az 20 yıldır gündemde tutuyorlar. Bunda ötesi, siyasilerimizin sürükleyici çabalarına bağlıdır. Bunu da kamuoyu takdir edecektir.
Ama projenin içeriği itibarı ile Gümüşhane’den geçecek demiryolunun Gümüşhane’yi ihya etmesinden ziyade bölgenin gelişmesi açısından önemini unutmamalı. Demiryolu yapılınca yüzlerce yatırımcı Gümüşhane’ye akmayacak. Ancak buraya yapılacak demiryolu yatırımı, güneye doğru en ekonomik hat, Erzincan – Gümüşhane – Giresun hattı aynı zamanda Giresun Limanı bağlantısı olan en ekonomik en stratejik güzergâhtır. Bunun yanında Trabzon – Gümüşhane – Erzincan hattı da, paralelinde yapıldığında bölgenin gelişimini hızlandıracaktır. Ya da en azından birinin gerçekleşmesi gerekiyor. Dolayısı ile, bunlar ya da bunlardan biri, Gümüşhane’linin talebinden ziyade devlet politikasının en doğal en akılcı en bölge için ekonomik olanıdır. Belki, birileri garipseyecek ama devlet yetkilileri buyursun gelsin desin ki, biz bu güzergâhtan demiryolu geçireceğiz, bu alanlarda yapılacak hat yapımı programını vatandaşlara izah edelim, ikna edelim çalışmalara hemen başlayalım. Özetle halkta, üniversitede, STK’lar da bu konuda yapacaklarının en iyisini yapmıştır. Şimdi sıra devletin yetkili iradenin çalışma alanında olup, sabırla bekleyeceğiz.

7) Gümüşhane’nin olmazsa olmazı tarım ve hayvancılık hatta turizm konusunda neler düşünüyorsunuz?

Endemik bitkiler Gümüşhane doğasının uçsuz bucaksız varlığıdır. Farmolokolijik girişimler bu konuyu geliştirebilir, bu başlık bir fırsat alanıdır.

Turizm konusunda ise, Zigana’yı daha güçlü pazarlamalıdır zira bölgenin en eski kayak merkezidir. Süleymaniye’nin ihyası ise turizme büyük katkı sağlayacaktır. Pandemi turizmi çok balta vurdu ancak, etkisi geçince Santa Antik Kent, Karaca, Tomara Şelalesi Milli Parkı, Artabel Gölleri Milli Parkı, Limni Gölü, Kadırga Yaylası, Köse Havaalanında Kapadokya örnekli Balon Turizmi müthiş potansiyellerimiz olabilir.

Profesyonel hayvancılık ve besicilikte Gümüşhane’de muazzam potansiyel vardır. Ancak özel ırklar üzerine çalışmalar yapılabilir. Zira verimi yüksek hayvancılık daha cazip yatırım olacaktır.

8) Siz aynı zamanda İBB nezdinde bir bürokrat aynı zamanda bir işinsanı olarak yatırım deyince ne düşünüyorsunuz? Gümüşhaneliler bu konuda şehre karşı vefalı mıdır? Yeteri ilgili gösteriyorlar mı?

Gümüşhane, ekonomik yapısı ile geçmişten gelen zayıf bir yapıya sahiptir. Zira il bazında GSMH en düşük illerden biridir. Ben bu konuda coğrafyanın bir kader olduğuna inanıyorum. Gümüşhane bir Adana gibi tarım endüstrisi yapacak alana sahip değildi, bu sebeple çok göç vermiş. Gurbettekilerin ekonomileri de yeni yeni güçlenmeye başladı. Şimdiye kadar yapabilecekler de epeyce yapılmıştır. Yine yapılmalıdır, daha çok yapılmalıdır. Ancak Gümüşhane’liler memleketlerine vefalıdırlar. Öyle duyarsız, ilgisiz gibi bir durum söz konusu değildir. Öte yandan, herkes gurbette kazandıklarını, işini yine gurbette sürdürecek, yatırımı oralarda yapacak, büyütecek gibi. Ancak motive edilişi yerele ekonomik katkı sağlayacaktır. Bu motivasyonu bireyler kendi kendine üretir, bazen dış kaynaklı yapılar yani STK’lar güç verir. Bizler bunu yapmaya çalışıyoruz.

9) Sayın Yalçın derneğinizin de uzun yıllardır öncülük ettiği Süleymaniye projesine dönük olarak kat edilen ciddi eylem planının sonuç kısmına nasıl bakıyorsunuz?

Yukarıdaki açıklamam da ifade ettim bugün geldiğimiz nokta sonucun şekillenmesi açısından iyi bir noktadır. Sayın Valimiz, Süleymaniye’ye kurulacak teleferik sistemini getirmişler, 2022’de kayak fiilen başlayacak dediler. Bu noktaya yapacak yatırımlarda bir şirket kurulması beklentisi vardır. Önümüzdeki günlerde bu konuda motive ettiğimiz iş insanlarımızdan bir grupla bu konuda program yaptık, Gümüşhane’ye yapacağımız ziyaretle bu konuları yerinde daha sağlıklı değerlendireceğiz. Tabii, Güsiad bir STK’dır. Görev ve çalışma alanı bu konuya mevcut üyelerini ikna etmeye, motive etmeye yanında olmaya çalışır. Bunun dışındaki konular ekonomik analiz, fizibilite ve diğer hususlar belirleyicidir. Önümüzdeki günlerde, Süleymaniye konusunda daha güzel gelişmeler olacağını düşünüyorum.

10) Ulaşım konusuna değinmiş iken bir tarafta demiryolu tartışmaları diğer taraftan yakında olmasa bile hizmete girecek olan havalimanı ve aynı zamanda dev yatırım projesi Yeni Zigana Tüneli! Gümüşhane için kimi tartışmalar gereksinim yok şeklinde görüş bildirirken kimi tartışmalar da gereklidir diyor. Siz, neler düşünüyorsunuz?

Yeni Zigana tüneli şüphesiz büyük katkı sağlayacaktır. Bu büyük bir devlet yatırımıdır. Ulaşımı kolaylaştıracaktır. Görünen görünmeyen birçok faydasının yanında Gümüş haneye olan katkılarını zaman içerisinde yaşayarak gözlemleyeceğiz. Ancak şunu söylemeliyim ulaşım; iş yatırımları ve turizm başta olmak üzere birçok alanın gelişimini destekleyen bir başlık. Zigana’nın yeni tüneli, havaalanı ve demiryolu ilimizin ve bölgemizin gelişimini destekleyecek yatırımlardır. Bence bu yatırımların gerekliliğini tartışmak bile gereksiz. Gelişmiş ülkelerde demiryolu ülkelerin en gelişmiş ağ yapılarına sahip. Yine gelecekte hava otobüsleri yaşamımıza girecek. Sonra, her uçak 500 kişilik değil, daha 80 – 100 kişilik yolcu uçakları da var. Havaalanı sadece Gümüşhane için değil, Bayburt’la birlikte kullanılacak, Bayburt’a da 10 dakika mesafededir.

11) Elbette yerel basın? Sayın Yalçın, Gümüşhane bu anlamda güçlü mü?

Basın yerelin, ülkenin gelişiminin turnusoludur. Bir yeri, ili, bölgeyi hatta ülkeyi gezmeden basınına, medyasına bakarak bir fikir oluşturabilirsiniz. Bu bakımdan aynı zamanda amatör düzeyde de olsa gazetecilik ve TV de program yapım – sunum yapmış biri olarak, basını önemsiyorum. Gümüşhane’nin hem yerelde hem gurbette basını zayıf. Çok güçlü kalemlerimiz habercilerimiz ve basın mensuplarımız var. Ancak, ekonomik anlamda bu konuda zayıfız. Bugün dijitalleşme bu konuyu biraz daha farklı boyuta taşıdı. Belki 20 – 25 yıl sonraki gelecekte yazılı basın nereye doğru evrilecek bilemiyorum ama şüphesiz Gümüşhaneliler yerel basına güç vermeliler. Yerel TV konusunda Gümüşhane Üniversitesi ile yakın zamanda ortak çalışmalar üretmeyi planlıyoruz.

12) Olmazsa olmaz Gümüşhanesporumuz ve elbette bunun yanı sıra 1954 Kelkit Belediyespor ve Şiran Akademispor? Bir kaç cümle de olsa söz etmek ister misiniz?

Öncelikle sporun üst lig mevzusu gündeme gelince, konuyu bence spor ekonomisi ölçeğinde değerlendirmek gerekiyor. Ben spor alanında deneyimli bir yorumcu değilim. Ancak, sporun başarısında spor ekonomisini çok önemli görüyorum. Şehir ekonomimiz, çok büyük kulüpler oluşturabilecek yapıya sahip değil. Ben de, Barcelona’nın birinci lige çıkmış Gümüşhane’ye maça gelişini arzularım, ancak bizler sporda yapabileceklerimizin en, en iyisine odaklanmalıyız. Gümüşhanespor, Belediye Başkanımız Sayın Ercan Çimen tarafından şirketleşmiş olup, gerçekten başarılı ve yerinde bir çalışma olmuştur. Bu sebeple daha da başarılı olacağına inanıyorum. Beklentim, takımlarımızı, ilimizin topyekûn sahiplenmesidir. Gümüşstore konusunu önemsiyorum. Her kulüp kendi spor mağazasını oluştursun. Büyük bütçeli kulüpler yerine her kulüp, kendi ekonomik yapısı ölçeğinde gelişen ve yol alan kulüplerimiz olsun isterim. Kulüpler borçlanmamalı, sürekli ve düzenli geliri olmayan kulüpler, hem emek verenlere hem de il dışından olumsuz eleştirilere sosyal rahatsızlık veriyor.
Ancak çok önemsediğim bir konuyu paylaşmak isterim. Gümüşhane’ye bir olimpiyat okulu açılması suretiyle kayak, güreş, jimnastik, halter, eskrim, okçuluk gibi dünya çapında sporcu yetiştirebiliriz. Bu daha ekonomik, etkisi daha güçlüdür. Naim Süleymanoğlu gibi, hatta merhum kayakçımız Muzaffer Demirhan gibi.
Şiran Akademi spor beni de üye yaptı. Başarılı sonuçlar alıyor. Kelkit Belediye Spor’da oldukça başarılı gidiyor. İlçe takımlarımıza da başarılar diliyorum.

Bir önerimi daha paylaşmak istiyorum. Devlet il bazında spora destek vermeli. Her ilçede kulüp olmalı ve ilçeler arası maçlar olmalı. Ya da bölge takımları. Van takımının Tekirdağ maçlarına gelmesi zor. Ama komşu illeriyle yapabilir. Takımlar için SGK muafiyeti getirilmeli. 25 kişilik kulüp oyuncularına asgari ücret verilmeli. Büyük illerde yeni takımlar kurulmak yerine federasyon bölgelerden takımlar çıkarmayı zorlamalı. Mesela 1. Ligde İstanbul’da Bahçeşehir, Kasımpaşa olacağına Karsspor, Muşspor, Gümüşhanespor, Şırnakspor 1. Lige çıkmalı. Ülke olarak sporun kaynaştırmışlığının hazzını yaşamalıyız. Spor, en güzel iç barıştır.

13) Sayın başkan gazetemiz yazarları da bir kaç kez bu konuyu gündeme taşıdı ve sizinle de paylaşmak isteriz. Son dönemde ciddi bütçesi ve elde ettiği başarılarla Gümüşhane Üniversitesinde bir konservatuvarın şehrin bilgi ve birikimi kültürel zenginliği açısından olmalıdır görüşünü paylaşıyoruz? Bu örnekten yola çıkarak eğitim ve Gümüşhane anlamında elbette söyleyecekleriniz olmalıdır?!

Gümüşhane Üniversitemizin gelişim çizgisini beğeniyor, takdir ediyorum. Rektör hocamız hakikaten çok gayret ediyor. Gümüşhane’nin kültür ve sanat konusunda gelişimini çok önemli buluyoruz. Üniversitemizin bu konuya katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu konudaki önerinize katılıyorum. Müziğe ilgili gençlerimizi artırmalıyız. Batıda ilkokulda ya resim ya müzik ya da tarıma dayalı çabaları küçük yaşta zorluyorlar. Bu ülkesel ve gelişim ilkeselliği bakımından önemli. Katılıyorum, bunu rektör hocamızla ve benim de yönetim kurulu üyesi olduğum üniversitemizin vakfı ile değerlendirelim.

14) Genç ve başarılı bir yönetici olarak Gümüşhane Gençliğini nasıl gözlemliyorsunuz? Bir tarafta GÜNOP, GÜMÜP, Gümüşhaneli Hekimler Platformu, GİYAD, diğer tarafta şehir merkezinde sıkışan bir gençlik, sizce Gümüşhane Gençliği ne istiyor?

Pandemi, yapabileceklerimizi zorlasa da ben gençliğimizden çok ümitliyim. Biz gençliğimize daha güçlü sahip çıkmak adına üniversiteli öğrenciler platformunu kurduk. Hem kurumsal hem de bireysel çok destek veriyorum. Bu arada doktoranın son aşamalarına gelmiş aynı zamanda bir öğrenciyim. Ben, Gümüşhanelin klasik hemşericilik anlayışından ziyade yereli geliştiren, bilgi toplumu oluşumunu önemseyen anlayıştaki seyrindeyim. Bu seyirde en önemli kuvvetimiz gençliğimizdir. Onları anlamaya çalışmak, çabalarının yanında olmak, gelişimlerini desteklemek benim hayat boyu misyonum olmuştur. 3 çocuk babası olarak bu konuda empatimde güçlüdür. Gençlik, önü açılsın, anlaşılsın istiyor. Gerilimsiz, çatışmasız toplum istiyor, destek istiyor, gelecekten ümitli olmak istiyor, ama çokta işlerine karışılmasın istiyor. Destek vermekle herşeyine karışmak arasındaki ince çizgiyi iyi ayarlamamız gerekiyor. Yarınlarımızın anneleri, kız çocuklarımıza gençlerimize biraz daha ilgi göstermeliyiz. Gümüşhane STK’larında kadın yönetici sayısı çok az. Biz Güsiad olarak bu konuda özel çabalar gösteriyoruz. Ama yetmez, tüm STK’lara çağrım, kadın yöneticilere destek verelim, değer verelim, onları yetkili kurullarda değerlendirelim. Biz bu dünyayı Hz. Âdem’den ve Havva anamızdan kadın ve erkek olarak aldık. Hayatın her alandaki yükünü birlikte omuzlamalıyız.

15) Siz konumunuz itibarıyla siyaset sözcüğüne mesafeli olduğunuzu gerek temsil ettiğiniz STK, gerekse şehir adına daima söz ediyor, dile getiriyorsunuz? Siyaset Gümüşhane’ye ne kadar yakın ya da siyaset deyince şehir hak ettiği hizmetleri alabildi mi?

Öncelikle siyaset amaç değil, herkese için birbirini daha iyi anlamaya, yereli ve ülkeyi geliştirme aracı olarak görülmesini bekliyorum. Ayıran, ayrıştıran, sürekli tartıştıran birbirinden soğutan, gerilim üreten, dostlukları azaltan hatta iletişimi zayıflatan bir yapıdan, toplumun kucaklayıcılığına ev sahipliği yapan, muhataplarını rakip olarak değil, birlikte omuz omuza vererek ülke lehine nasıl sonuçlar üretebiliriz konusunda sorgulatan bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Bakın, biz bunu görebilir miyiz bilemiyorum ama gençlik gelecekte siyaseti ve siyasi partileri böyle yapılandıracak. Babaları siyasi tartışmaları en üst seviyede yapan, birbirini hasım ilan edenlerin çocukları aynı parkta yan yana oyun oynuyor. Bunu unutmayalım. Siyaseti bilinçlendirmek, işi sadece ülke gelişimine hizmet eden boyutta bir görev olarak görmeli. Siyaset bir meslek değildir. Siyaset, kendini yeterli gördüğü konularda vakti ve enerjisini ayırabildiği ölçüde süreli millete hizmet alanıdır. Siyaset geçim alanı değildir. Eğer birileri ömür boyu siyaset yapıyor ve siyasetten kopamıyorsa, işini, gelirini ve sosyal kariyerini de siyasete borçludur. Bana göre bu sağlıklı bir bakış açısı değildir. Böyle olunca, ben olayım başkaları olmasın anlamına gelir. Yerelimizde 3 yabancı dilli, bilimin zirvesinde, ulusal ve uluslararası mega projeleriyle süper zekalı yetkin niteliklerimiz var. Gelişmiş ülkelerde deneyimlenmiş, uluslararası finans, ekonomi, sanayi alanında yetişmiş ülkemiz için ölçemeyeceğimiz büyüklükte katkı sağlayacak siyasetin kitabını güncellenmiş bilim alanına yazacak yeteneklerimiz var. Nerde bunlar?
Aramızda, orada burada. Yer açmalı. Bugün Amerika’da 4 üniversiteli kafadar girişimcilikleriyle Türkiye’nin milli geliri büyüklüğünde ekonomi üretecek girişimler ortaya koyabiliyorlar. Geleceğe yatırım yapmalı. Genç- girişimci siyasilere alan açmalı. Partiler kurulur, yaşar geçer göçer. Bize önümüzdeki 25-50 yılın geleceğini tekno -politik oyun kurucuları lazım. Bugün bırakın 20 sini, 10 yıl, 5 yıl sonranın, makro boyuttaki planlarımızı göremiyoruz. Bugün bu ülkenin, sağ-sol gibi siyasal yapılarının tamamen rafa kalkması gerektiğini, bilimin, ilimin ışığında kentlerini iyi planlayabilecek kent bilimi eğitimi almış tüm etkin dinamiklerle takım olabilecek yerel yöneticilere, endüstriyel eko sisteme projeler üretecek, yereli, bölgeyi yüksek nitelikteki iş planlarıyla güçlendirecek nitelikli – donanımlı siyasilere ihtiyaç var. Gümüşhane yerelde hak ettiğini aldı mı? Sorusuna, sanırım her şeyi aldık demek mümkün değil. Alacağımız çok. Nitelikli insan kaynağımızı bir araya getirerek değer üretme kültürümüz çok zayıf. Bunu geliştirmeliyiz. Seçilen her siyasetçiye de rozetsiz çalışmalarını tavsiye ediyorum. Merhum Turgut Özal kültürü, yaşayan çınarımız Mahmut Oltan Sungurlu’nun iletişim tarzı gibi.

16) Bir mesajınız var mı Sayın Başkan!

Pandemi sürecinde herkese önce sağlık diliyorum.

Çok çalışalım, çok üretelim, var olan her şeyin insanlık için sadece bir araç olduğunu unutmayalım. İlişkilerimizi gözden geçirelim. Yunusu, Mevlana’yı kitaplarda bırakmayalım. Dostluğu, barışı kardeşlik ve gönül hukukumuzu, yerel ve ulusalda sağlıklı iletişimle güçlü kılalım, iç barışa katkı sağlayalım.

Ben Güsiad’ımıza emek veren kurucu üyelerimize, yetkili kurullarımıza, şube ve temsilciklerimizde değer üreten tüm takım arkadaşlarımıza, teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca, Gündoğumu gazetesine 15. Yıldönümünde başarılar diliyorum. Bana da bu fırsatı verdikleri için başta Gündoğumu’nun kurucusu Sayın Veli Yılmaz’a ve ekibine başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı