Manşet

Prof. Tatlıoğlu’ndan Beş Başlıkta Kriz Çözümü

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu TBMM’de Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan Kovid – 19 salgınının ekonomiye etkilerini değerlendirdiği basın toplantısı düzenledi.

Covid – 19’da 30. Gün
Tatlıoğlu “1 Aralık 2019’da Wuhan’da ortaya çıkan Kovid-19, 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın ilan edildi. Virüs, bugün itibariyle 1,5 milyon kişiyi enfekte etti. 90 bin kişinin ölümüne neden oldu.
Türkiye’de ise ilk vakanın tespit edildiği 10 Mart’ı 11 Mart’ta bağlayan gece Sağlık Bakanı tarafından açıklandı.
Bugün itibariyle Türkiye’nin Kovid-19 ile mücadelesi 30 günü doldurmuş bulunmaktadır. 42282 vaka sonucu 908 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.” dedi.

Türkiye, Acilen Nisan Ayı İçinde Bir Strateji Ortaya Koymalı, Bütüncül Bir Program Yapmalıdır
Kovid-19’un neden olduğu ilk ölüm 9 Ocak 2020’de Çin’de gerçekleşmiştir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin bu salgına karşı bir yol haritası, strateji ortaya koyması adına yeterli vakte sahip olduğu ortadadır, diyen Tatlıoğlu, İYİ Parti olarak, 30 Ocak’ta vermiş olduğumuz önergede, Türkiye’nin salgına karşı alacağı önlemleri bir araştırma komisyonu kurarak görüşmesi gerektiğini kamuoyuna ilan ettiklerini belirtti.
Tatlıoğlu, “Kriz henüz gelip kapımızı çalmadan, alacağımız tedbirlerle hasarı minimize etmek mümkün idi. Fakat, bugünden bakıldığında, ne yazık ki hükümetin halen daha salgın ve salgının etkileri ile mücadele etmek için bir bütüncül, kapsamlı bir strateji ortaya koyamadığını görüyoruz.” İfadelerini kullandı.
Tatlıoğlu, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mart’taki açıklamasından dün maskelerin PTT’den mi yoksa eczanelerden mi dağıtılacak tartışmasına baktığımızda, hükümetin ciddi anlamda ortak akıldan uzak bir karar alma mekanizması oluşturduğunu, tedbirleri parça parça eksik aldığını, sarayla saha arasında ciddi bir farkın olduğunu görmekteyiz.” diye konuştu.

Yeni Makro Hedefler ve Yeni Bir Ekonomik Program Ortaya Konulmalı
Dünyanın koronavirüs meselesini bir program dahilinde ele aldığını aktaran Tatlıoğlu, “Türkiye, acilen nisan ayı içinde bir strateji ortaya koymalı, bütüncül bir program yapmalıdır. Bu program öngörülen para politikalarını, düşünülen maliye politikalarını içermeli ve 2020 bütçesinde ve YEP’te belirtilen makro hedefleri revize edilen bir program ortaya koymalıdır. Bütün yapılanların bir bütüncül program dahilinde yapılması belirsizliği minimize edecektir.” değerlendirmesini yaptı.
Tatlıoğlu, “Salgına yönelik uygulanan önlemler kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 149 bin 382 işyerinin faaliyetlerinin durdurulmuş ve yine bu önlemler kapsamında yaklaşık 7 milyon insanın işini bırakmak zorunda kaldığını” belirtti.
Tatlıoğlu, “Halihazırda işsiz olan 7 milyon işsizle birlikte ilk etapta krizin asgari 10 milyon haneyi etkilediği anlaşılıyor. Özellikle salgının ekonomik sistemde yarattığı tahribatı kestiremeyen, kapsamlı, bütüncül bir programı ortaya koyamayan hükümet, almakta geç kaldığı her yeni kararda belirsizliği artırmakta ve daha büyük maliyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan Türk Ekonomisi’nin radikal tedbirler ile beraber yeni makro hedeflere ihtiyacı olduğu ortadadır.” Diye belirtti.

Krizin Çözümlemesi, 5 Başlık
“Krizin beş başlık üzerinden çözümlenebileceğini ve ortaya konacak programın bu başlıklar üzerinden inşa edilebileceğini düşünüyoruz.” İfadelerini kullanan Tatlıoğlu, başlıkları

  1. Sağlıkta veri güvenliği ve şeffaflık.
  2. Ekonomideki aktörlerin, çiftçi, KOBİ, sanayici ve esnafın, ilk olarak nakit dengesinde sonrasında ise gelir noktasında sorunlarının giderilerek ayakta kalmalarını sağlamak.
  3. Hane halkının gelire erişmesinde doğacak sıkıntıları ortadan kaldırmak, Türkiye’deki her bir hanenin ekmek derdine düşmeden bu süreci atlatmasını sağlamak.
  4. Kamu yönetiminde kargaşa ve bilgi eksikliği
  5. Gıda tedariği ve lojistik olarak belirtti.
    Biz bu kapsamda, şirketler için Varlık Fonu’nun devreye gireceği borç-hisse takası, hane halkı için ise 10 milyon haneyi kapsayan kişi başı 500 TL’lik sosyal destek önerilerini geçen hafta dile getirdiklerini belirtti.

İçinden Geçtiğimiz Süreç, Tarımın Ne Denli Stratejik Bir Sektör Olduğunu Bir Kez Daha Ortaya Koymuştur
Buna karşın 18 Mart’ta Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan paket, bunun yok sayıldığını gösteriyor.
Sayın Cumhurbaşkanı ve sonrasında Tarım Bakanı tarafında kamuoyuna ek bir destekmiş gibi açıklanan tüm destekler esasında Bakanlığı uzun süreden bu yana yapmakta olduğu rutin desteklerdir”,” Çiftçilerimizin talebi nettir” dedi.
2018’den 2019’dan kalan destek alacaklarının ödenmesi, 2020 yılına ilişkin bütçede yer alan 22 milyar TL’lik destek ödemelerinin de yarısını Nisan-Mayıs aylarında yapılması gerektiğini belirten Tatlıoğlu,
“Çiftçilerimizin talepleri, kamu için ek bir maliyet oluşturmuyor. Bu ödemelerin tamamı bütçede yer alan, ödenekleri ayrılmış destekleri kapsıyor.” dedi.
Gıda ve tarım sektöründe de desteklerin önem arz ettiğini belirten Tatlıoğlu, çiftçilerin hak edişlerinin ödenmesini, bu seneye mahsus olarak tarım sektörüne ve lojistiğe mazotun vergisiz satılmasını ve Bankacılık Kanunu’ndaki tarım kredileri 12 ayda kapatılır kuralının, 24 aya çıkarılmasını isteyen Tatlıoğlu, “Bu noktada artık şu tespiti yapmak gerekir; İçinden geçtiğimiz süreçte Türk Tarımının radikal tedbirlere ihtiyacı vardır”. dedi

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı