Ulusal Süt Konseyi’nin (USK), çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatını 22 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere 22,22 TL olarak açıklaması, hayvancılık sektöründe yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. Konseyin fiyatı Nisan 2026’da yeniden değerlendireceğini açıklaması ise üreticiler açısından yeterli bulunmadı.
Sektör temsilcileri, belirlenen fiyatın maliyetlerin altında kaldığını ve süt üretiminin bu koşullarda sürdürülebilir olmadığını ifade ediyor. Üreticinin zararına üretim yapmak zorunda kaldığına dikkat çekilirken, yaşanan tablonun orta vadede hem süt hem de et fiyatlarına olumsuz yansıyacağı vurgulanıyor.
Titar Tarım Hayvancılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Doğan, açıklanan fiyat politikasını eleştirerek, “Bu rakamlarla süt sattığınızda yalnızca maliyetleri kurtarıyorsunuz. Kârlı bir işletmecilik söz konusu değil. Anadolu’nun birçok bölgesinde üretici bu fiyatlara sütünü dahi satamıyor. Enflasyon resmi rakamlarda yüzde 30’lar seviyesindeyken süte yapılan artış yüzde 13 civarında. Bu tablo üreticiyi ayakta tutmaz” dedi.
KÖY-KOOP İzmir Birliği Başkanı Neptün Soyer ise yemsüt paritesine dikkat çekti. Küçük aile işletmelerinde 1 litre sütün maliyetinin 30 TL’ye yaklaştığını belirten Soyer, “Süt üretiminin sürdürülebilmesi için 1 litre sütle en az 1.3 kilogram yem alınabilmeli. Bugün bu mümkün değil. İnekler kesime gidiyor, damızlık hayvanlar elden çıkarılıyor, süt üretimi düşüyor. Bu sürecin sonucu hem süt hem et krizinin derinleşmesi olur” ifadelerini kullandı.
Soyer ayrıca, süt fiyatını baskılamanın enflasyonu düşürmeyeceğini, aksine üretimi azaltarak orta vadede tüketiciye daha pahalı gıda olarak geri döneceğini söyledi. Çözümün, çiğ süt fiyatının maliyetlere endekslenmesi ve en az üç ayda bir güncellenmesi olduğu vurgulandı.