Gümüşhane’de bazı cümleler vardır; yüksek sesle söylendiğinde yankı yapar.
Bazıları ise yıllardır fısıltı hâlinde dolaşır ama bir türlü gerçeğe dönüşmez.
Tersun işte bu ikinci gruptadır.
Tersun dediğiniz şey, basit bir geçit değildir.
Bir yol değildir sadece.
Bir asfalt, bir viyadük, bir proje dosyası hiç değildir.
Tersun, Gümüşhane’nin kilididir.
Anahtardır.
Açılırsa şehir nefes alır, açılmazsa yıllardır olduğu gibi “bir gün mutlaka” denilerek oyalanır.
Bakınız, bu mesele Şiran kamuoyu için sıradan bir konu değildir.
Şiranlı bilir ki Tersun bağlanırsa mesafe kısalır, kader değişir.
Akdeniz–Karadeniz–Doğu ekseni dediğiniz coğrafya, kâğıt üzerinde değil, yol üzerinde birleşir.
OSB konuşulur, tekstil anlam kazanır, tarım sadece geçim değil ticaret olur.
Şiran’ın şehirle bağı kuvvetlenir.
Çamoluk ve Sivas eksenine kayan yön, yeniden Gümüşhane’ye döner.
Ulaşım, turizm, ekonomi, tarım…
Hepsi bir geçitte düğümlenmiştir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Her seçim dönemi Tersun’u hatırlıyor, seçim bittiğinde “hava şartları”, “ödenek”, “proje revizyonu” diyerek rafa kaldırıyoruz.
Tersun da bu arada sabır testine devam ediyor.
Gelelim Harşit Vadisi ve Tirebolu–Torul yoluna…
Burası sadece küçükbaş hayvancılığın yaya yolu değildir.
Burası aynı zamanda turizmin gizli anahtarıdır.
Zigana’dan sahile “merhaba” diyen Gümüşhane, batıdan Tirebolu’ya uzanırsa ne olur biliyor musunuz?
Bir gecede sahil kenti olmaz belki ama
sahile açılan bir şehir olur.
Limanlar, ticaret, turizm, ulaşım…
Gümüşhane’nin Karadeniz’le bağı tek bir tünele, tek bir güzergâha sıkışmaz.
Seçenek çoğalır.
Şehir büyür.
Şimdi gelelim işin en can alıcı yerine.
Gündoğumu Gazetesi olarak iddiamız nettir:
Tersun’u çözen,
Torul–Kürtün–Tirebolu hattını çözen,
bu şehirde sadece yol yapmış olmaz.
Seçimi de alır,
milletvekilliğini de.
Çünkü Gümüşhaneli yolun ne demek olduğunu bilir.
Yol demek; iş demektir, umut demektir, memlekete tutunmak demektir.
Bugüne kadar çok söz dinledik.
Artık cümle değil, iş görmek istiyoruz.
Tersun’u kim çözecek?
Torul–Kürtün yolunu kim bitirecek?
Çözen, bu şehirde afişe gerek duymaz.
Onu halk zaten gönlünde taşır.
Biz yazmaya devam edeceğiz.
Çünkü bazı yollar asfaltla değil, ısrarla açılır.